21 Ocak 2017 Cumartesi

AKP ve MHP unsurları tarafından hazırlanarak Meclise sunulan "Cumhurbaşkanlığı ve/veya Türk tipi Başkanlık Sistemi" ile ilgili ANAYASA DEĞİŞİKLİK TASARISI hakkında 99 Eski Milletvekili ve Bakan, Ankara'da bir açıklama yaptı. İşte o açıklama:

Cesur Yürekli (99) E. Milletvekili'nin Açıklaması ve İsimleri
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ÖNCEKİ ÜYELERİNİN BASIN AÇIKLAMASI
1.     Önceki TBMM üyeleri sıfatıyla göreve başlarken, Anayasa gereği ettiğimiz yemine sadakatimizi, anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesine inancımızı ifade etmek üzere bir araya geldik.
2.     Bizler, Anayasanın Başlangıç Kısmında yazılı Türkiye Cumhuriyetinin Kuruluş Felsefesine özüyle ve sözüyle bağlı kişiler olarak; Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ü ve arkadaşlarını saygı ile anıyoruz. Anayasanın Başlangıcında “Kuvvetler Ayrımının Devlet Organları Arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmediği” vurgulanmış, ancak son teklifle yürütmenin üstünlüğü ve hakimiyeti karşısında, Yasama ve Yargı güçsüzleştirilerek, denge ve denetim mekanizması telafisi güç ve hatta imkansız şekilde zarar görmüştür.
3.     Bizler, Anayasanın Birinci Kısmında (1-11 nci maddelerde) Yazılı “Esaslar”ı dikkate alarak bu konuda tereddüt yaratacak her değişikliğe karşıyız.
4.     Bizler, Anayasamızın İkinci Kısmında yazılı "Temel Haklar ve Ödevlerin Yasama – Yürütme – Yargı tarafından dokunulmaz olduğunu", İnsan hakları ihlallerinin insan onuru ile bağdaşmadığını, devletin temel amaç ve görevleri arasında; kişinin temel hak ve özgürlüklerini hukuka aykırı sınırlayan engellerin kaldırılmasını ve kişilerin “iyi yönetişim” haklarının bulunduğunu insan hakkı bakımından ihlallerin endişe verecek şekilde arttığını ve “insan haklarına saygıyı” hatırlatarak “Anayasanın uygulanmasını ve Devletin organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasının gözetilmesini” Devletin başı olan Bağımsız Sayın Cumhurbaşkanına ettiği yeminle hatırlatıyoruz. Düşünce ve Düşünceyi Açıklama Özgürlüğünün sınırlı olduğu OHAL döneminin de tartışma ve karar alma süreçleri ile anayasa değişikliği ilk andan itibaren hep tartışılacaktır. Anayasanın Mali ve Ekonomik Hükümleri arasında yer alan bütçe ve kesin hesapla ilgili maddelerin temel hak ve özgürlüklerden olan “Bütçe Hakkı” nın TBMM’nin yasama yetkisinde olduğunu ve hiçbir kişiye ve kurum veya kuruluşa devredilemeyeceğini hatırlatırız.
5.     Bizler, Anayasa yapım konusundaki bilgi birikimi ve uygulamalarımız dikkate alındığında; “nevi şahsına münhasır anayasa”, “Türk Tipi Anayasa” gibi söylemler ve kişisel arzu ve hevesler yerine, bundan sonraki süreçlerde; (Teklifin 2. Tur oylamasında, Cumhurbaşkanınca onanması veya geri gönderilmesinde, referanduma sunulmasında) aklın, bilimin ve evrensel değerlerin esas alınmasını, özel düzenlemelerden kaçınılmasını talep ediyoruz. Anayasa Yapma Usul ve Esasları’na uyularak Karar sürecinde; Teklifin leh ve aleyhindeki her türlü düşüncenin, Teklifin getirdiği fırsat ve imkanların, Teklifin doğuracağı risk, tehdit ve tehlikelerin, birer birer sayılmasını ve yazılmasını, sonunda Düzenleyici Etki Analizinin yapılmasını öneriyoruz. Bizler Anayasanın 3. Kısmında yazılı, Devletin Temel Organları olan Yasama, Yürütme ve Yargı’da kuvvetler ayrımının önemine binaen yapılacak, Anayasal ve Yasal Düzenlemeleri yapma yetkisinin; Anayasal sınırlar içinde TBMM nde olduğunu bilerek, toplumu ve mevzuatı derinden etkileyecek bu düzenlemelerin iyi yönetişim ve Demokrasi Kuralları dairesinde iyi bir hazırlık sürecinden sonra teklifin yetkili organlar önüne getirilmesinin katılımcı ve çoğulcu demokrasinin gereği olduğunu düşünüyoruz. Cumhuriyetimizin kurucu iradesinin anayasamıza vazgeçilmez biçimde yerleştirdiği demokratik parlamenter sistemin güçlendirilerek sürdürülmesi gereğine inanıyoruz. Denge ve Denetim Konusunda ileri sürülen aleyhteki görüşler dikkate alınmalıdır. Kuvvetler ayrımının Yasama aleyhine bozulduğu, Yasamanın etkinliğinin ve verimliliğinin azaltıldığı süreçte Yasama Meclisi Üye sayısının arttırılması gereksiz yüktür.
Yürütme içindeki Cumhurbaşkanının nitelikleri ve tarafsızlığı ile Görev ve Yetkileri, Sorumluluk ve sorumsuzluğu gibi hükümler açık seçik net olmalı ve tartışılır olmaktan çıkarılmalıdır. Cumhurbaşkanı da olsa, hesap veren, yargılanan, herhangi bir özel imtiyazın tanınmadığı, dokunulmazlık zırhı ile koruma kabul edilemez ve soruşturmanın zorlaştırılması düşünülemez. OHAL Kararını almak, uzatmak Temel Hak ve Özgürlükleri ve onların sınırlandırılmasını içerdiğinden, yürütmenin değil TBMM'nin işi olmalıdır.
6.     Bizler, TBMM'nin “Yargının Bağımsızlığı, Tarafsızlığı, Yansızlığı” ilkeleri konusunda hiçbir tereddüt yaşanmaması gereğini önemle vurguluyoruz. HSK yapısı, hakim ve savcıların atanması, özlük hakları gibi hususlar bağımsız kurullar tarafından düzenlenmelidir.
Cumhurbaşkanının yargılanmasına veya Cumhurbaşkanı tarafından açılacak iptal davalarına bakacak Anayasa Mahkemesi Üyelerinin atanmasında Cumhurbaşkanının tek başına karar vermesi endişe duyulacak ve tartışılacak bir husustur.
7.     Bizler, Anayasa Değişikliği ile ilgili olarak istikrarın öncelikle demokrasi, hukuk ve normalleşmede aranması gerektiğine inanıyor, Yüce meclisimizin bunu başaracak güç ve kabiliyette olduğuna inancımızı halkımızın yüce takdirlerine sunuyoruz.  
NO
AD-SOYAD
PARTİ
GÖREV
1
ABDÜLLATİF ŞENER
AKP
19. 20. 21. ve 22. Dönem Sivas Miletvekili, MALİYE ESKİ BAKANI, BAŞBAKAN ESKİ YARDIMCISI, GENEL BAŞKAN (TP)
2
EMİN ŞİRİN
AKP
22. Dönem İstanbul Milletvekili, GENEL BAŞKAN (LDP)
3
ERDAL KALKAN
AKP
18. Dönem Edirne, 23. ve 24. Dönem İzmir Milletvekili
4
ERTUĞRUL YALÇINBAYIR
AKP
20. 21. ve 22. Dönem Bursa Milletvekili, BAŞBAKAN ESKİ YARDIMCISI
5
HALUK ÖZDALGA
AKP
23. ve 24. Dönem Ankara Milletvekili
6
MİRAÇ AKDOĞAN
AKP
20. 21. ve 22. Dönem Malatya Milletvekili
7
YAŞAR YAKIŞ
AKP
22. ve 23. Dönem Düzce Milletvekili DIŞİŞLERİ ESKİ BAKANI
8
BURHAN ORHAN
AKP
21. Dönem Bursa Milletvekili
9
BEYHAN ASLAN
ANAP
21. Dönem Denizli Milletvekili
10
İSMAİL SÜHAN ÖZKAN
ANAP
21. Dönem İstanbul Milletvekili
11
KURTCEBE ALPTEMUÇİN
ANAP
17. ve 18. Dönem Bursa Milletvekili, DIŞİŞLERİ ESKİ BAKANI
12
MEHMET PÜRDELİOĞLU
ANAP
18. Dönem Hatay Milletvekili
13
MURAT BATUR
ANAP
18. Dönem Şanlıurfa Milletvekili
14
NESRİN NAS
ANAP
21. Dönem İstanbul Milletvekili, GENEL BAŞKAN
15
RIFAT DİKER
ANAP
18. Dönem Ankara Milletvekili
16
TINAZ TİTİZ
ANAP
17. Dönem İstanbul 18. Dönem Zonguldak ve 19. Dönem Ankara Milletvekili, KÜLTÜR VE TURİZM ESKİ BAKANI
17
ALİ ARSLAN
CHP
22. ve 23. Dönem Muğla Milletvekili
18
ALİ ÖZGÜNDÜZ
CHP
24. Dönem İstanbul Milletvekili
19
ALİ RIZA GÜLÇİÇEK
CHP
22. Dönem İstanbul Milletvekili
20
ALİ RIZA ÖZTÜRK
CHP
23. ve 24. Dönem Mersin Milletvekili
21
ALİ SARIBAŞ
CHP
24. Dönem Çanakkale Milletvekili
22
ALİ SERİNDAĞ
CHP
24. Dönem Gaziantep Milletvekili
23
ALTAN ÖYMEN
CHP
16. Dönem Ankara, 20. Dönem İstanbul Milletvekili TURİZM ESKİ BAKANI, GENEL BAŞKAN (CHP)
24
AZİMET KÖYLÜOĞLU
CHP
16. ve 19. Dönem Sivas Milletvekili, DEVLET ESKİ BAKANI
25
BERHAN ŞİMŞEK
CHP
22. Dönem İstanbul Milletvekili
26
BEYTİ ARDA
CHP
14. Dönem Kırklareli Milletvekili
27
BİNNAZ TOPRAK
CHP
24. Dönem İstanbul Milletvekili
28
BÜLENT BARATALI
CHP
22. Dönem İzmir Milletvekili
29
CELAL DİNÇER
CHP
24. Dönem İstanbul Milletvekili
30
CEVDET SELVİ
CHP
18. Dönem Eskişehir, 20. Dönem İstanbul, 22. Dönem Eskişehir, 23. Dönem Kocaeli, GENEL BAŞKAN (CHP)
31
ERCAN KARAKAŞ
CHP
19. ve 20. Dönem İstanbul Milletvekili, KÜLTÜR ESKİ BAKANI
32
GÖKHAN GÜNAYDIN
CHP
24. Dönem Ankara Milletvekili
33
GÖNÜL SARAY
CHP
21. Dönem Amasya Milletvekili
34
GÜRYÜZ KETENCİ
CHP
20. ve 22. Dönem İstanbul Milletvekili
35
HALİL ÇULHAOĞLU
CHP
18. ve 19. Dönem İzmir Milletvekili, TURİZM, BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANI
36
HASAN GEMİCİ
CHP
20. ve 21. Dönem Zonguldak Milletvekili, DEVLET ESKİ BAKANI
37
HURŞİT GÜNEŞ
CHP
24. Dönem Kocaeli Milletvekili
38
HÜSEYİN BAYINDIR
CHP
22. Dönem Zonguldak Milletvekili
39
İZZET ÇETİN
CHP
22. Dönem Kocaeli ve 24. Dönem Ankara Milletvekili
40
KEMAL ANADOL
CHP
15. ve 16. Dönem Zonguldak, 18. 22. ve 23. Dönem İzmir Milletvekili
41
KEMAL EKİNCİ
CHP
24. Dönem Bursa Milletvekili
42
MEHMET ALP
CHP
19. Dönem Kars Milletvekili, DEVLET ESKİ BAKANI
43
MEHMET BOZTAŞ
CHP
22. Dönem Aydın Milletvekili
44
MEHMET KERİMOĞLU
CHP
19. Dönem Ankara Milletvekili
45
MURAT KARAYALÇIN
CHP
20. Dönem Samsun Milletvekili, DIŞİŞLERİ ESKİ BAKANI, BAŞBAKAN ESKİ YARDIMCISI, GENEL BAŞKAN (SHP)
46
MUSTAFA KUL
CHP
18. 19. ve 20. Dönem Erzincan Milletvekili, ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK ESKİ BAKANI
47
NADİR SARAÇ
CHP
22. Dönem Zonguldak Milletvekili
48
NİHAD MATKAP
CHP
19. ve 20. Dönem Hatay Milletvekili, ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK ESKİ BAKANI
49
NURİ ÇELİK YAZICIOĞLU
CHP
14. ve 16. Dönem Çankırı Milletvekili
50
ONUR ÖYMEN
CHP
22. ve 23. Dönem Bursa Milletvekili
51
OSMAN KORUTÜRK
CHP
24. Dönem İstanbul Milletvekili
52
ÖNAY ALPAGO
CHP
PARLAMENTO DIŞI DEVLET ESKİ BAKANI
53
RAMİS TOPAL
CHP
24. Dönem Amasya Milletvekili
54
RIDVAN BUDAK
CHP
21. Dönem İstanbul Milletvekili, SENDİKA GENEL BAŞKANI (DİSK)
55
RIZA TÜRMEN
CHP
24. Dönem İzmir Milletvekili
56
SÜHEYL BATUM
CHP
24. Dönem Eskişehir Milletvekili
57
ŞAHİN MENGÜ
CHP
23. Dönem Manisa Milletvekili
58
TİMUÇİN SAVAŞ
CHP
19. Dönem Adana Milletvekili, KÜLTÜR ESKİ BAKANI
59
TURABİ KAYA
CHP
25. ve 26. Dönem Kırklareli Milletvekili
60
ULUÇ GÜRKAN
CHP
19. 20. ve 21. Dönem Ankara Milletvekili
61
VEZİR AKDEMİR
CHP
22. Dönem İzmir Milletvekili
62
YILMAZ KAYA
CHP
22. Dönem İzmir Milletvekili
63
ZÜLFÜ LİVANELİ
CHP
22. Dönem İstanbul Milletvekili
64
AGAH OKTAY GÜNER
DP
16. Dönem Konya, 20. Dönem Ankara ve 21. Dönem Balıkesir Milletvekili, TİCARET VE KÜLTÜR ESKİ BAKANI
65
HÜSAMETTİN CİNDORUK
DP
17. Dönem Samsun ve 19. Dönem Eskişehir Milletvekili, TÜRKİYE CUMHURBAŞKANI ESKİ VEKİLİ, TBMM ESKİ BAŞKANI
66
NAMIK KEMAL ZEYBEK
DP
18. ve 20. Dönem İstanbul Milletvekili, KÜLTÜR ESKİ BAKANI GENEL BAŞKAN (Demokrat Parti)
67
ALİ ARABACI
DSP
21. Dönem Bursa Milletvekili
68
AYDIN TÜMEN
DSP
20. ve 21. Dönem Ankara Milletvekili, DEVLET ESKİ BAKANI
69
AYŞE GÜROCAK
DSP
21. Dönem Ankara Milletvekili
70
FADLI AĞAOĞLU
DSP
21. Dönem İstanbul Milletvekili
71
HASAN METİN
DSP
21. Dönem İzmir Milletvekili
72
İSMET VURSAVUŞ
DSP
21. Dönem Adana Milletvekili
73
MAHMUT ERDİR
DSP
20. ve 21. Dönem Eskişehir Milletvekili, TARIM VE KÖYİŞLERİ ESKİ BAKANI
74
NECDET SARUHAN
DSP
21. Dönem İstanbul Milletvekili
75
NUMAN GÜLTEKİN
DSP
21. Dönem Balıkesir Milletvekili
76
ORHAN OCAK
DSP
21. Dönem Bursa Milletvekili
77
RAMİS SAVAŞ
DSP
21. Dönem Sakarya Milletvekili
78
YEKTA AÇIKGÖZ
DSP
21. Dönem Samsun Milletvekili
79
YÜCEL ERDENER
DSP
21. Dönem İstanbul Milletvekili
80
AYFER YILMAZ
DYP
20. ve 21. Dönem Mersin Milletvekili, DEVLET ESKİ BAKANI
81
UFUK SÖYLEMEZ
DYP
20. ve 21. Dönem İzmir Milletvekili, DEVLET ESKİ BAKANI
82
SAVAŞ ARPACIOĞLU
HP
17. Dönem Amasya Milletvekili
83
ERTUĞRUL KUMCUOĞLU
MHP
21. Dönem DSP 23. Dönem MHP Aydın Milletvekili
84
İBRAHİM YAŞAR DEDELEK
MHP
19. 20. ve 21. Dönem Eskişehir Milletvekili, DEVLET ESKİ BAKANI
85
MEHMET ASLAN
MHP
21. Dönem Ankara Milletvekili
86
MELEK DENLİ KARACA
MHP
21. Dönem Çorum Milletvekili
87
METANET ÇULHAOĞLU
MHP
21. Dönem Adana Milletvekili
88
METİN ERGUN
MHP
21. ve 23. Dönem Muğla Milletvekili
89
MUSTAFA GÜL
MHP
21. Dönem Elazığ Milletvekili
90
NAZİF OKUMUŞ
MHP
21. Dönem İstanbul Milletvekili
91
RECEP TANER
MHP
23. Dönem Aydın Milletvekili
92
SADİ SOMUNCUOĞLU
MHP
16. Dönem Niğde, 20. ve 21. Dönem Niğde Milletvekili, DEVLET ESKİ BAKANI
93
ŞENOL BAL
MHP
23. Dönem İzmir Milletvekili
94
BİROL BÜYÜKÖZTÜRK
MHP
21. Dönem Osmaniye Milletvekili
95
ENİS ÖKSÜZ
MHP
21. Dönem Mersin Milletvekili, ULAŞTIRMA ESKİ BAKANI
96
ERDAL KOYUNCU
SHP
19. Dönem Siirt Milletvekili
97
HASAN KORKMAZCAN
VATAN
14. 15. 19. ve 20. Dönem Denizli Milletvekili, TBMM ESKİ BAŞKAN VEKİLİ, TPB BAŞKANI
98
YAŞAR OKUYAN
VATAN
20. ve 21. Dönem Yalova Milletvekili, GENEL BAŞKAN (DTP) ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK ESKİ BAKANI,
99
SAADETTİN TANTAN
YURT
21. Dönem İstanbul Milletvekili, İÇİŞLERİ ESKİ BAKANI, GENEL BAŞKAN (YURT PARTİSİ)

14 Ocak 2017 Cumartesi

"MİLİ DAVA KIBRIS" - SON DURUM: "KIBRIS GÖRÜŞMELERİNDE TÜRKİYE 3 ŞARTINI MASAYA KOYDU"

KIBRIS GÖRÜŞMELERİNDE TÜRKİYE 3 ŞARTINI MASAYA KOYDU
Dr. Rauf DENKTAŞ
O'nun yolunu izlemeyenler;
Türk Düşmanı ve Vatan Hainidir.
[Ulusal Ajans & Ulusal Haber, 14.01.2017 – Ankara]
Kıbrıs görüşmelerinde Türkiye, "Garantörlük korunsun. Çözüm anlaşması AB hukuku olsun. Türkiye vatandaşları, yeni Kıbrıs'ta AB vatandaşı haklarına sahip olsun." şartlarını masaya koydu.
İsviçre'nin Cenevre kentinde garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin de katılımıyla toplanan Kıbrıs zirvesinde Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 3 şart masaya koydu ve Türkiye'nin garantörlüğün devamını istedi. Rum ve Yunanlılar, tam aksi yönde taleplerde bulunurken, Yunan Dışişleri Bakanı Nikos Kocas, müsteşarlar seviyesinde çalışma grubu kurulacağını ve 23 Ocak'ta Cenevre'de bakanların yeniden biraraya geleceğini bildirdi. Ancak, Yunanistan'ın bu teklifi, diğer taraflar tarafından kabul görmedi.
TÜRKİYE VE YUNANİSTAN TALEPLERİNİ NET BİR ŞEKİLDE BELİRTTİ. PALİKARYA MEMNUN DEĞİL!.
BM'nin yeni Genel Sekreteri Antonio Guterres'in ev sahipliğinde Cenevre'deki BM binasında yapılan konferansa, garantör ülkeler dışişleri bakanları seviyesinde, kalabalık heyetlerle katıldı. Kıbrıslı Türk ve Rum liderlerin de hazır olduğu konferansta Türkiye ve Yunanistan, garantörlük sistemi konusundaki taleplerini net bir şekilde masaya koydu.

13 Ocak 2017 Cuma

Parlamento Çalışamaz Hale Getirilirse ERKEN SEÇİM Düşünülebilir!..

ERKEN SEÇİM YAPILACAK MI?
CUMHURBAŞKANI Recep Tayip ERDOĞAN'DAN "KONUYA İLİŞKİN" AÇIKLAMA
Erken Seçim tartışmalarına yanıt, Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'dan geldi. Erdoğan, "Erken seçimin hiçbir zaman uygun olacağını düşünmedik. Parlamentoyu çalışamaz hale getirirlerse bunlar da düşünülmeyecek şey değil" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, öğle saatlerinde Üsküdar Kısıklı'daki konutundan Hz. Ali Camisi'ne geçti. Burada cuma namazını kılan Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, çıkışta basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Erken Seçim konusuna da değinen Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'ın sözlerinin satır başları şöyle: "Gönlümüzden geçen dün Ankara’da yaptığım konuşmada söylediğim gibi, kürsü adabına uygun bir şekilde herkesin demokratik hakkını kürsüde kullanması, partilerinin düşüncesini orada ortaya koymalarıydı. Ne yazık ki başından itibaren öyle gerçekleşmedi. Öyle ya da böyle 8 madde geçmiş bulunuyor. Bundan sonra temenni ederiz ki çok daha sakin bir havada ve demokrasinin adabına uygun bir şekilde devam etsin. Bazı milletvekili arkadaşlarımızın, bir milletvekili arkadaşımızın burnunun kırılması. Bir diğerinin ayağının dişlenmesi gibi çok çirkin olayların olması hiçbir milletvekiline yakışır şeyler değil. Ben öyle ya da böyle bu işin biteceğine inanıyorum."
ONDAN SONRA İŞİN ASIL SAHİBİNE GİDİLER
Bu hafta bu iş biter. Ondan sonra işin asıl sahibine gidilir. Millet kararını verir. Öyleyse bu telaş niye? Kürsüyü kırmak dökmek, çiçeklikleri filan devirmek… Eninde sonunda buradaki arkadaşlar milletin vekilleridir. Asıl değil. Asıl millettir. Millet bekliyor. Bu iş bana gelsin, bu işin asıl sahibi benim diyor. Yeni bir anayasa dendiğine göre burada asıl telaşa kapılanlar farklı. İkide bir tek adamcılık gibi laflar ediliyor. Bir defa Türkiy’de tek adamcılık konuşulacaksa, tek adamcılığın Türkiye’de tek uygulamasını yapan parti CHP’dir. Daha da ileri gittiler. İl başkanlarının bu ülkede valilik, belediye başkanlığını yaptıklarını biliriz. Kimi nereden dolanıp da aldatmaya kalkacaksınız.
Şu anda dünyada uygulaması olan ve gelişmiş ülkelerde başkanlık veyahut yarı başkanlık, bu tür sistemlerin oturduğunu görüyoruz. Eninde sonunda işin gelip dayanacağı yer başarılı yöneticilerdir, siyasetçilerdir. Yönetici, siyasetçi başarılıysa netice almak mümkündür. Değilse mümkün değildir. Biz zaten parlamenter demokrasiyi uyguluyoruz. İş sonunda nereye geliyor, siyasetçilere. Bu kadar koalisyonlar yaşandı, başarılı oldular mı? 15-16 ay ortalamayla hükümetler gördük. Böyle bir durumda istikrar olabilir mi? Son 14 senede partimizi kurduğumuz zaman benim bir sözüm vardı, artık koalisyonlar zamanı artık olmayacak. İlk önce 5 yılla başladık. Daha sonra 4 yıl talebi geldi parlamentodan, ona da uyduk.
PARLAMENTOYU ÇALIŞAMAZ HALE GETİRİRLERSE...
Erken seçimin hiçbir zaman uygun olacağını düşünmedik. Parlamentoyu çalışamaz hale getirirlerse bunlar da düşünülmeyecek şey değil. Bu şekilde kavga gürültüye gerek yok. Gelin düşüncelerinizi söyleyin. Bu hafta içinde kalan maddeler müzakere edildikten sonra işin ikinci turu var. Parlamento aynı istikrarı ortaya koyarsa milletimizin önüne gidecektir. Milletimizin kararı ne olursa biz evet diyeceğiz. Olay bu.

9 Ocak 2017 Pazartesi

Birlikte Türk Milletiyiz (BTM) Hareketi Milli Dava Kıbrıs konulu BASIN TOPLANTISI: "KUZEY KIBRIS TÜRK (KKTC) CUMHURİYETİ İLELEBET YAŞAYACAKTIR"

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ YAŞAYACAKTIR
AŞAĞIDA İMZALARI BULUNAN BİZLER; HASSAS DÖNEMEÇTE BULUNDUĞUMUZ BİR SIRADA, MİLLÎ DAVAMIZ KKTC’NİN BEKASI KONUSUNDA, TÜRK MİLLETİNİN AKLISELİMİNE SESLENİYOR, TÜRK MİLLETİ VE DEVLETİ ADINA HAREKET EDENLERİ UYARIYORUZ!
Kıbrıs’ta; 352 yıl Türkler, 37 yıl İngilizler ve 3 yıl 4 ay Türk - Rum ortak Kıbrıs Cumhuriyeti egemen olmuştur. 1960’da kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’ni Rumlar 1963’de kanlı Noel Darbesiyle yıkmış; 1974’de Yunan Cuntasının ikinci bir darbe ile Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak amacıyla başlattığı katliamlar üzerine, Türkiye Barış Harekatı ile bu girişimi önleyerek bugünlere gelinmiştir.
KIBRIS’TA, “FEDERAL BİR DEVLET KURMA” MÜZAKERELERİNDE, VAZGEÇİLMEZLERİMİZ: (*)
Kıbrıs Türk Halkını yeni bir Rum darbe ve katliamından koruyacak, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlük hakkından ve Kıbrıs’taki Türk askeri varlığından asla taviz verilemez.
Zürih – Londra uluslararası antlaşmalarıyla iki halkın eşit kurucu (co-founder) ortaklığı temelinde kurulan 1960 “Kıbrıs Cumhuriyeti”’ni kanlı bir darbe ile yıkan, katliamcı ve ırkçı Güney Kıbrıs Rum Yönetimi meşru; Türk halkının uluslararası hukuka göre self determinasyon hakkını kullanarak kurduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gayrimeşru sayılamaz; hukuka aykırı çifte standart üzerine devlet kurulamaz.
Eşit egemenliğe dayanmayan federasyon; veto yetkisi tanınmayan siyasi eşitlik olamaz.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bölgesine 90-100 bin Rum’un  yerleşmesi; ayrıca Rumlara serbest yerleşim, serbest mülk edinme, serbest iş kurma haklarının tanınması suretiyle iki kesimlilik yok edilemez; Rumlarla iç içe yaşamayı dayatarak yeniden çatışma ortamını hazırlayıp, 1963 – 1974 şartlarına dönülemez.
Kuzey Kıbrıs topraklarında, Türklerin sahibi olduğu Güzelyurt, Karpaz ve Maraş gibi şehit kanıyla sulanmış, Türk varlığı açısından hayati ve stratejik bölgeler, hiçbir şekilde Rumlara verilemez; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırları değiştirilemez. Mülkiyet sorunu, tüm dünyada olduğu gibi, ancak toplu/global takasla çözülebilir; Türk vakıf mülkleri Rumlara, hukuken de verilemez.
Kurucu devletin kendi bölgesinde kalıcı nüfus ve mülkiyet çoğunluğuna sahip olması şarttır. Kıbrıs Türk halkı; yeterli toprak, yeterli ekonomi, yeterli hukuk ve yeterli güvenlikten mahrum bırakılamaz; hiçbir şekilde yeniden göçe zorlanamaz. 
Kıbrıs Türk halkının nüfusu, Rum nüfusuna oranlanıp, sabit tutulamaz.
Kıbrıs Türk halkı, Rum azınlığı yapılamaz; 
Kıbrıs, Girit gibi Helen adası yapılamaz.
Tarihte 352 yıl Türk yurdu olan ve 1974’den beri gelişen bir demokrasi, barış ve huzur içinde yaşayan meşru Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yok sayılamaz. Kıbrıs’ta, “Federal Cumhuriyet”i kuracak antlaşmanın, AB müktesebatı kullanılarak değiştirilmesini önlemek üzere, yine AB’nin birincil hukuku olarak tescili şarttır, bundan asla vazgeçilemez.
KKTC yok edilerek, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de kuşatılmasına izin verilemez. “Türklerin can-mal güvenliğinin garantisi olacağız” vaadiyle askerlerimizin çekilmesini sağlayarak, yaygın katliam ve kitle göçüyle Türkleri Girit’ten çıkarıp, adanın Yunanistan’a teslim edilmesinde olduğu gibi, Kıbrıs’ta da bir defa daha Haçlı tuzağına düşülemez.
Türk’ün Türk kimliğiyle hür ve egemen olarak yaşamasını garanti altına almayan hiçbir antlaşma kabul edilemez. Türk kamuoyuna saygıyla duyurulur.              
Birlikte Türk Milletiyiz Hareketi ve Milli Düşünce Merkezi
 (*) Türk ve Rum liderlerinin görüşmeleri, 9-10 ve 11 Ocak’ta Cenevre’de sürdüreceklerdir. Arkasından 12 Ocak’ta, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılacağı 5’li veya muhtemelen, asla kabul edilemez bulduğumuz çoklu (BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri ve AB) zirve konferansı toplanacaktır. Ancak, Türkiye’yi baskı altına alıp, Güvenlik ve Garanti haklarımızı etkisiz hale getirerek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini yok etmek amacını güttüğünü bildiğimiz çoklu konferansı şiddetle reddediyoruz.
İnanıyoruz ki; uluslararası Zürih ve Londra antlaşmalarıyla kazandığımız etkin ve fiili garantörlük haklarımızdan asla taviz verilmeyecektir. Haklı olduğumuz millî davamızda dik durduğumuz sürece, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilelebet yaşayacak; Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal güvenliği ile bölgedeki hak ve çıkarlarının gereği yapılarak teminata bağlanacaktır.
Bu ümidimize rağmen,  iktidar, muhalefet partileri ve medyadaki sessizlik bizi derinden endişelendirmektedir. Özellikle de, Cenevre’ye Cumhurbaşkanı yerine Başbakanın gideceği haberlerini düşündürücü bulmaktayız. 
Bilindiği gibi, ada üzerindeki  Zürih ve Londra Antlaşmalarıyla kazandığımız “Garanti ve Güvenlik” haklarımızın sulandırılıp etkisiz hale getirileceği beklenen  tarihi Cenevre konferansı hayati önemi haizdir. Bu bakımdan Milli Davamız dediğimiz Kıbrıs meselesi acilen TBMM gündemine getirilmeli ve bütün dünyaya güçlü bir kararlılık mesajı verilmelidir. “Tam bağımsızlık politikası yürütüyoruz, kararlar artık Ankara’dan verilecektir” söyleminin gereği yapılmalıdır. 08 Ocak 2017"
***                                                                                                                               
Birlikte Türk  Milletiyiz (572 bilim adamı, sivil-asker bürokrat, kanaat önderi ve uzman Türkiye Sivil Toplum Birliği (şubeleriyle birlikte 1445 STK).

4 Ocak 2017 Çarşamba

İNGİLİZ TİMES GAZETESİ'NİN, DİKKAT ÇEKEN 'DEAŞ' VE 'TÜRKİYE' YORUMU

TİMES'TAN DİKKAT ÇEKEN 'DEAŞ' VE 'TÜRKİYE' YORUMU
İngiliz Times gazetesi Reina'da 39 kişinin hayatını kaybettiği katliamın ardından teröristin Orta Asya kökenli olabileceği şüphesi üzerine bu ülkelerden DEAŞ'a katılımı ele alan bir analiz yayımladı. Analizde DEAŞ'ın Orta Asya konusunda ciddi bir stratejisi olduğu, "Türkiye'deki istikrarsızlığı artırıp Orta Asya'da daha fazla destek çekmeye, daha fazla terörist devşirmeye çalıştıkları" yorumuna yer verildi. Analizde Orta Asyalıların terör örgütü DEAŞ içinde 'en özel birlikler' olarak görüldüğü belirtildi. Times'ın yayımladığı analizde Reina'yı kana bulayan teröristin Uygur Türk’ü olabileceği iddiasına yer verildi.
BBC Türkçe'nin aktardığı haberde şu ifadeler yer aldı:
'KOMİK BİR HABER OLARAK ALGILANMIŞTI AMA...'
"2015'te DEAŞ'en yaşlı savaşçısı' olarak tanıttığı 80 yaşındaki Muhammed Amin adlı beyaz sakallı militanın videosunu internete koyduğunda, 'komik bir haber' olarak algılanmıştı. Ama Amin'in hikayesi aslında bir uyarıydı. Çin'in Uygur Türklerine baskısından usandığını, Suriye'de DEAŞ saflarında savaşırken oğlunun izinden giderek örgüte katıldığını anlatıyordu. Eski bir imam olan Amin, savaşmak için geldiği Suriye'ye eşini, kızını ve dört torununu da getirmişti. Aynı Türk basınında çıkan haberlere göre Reina saldırganının yaptığı gibi." "Çin 2015 yılında 300 vatandaşının Suriye'de savaşmaya gitmiş olabileceğini açıkladı. Büyük kısmı Nusra Cephesi'yle birlikte hareket eden 'Türkistan İslami Partisi' adlı örgüte katılmışlardı. "Bu örgütün bugün binlerce olmasa bile yüzlerce militanı var. "Geçen yıl internete sızan DEAŞ belgelerindeyse 114 Çin vatandaşının DEAŞ'a katılmış olduğu görülüyordu." Terör örgütü DEAŞ 2015'te internete koyduğu videoda 80 yaşındaki Çin vatandaşı Muhammed Amin için en yaşlı üyeleri olduğunu söylemişti.
"Pek çoğu aynı Muhammed Amin gibi ailelerini de yanlarında getirmişlerdi. Kısa vadede ülkelerine dönmek gibi bir niyetleri yoktu."
"DEAŞ UYGUR, KIRGIZ, KAZAK ÇOCUKLARI EĞİTTİ"
"Uygur Türkü çocuklar, Kırgız ve Kazak çocuklarla birlikte DEAŞ tarafından eğitildi." "Kazak çocuklar, DEAŞ'ın propaganda videolarında yakalanan 'casusları' öldürürken görülüyordu."
'TÜRKİYE'DE KOLAYCA KALABALIĞA KARIŞIYORLAR'
"Bugüne kadar 2000 ila 4000 Orta Asyalının DEAŞ'a katıldığı sanılıyor. Bunların arasında Uygurlar da var, Kazaklar da Kırgızlar, Özbekler, Türkmenler ve Tacikler de. "Kırgızistan bir nebze dışarıda tutulursa, bu ülkelerin tümünde baskıcı rejimler var. Hepsi fakir ülkeler ve kırsal bölgelerde derin bir muhafazakarlık hakim. "Artık militanların ülkelerine dönmeleri son derece zor. Ülkeleri sınırları kapatmış durumda. "Ancak Türkiye'ye kolayca kalabalığa karışabiliyorlar. Tacikler hariç hepsinin dili Türkçe'ye yakın.
"EN ÖZEL DEAŞ BİRLİKLERİ"
Analizde İngiltere'deki King College Üniversitesi'nden Charlie Winter'ın görüşlerine de yer verildi. Winter, Orta Asyalıların terör örgütü DEAŞ içerisinde en özel birlikler olarak görüldüğünü, intihar saldırılarını da çoğunlukla bu ülkelerden gelenlerin düzenlediğini belirtiliyor. Analizde "1991'de Sovyetler Birliği'nin çöküşüyle bağımsızlığını ilan eden Orta Asya ülkelerinde bölgede yeniden etki kurmak isteyen Rusya ile baskıcı rejimlere üçüncü bir alternatif olarak İslam yükselişe geçmişti" denildi. Gulf State Analytics araştırma şirketinden Theodore Karashik ise terör örgütü DEAŞ'ın Orta Asya konusunda ciddi bir stratejisi olduğunu düşünüyor ve "Türkiye'deki istikrarsızlığı artırıp Orta Asya'da daha fazla destek çekmeye çalışıyorlar. Bu bir militan devşirme girişimi" diyor."