Cumhurbaşkanlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cumhurbaşkanlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2017 Çarşamba

(15 TEMMUZ VAKIASI VE!...) DESTAN!... Eğitimci, Araştırmacı, Şair ve Yazar: Arzu KÖK

HABER MAKALE: (15 TEMMUZ) DESTAN!...
Arzu KÖK
Cumhurbaşkanlığı bir hafta sürecek 15 Temmuz etkinlikleri için çeşitli afişler hazırlatmış. Ancak o resimleri gördüğümde kanım dondu adeta. Afişlerde Türk askeri küçük düşürülüyordu. Destan diye nitelenen 15 Temmuz afişlerinde milleti yüceltelim derken askerlerimiz rezil ediliyordu. Oysa destanlar vatan borcunu ödeyen askerlere karşı yazılmaz. Eğer yazılıyorsa da bir yanlışlık var demektir bu işte.
Sormak gerekiyor: 
“O resimlerdeki askerler Türk askeri ise sizler kimsiniz?” 
Onlar emir kulu birer erdi ve 15 Temmuz sonrası onlar Suriye cehennemine yollandılar, şehit oldular oralarda. Doğuda bu vatanın bütünlüğü için mücadele verip bedenlerinin parçalarını, canlarını yitirdiler. Bugün bu yapılan afişler ile orada yiten tüm canların hatırasını çiğnenmiyor mu? Bugüne kadar canını bu topraklar için ortaya koymuş tüm askerlerimiz ayaklar altına alınıyor.
Ne acı…
Eğer amaç bu darbe girişimini halka anımsatmak ise neden darbeci komutanlar değil de masum erler konuldu o afişlere? Bu darbeyi önleyenler de yine askerler değil miydi? Neden unutuluyor bunlar da halk ile asker düşman gibi gösteriliyor?
Neden tüm afişlerde askerlerin dövülme ve çaresiz görüntüleri kullanılıyor?
Neden?
Vatan aşkı ile çarpışan askerlerin moralini bozmayacak mı bu afişler? Ordu içindeki küçük bir cuntanın yaptığı bir hareket neden tüm askerlere mal ediliyor? Emir kulu askerlerimizin boğazının kesildiği, cenaze namazlarının bile kılınmadığı neden hiç söz konusu edilmiyor. Oysa tek suçu üslerinin emirlerine uymaktı. Yazık değil miydi o askere?
Türk halkı yıllardır ‘Peygamber ocağı’ bildi orasını. Evladını oraya gönderirken onurla, şevkle gönderdi. Çünkü biliyordu ki "Askerlik üniforma değil yürek işiydi." Atatürk’ün ordusunun bir parçası olacaklardı, onurla gidiyorlardı, aileler gururla gönderiyordu evlatlarını. Ancak Atatürk'ün ordusu hiç bu kadar çaresiz durumda bırakılmamıştı.
Yazıklar olsun!
Bir asker görevini şöyle tanımlıyor: “ Suyun kıymetini, insanların kıymetini bilmektir askerlik... Öyle her şeye kapılamamaktır... Her yerde konuşamamaktır... Her engeli aşmaktır ve her yerde var olabilmektir... Doğuda terörle boğuşmak, batıda vatandaşla sarmaşmak demektir... Ve kutsal bir gül olan bayrağımıza sarılmaktır... Unutulmaktır ölmek... Bağışlanmaktır şehit tahtında... Gözleri açık gitmek ama yüzü güleç ölmektir... Koşuşturmaca yaşamak ve uyurken bile uyanık kalmaktır... Git gide elleri nasır tutmak, yüreği aydınlanmaktır... Gözleri kararmak alnı parlamaktır... Askerlik bütün sefalardan feragat etmektir… Bütün cefalara abone olmaktır… Ve askerlik ulular gibi yaşatmak ve kahramanlar gibi ölebilmektir...”
Türk halkı her zaman askerine sahip çıkmıştır ve çıkacaktır. Kim ne derse desin bu halk bilir ki o askerler gariban halkın, yani onların evladıdır. Ne olursa olsun askere güveni tamdır ve öyle olmaya devam edecektir. Kimsenin gücü asker ile halkın arasını açmaya yetmez, unutmayın… Ve yine unutmayın ki eğer ortada bir destan varsa o destan yine o askerler tarafından yazıldı… Askerlerimize bunu yapmayın...
Arzu KÖK
ELEŞTİRİ, YORUM, TENKİD VE KATKILAR:
1 yorum:
NURAY SOMER BOZBEY 12 Temmuz 2017 03:57
Gözlerim dolarak okudum, isyan dolu bir yürekle.. Kaleminize, yüreğinize sağlık.
2 yorum
alto <huguzman@gmail.com>
Sayın Arzu hanım, yazınızın arasında paylaştığınız afiş resmi bile çalınarak hazırlanmıştır. En başarılı yaptıkları şeylerden biridir çalmak çünkü... Türk askerini aşağılayan bu posterleri görünce bir kusma geldi içimden.
Sonra birindeki askerin ifadesine gözüm takıldı. 
Bunu bir yerden hatırlıyorum dedim.
Yıllar içinde milyonlarca fotoğraf tarayan gözlerim beni yanıltmadı.
Küçük bir araştırmada hemen buldum.
1991'deki Körfez savaşının ikonlaşmış fotoğrafını kullanmışlar.
David Turnley'in Detroit Free Press'de yayınlanan Black Star fotoğrafı.
Yuh dedim! Milyonlarca yuh! İllüstrasyonları bile çalarak yapıyorlar.
Gözlerime teşekkür ettim, hırsızı yine yakaladığı için.
ek not: Sanırım gözlerime "gördüğü için" teşekkür etmem daha doğru olacak.
Yanıtla

11 Mayıs 2016 Çarşamba

Paralellere tasfiye. Lâkin; "Anarşi, terör ve tedhiş örgütlerinin yardım ve yataklık unsurları ile uzantı ve bağlantıları halâ kamuda, 'devlet memurluğunda' işi ne?.."

BAŞBAKANLIK'TA KRİTİK TOPLANTI
Fethullah Gülen cemaatinin paralel yapılanmasıyla ilgili ayağının devletten tasfiyesine yönelik olarak bugün Başbakanlık’ta önemli bir toplantı yapılacak. Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın başkanlığındaki toplantıya; MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın da aralarında bulunduğu kamu birimlerinin müsteşarları ve ilgili kuruluşların başkanları katılacak. Toplantının ana gündemini, paralel yapıyla bağlantılı memurların devletin bütün birimlerinden tasfiyesi oluşturacak.
Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın, bu yılın ilk günlerinde verdiği talimatın ardından devletin bütün birimleri paralel yapıyla mücadele konusunda teyyakuz durumuna geçirildi. Paralel yapılanma, Milli Güvenlik Kurulu toplantılarında ulusal güvenliğe yönelik tehdit olarak kabul edilmişti. Başbakanlık’ta da, 'Fethullahçı Terör Örgütü Paralel Devlet Yapılanması' ile  mücadele çerçevesinde bir koordinasyon birimi oluşturulmuştu. Cumhurbaşkanlığı, Devlet Denetleme Kurulu, paralel yapı ile ilgili araştırmasını sürdürürken, Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun da incelemesinin devam ettiği belirtildi. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ile Maliye Bakanlığı Mali Suçlar Araştırma Kurulu da çalışma yürütüyor.
BAŞBAKANLIK’TA KOORDİNASYON TOPLANTISI
Paralel yapı ile mücadele çerçevesinde bu gün saat 14.00’de Başbakanlık’ta bir koordinasyon toplantısı yapılacak. Toplantıya; Başbakan Yardımcısı Akdoğan başkanlık edecek. Toplantıya; ilgili bakanlıkların müsteşarları katılacak. TİKA, TİB gibi önemli kurumlar da toplantıda başkan seviyesinde temsil edilecek. MİT Müsteşarı Hakan Fidan da toplantıda yer alacak.
Toplantıda; önce paralel yapı ile mücadelenin 3 yıllık envanteri çıkarılacak. Ardından da bundan sonra ne yapılacağı ele alınacak. Bu çerçevede ilgili bakanlıkların bürokratları, kendi kurumlarında çektikleri röntgenle ilgili kapsamlı sunumda bulunacak. Bu değerlendirmelerin ardından paralel yapıyla bağlantılı personelin devletten nasıl tasfiye edileceği ele alınacak.
ERDOĞAN TALİMAT VERMİŞTİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, 26 Ocak’ta yaptığı açıklamada Devlet Denetleme Kurulu'na paralel yapıyla ilgili talimat verdiğini belirterek, şunları söylemişti: "Ben talimatı verdim ve dedim ki, ‘Devletin bütün kurum ve kuruluşlarında, nereden ne istihbarat alıyorsunuz, hepsini inceleyecek, araştıracak, burada paralel devlet yapılanmasına yönelik kimler var, titizlikle inceleyecek, tespit ettikten sonra bunlarla ilgili suç duyurusunda bulunacaksınız.’ Şu anda DDK bu çalışmaları başlattı. Sayın Başbakan’la da bu konuyu konuştum, dedim ki ‘Başbakanlık Teftiş Kurulu’nu devreye sokun’. Böylece koordinasyon içinde bir çalışma yapılacak, bu koordinasyon olmazsa arada kaçanlar olur. Şu anda da iki grup da çalışmalarını başlattı."
30 Mart’ta da Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında Çankaya Köşkü'nde Paralel Devlet Yapılanması ile Mücadele Koordinasyon toplantısı düzenlenmişti. Paralel yapı ile mücadelede Başbakanlık Teftiş Kurulu da devreye sokulurken, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın koordinasyonunda paralel yapıyla mücadele çalışma ve koordinasyon birimi oluşturulmuştu.