7 Mayıs 2015 Perşembe

Barzani bağımsızlık düğmesine basıyor Barzani üç yıl sonra ilk ABD ziyaretinde Obama’nın önüne dosyayı koydu.

DÜZ OVA'DA SİVRİ BELÂ!.. 
"Barzani bağımsızlık düğmesine basıyor..."
Barzani üç yıl sonra ilk ABD ziyaretinde Obama’nın önüne dosyayı koydu.
Barzani en son 2012’de ABD’ye gitmişti. Bu kez kaldığı otelde Irak bayrağı değil sadece Kürt
bayrağı asılması dikkat çekti. Barzani’ye oğulları Masrur ve Mustafa’yı götürmesi dikkat çekti.
Irak’taki Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) Başkanı Mesut Barzani, 3 yıl sonraki ilk ABD ziyaretinde ‘bağımsızlık’ temasına destek için düğmeye bastı. Barzani, yola Kürt siyasi liderleriyle ‘kendi kaderini tayin hakkına’ destek alarak çıktı. ABD’den diğer beklentileri IŞİD’la mücadele ve Musul’un alınması için doğrudan silah tedariki ile Kürt petrolünün doğrudan satışı.
‘Obama’nın önü..’
Barzani, bir haftalık temaslarına dün Beyaz Saray’da Başkan Barack Obama, Başkan Yardımcısı Joe Biden ve Dışişleri Bakanı John Kerry’nin yardımcısı Tony Blinken ile görüşerek başladı. Ziyaret, radikal İslamcı IŞİD tehdidinin yarattığı konjonktürel değişikliklerle farklı boyutlar kazandı. IŞİD saldırısı sornası Kerkük’te kontrol peşmergeye geçmişken, Barzani, Irak Anayasası’nın 140. maddesi çerçevesinde referunduma gideceklerini BM’den de destek beklediklerini söylemişti.
Ziyaretini Kürt haber sitesi Rudaw’a değerlendiren KBY Başkanlık Divanı Başkanı Fuad Hüseyin, “Başkan Barzani açıkça Kürt devleti dosyasını Obama’nın önüne koyacak” diyerek ekledi: “Geleceklerini belirlemek Kürtlerin hakkı ve bu mesele kesinlikle görüşmelerde ele alınacak. Kürtlerin bölge için vizyonları mevcut, Amerikalıların da ne düşündüğünü göreceğiz.” Hüseyin ayrıca peşmerge güçlerine doğrudan silah desteğinin gündeme taşınacağını belirterek, “IŞİD varlığını sürdürmeye devam ettikçe Kürdistan ve bölgeye tehdit devam edecek” dedi. Amerika’da geçen hafta bu yöndeki bir yasa Kongre’ye sunulmuştu.
BasNews’un KDP’li bir kaynağa dayandırdığı habere göre Barzani, ABD’ye gitmeden Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani Talabani ile Süleymaniye’de görüştü. İki lider Amerikan petrol şirketlerinin de hevesli olmasından hareketle Kürt petrolünün doğrudan satışı için yasal zemin oluşturulması, peşmergeye doğrudan ağır silah, helikopter ve savaş jetleri tedariki, IŞİD’a karşı Neynova’da Hıristiyan ve Ezidilerin peşmerge bünyesinde silahlandırılması talebinin yükseltilmesinde anlaştı.
Talabani mesajı
 Barzani’nin Talabani’ye Kürtlerin ABD ve Avrupa’daki müttefiklerinden bağımsızlığı tartışmak üzere ‘yeşil ışık’ aldıklarını ilettiği, Talabani’nin “Birlikte başlattığımız hedef ve mücadeleyi siz bitirecek ve başaracaksınız” dediği aktarıldı. Goran (Değişim) lideri Nuşirvan Mustafa da ziyaret öncesinde Barzani’nin kendisini arayarak “Bu meseleyi Amerikalılarla konuşacağız. Amerika’ya gideceğiz haklarımız için onay almak üzere değil, uluslararası destek almak üzere” dediğini aktardı. Barzani Amerika ziyareti sırasında Atlantik Koonseyi ile ABD Barış Enstitüsü’nde konuşma yapacak. (REF: Cumhuriyet Gazetesi, 07 Mayıs 2015) 

1 Mayıs 2015 Cuma

Canlı tanığı "SALİHA KARAKAŞ" Dersim (Tunceli) isyanını, asileri ve hainleri anlattı

Canlı tanığı Dersim isyanını anlattı
(Referans: 27 Nisan 2015 Pazartesi, 10 : 59 - Sinem Gülcan / Ankara)
SALİHA Karakaş, 1919 doğumlu. 96 yaşında. Aslen Tunceli Çemişgezekli. Babasının memuriyetinden dolayı Hozat ilçesinde doğmuş. Karakaş, 1938 Dersim harekatı sırasında 19 yaşında. Olayların yaşandığı sırada Çemişgezek’te... Yaşananların canlı tanığı... Harekat sürecini ondan dinledik. Hatırladıklarını, kayınvalidesi, annesi ve büyüklerinden dinlediklerini anlattı. Seyit Rıza ve adamlarının köylere baskın yaparak köylülerin mallarına el koyduğunu, insanları öldürdüğünü söyleyen Saliha Karakaş, “Dersim’de katliam olmadı” diyor.
İşte Saliha Karakaş’ın anlattıkları:
Çemişgezek’e baskın olacak dediler. 19 yaşındayım. Sadece Çemişgezek değil. Dersim, Hozat, Pertek, Erzincan’ın kazaları... Bütün gençler silahlandı, nöbet tutmaya başladı. Biz kadınlar evlerde toplandık. Tespih çektik, dualar ettik. Her tarafta baskınlar oluyor, insanlar ölüyor. Bu günlerce devam etti.
İSYANLARIN BAŞINDA SEYİT RIZA VAR
İsyanların başında Seyit Rıza ve adamları vardı. Erzincan, Çemişgezek, Keman, Pülümür... O taraflarda Koçuşağı diye bir aşiret vardı. İnsanlar onlardan çok çekti. Gelir senin köyünü basar, malını mülkünü alır, karşı çıkarsan da öldürürdü. Bizim memleketin ortasından çay akardı. Orada değirmenler vardı. Gelirler buğdaylarına el koyarlar, değirmenciyi de öldürüp giderlerdi.
Kayınvalidem, “Kızım bu isyanları çıkartan askerleri, insanları öldüren hep Seyit Rıza’dır” derdi. Seyit Rıza adamlarına emir veriyor. Köylere baskın yapıyorlar. İnsanların malını mülkünü alıp gidiyorlar. Mal mülk dediğim de davar, at, katır.
İSYANCILAR 200 ASKERİ FIRAT’TA BOĞDU
Bunlar aşiretti. Aşiret reisi de Seyit Rıza idi. İnsanları vahşice öldürüyorlardı. Halk, Seyit Rıza ve adamlarından çok korkardı. Fırat nehri eskiden sallarla geçilirdi. 200 asker Fırat’tan geçmek için geliyor. Salları işletenler de bu isyancılar. Askerler geceye kalıyor. Sala biniyorlar. Salın sahipleri gece ışıkları kapatıyorlar. Kendileri tabi geçit yerlerini biliyorlar. Ama zavallı askerler nereden bilecek geçit yerlerini. 200 asker orada boğuluyor. Bu zalimlik değil mi?
Annemin amcası, davarları toplar kasaplara satarmış. Adı Mevlüt efendi. Bir gün geliyorlar işte “Mevlüt efendi şuraya şu kadar davar getirdik. Sen ne kadar paran varsa al gel” diyorlar. Adamcağız düşüyor bunların arkasına. Şehirden çıktıktan sonra bu zavallının başını taşla eziyorlar. Parasını alıp gidiyorlar. Jandarma ölüsünü bulup getiriyor. Annemin dayısı. Ailesi Çemişgezek’te, kendi Hozat’ta memur. İzinde memleketine gelirken isyancılar yolunu kesiyor. Genç çocuk daha. Yalvarıyor yakarıyor her şeyimi alın ama beni öldürmeyin diye. Atını, her şeyini alıyorlar. “Bağışlıyoruz ama bir yerini keseceğiz, burnunu mu keselim kulaklarını mı?” diye soruyorlar. “Bari kulaklarımı kesin” diyor. Adamcağızın kulaklarını kesiyorlar.
2 JANDARMAYI BALTAYLA ÖLDÜRDÜLER
Biz Ovacık’tayız. Yüzbaşı ile evlerimiz yakın. Oranın postasını da jandarmalar getiriyor. Jandarma Elazığ’dan Hozat’a geliyor. 2 jandarma postayı almış gelirken yolda zavallılara pusu kuruyorlar. Arkalarından baltayla vuruyorlar. Öldürüp silahlarını alıp gidiyorlar. Ben o zaman 11 yaşındaydım. Adamların cesetlerini getirdiler. Gözümle gördüm. Matem tutuldu, mevlüt okundu. Bu hadiseyi hiç unutmam.
İsyan çıktı. Devlet bu isyanı elbette bastıracaktı. Hem askerler öldü hem de isyancılar. Bir iki sene korku içinde yaşadık. Çatışmalardan sonra sağ kalan isyancıları devlet başka illere gönderdi. Birkaç sene sonra Tunceli vilayeti kuruldu. Af çıktı ve bazıları geri geldi, bazıları gittikleri yerde kaldı.
ALEVİLER ATATÜRK’Ü ÇOK SEVER
Atatürk’ü herkes, hele Aleviler çok severlerdi. Hala severler. Ben orada yaşadım, hiçbir kötü laf duymadım. Ben Cumhuriyet çocuğuyum. Cumhuriyetle büyüdüm. Cumhuriyetten sonra bütün kazalarda okullar açıldı. Bütün kadınlar okula gitti. Okuma yazma öğrendiler.

24 Nisan 2015 Cuma

Tüketiciye müjde! Abonelik sözleşmelerinde yeni dönem

Tüketiciye müjde! 
Abonelik hizmet sözleşmelerinde yeni dönem...
Elektrik, su, doğalgaz, telefon, internet gibi birçok mal veya hizmete ilişkin abonelik sözleşmelerinde tüketici lehine yeni dönem başladı.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığının, bugün itibarıyla yürürlüğe giren  "Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği", tüketiciler açısından zaruri ihtiyaç haline  gelen birçok mal veya hizmete ilişkin abonelik sözleşmelerinde tüketicilerin  ekonomik çıkarlarının korunmasını amaçlıyor. 
Tüketicinin tam bilgilendirilmesini esas alan ve tüketicinin hakkını  gözeten uygulamaları içine alan yönetmeliğe göre, satıcı veya sağlayıcı, sunulan  mal veya hizmete ilişkin tüketici ile bir abonelik sözleşmesi kurmak zorunda  olacak ve abonelik sözleşmelerinin örneği tüketiciye verilecek. 
Tüketicilerin haklarının, aldıkları mal veya hizmetin bedellerinin,  tüketicilerin katlanacağı maliyetlerin neler olduğu, satıcı ve sağlayıcının  sorumlulukları, tüketicinin oluşan zararlarının nasıl ve ne kadar sürede tazmin  edileceği ayrıntılı olarak bu sözleşmelerde yer alacak. 
Yeni düzenleme ile ön ödemeli hizmetler hariç olmak üzere hizmete  ilişkin ücretlendirme işlemi hizmetin tüketiciye fiilen sunulmasıyla  başlatılabilecek. Bu şekilde tüketiciye sunulmamış hiçbir hizmetin bedeli talep  edilemeyecek. 
Tüketicinin onayı olmadan sözleşme uzatımı yok 
Satıcı veya sağlayıcı tarafından uygulanacak faturalandırma dönemleri  sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça 1 ay olacak. Faturanın zamanında ödenmemesi  durumunda uygulanacak gecikme zammı oranına da 6183 sayılı Amme Alacaklarının  Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un ilgili maddesine göre belirlenen zam oranını  aşmamak kaydıyla üst sınır getirilecek. 
Tüketicinin onayı alınmadan abonelik sözleşmesi uzatılamayacak.  Belirli süreli abonelik sözleşmelerine, sözleşmenin belirlenen süre kadar  uzayacağına ilişkin hükümler konulamayacak. Ancak abonelik sözleşmesinin  kurulmasından sonra sözleşmenin sona ereceği tarihe kadar tüketicinin talepte  bulunması veya onay vermesi halinde abonelik sözleşmesi uzatılabilecek. Sözleşme  süresi sonunda tüketiciden açık bir talep veya onay almadığı halde mal veya  hizmet sunmaya devam eden satıcı veya sağlayıcı, sunulan bu mal veya hizmet için  hiçbir bedel talep edemeyecek. 
Sözleşmeler anlaşılabilir dilde, açık ve okunabilir olacak 
Abonelik sözleşmeleri en az 12 punto büyüklüğünde, anlaşılabilir  dilde, açık, sade ve okunabilir şekilde düzenlenecek. 
Sözleşmedeki eksiklik, sözleşmeyi düzenleyen tarafından tüketiciden  ilave bir ödemede bulunmasını istemeksizin derhal giderilecek. Aksi takdirde,  tüketici herhangi bir ödemede bulunmaksızın sözleşmeyi feshedebilecek. 
Taahhüt süresince sözleşme ve taahhütname koşullarında tüketici  aleyhine değişiklik yapılamayacak. Ayrıca taahhüdün geçerlilik süresi ile taahhüt  konusu mal veya hizmetin nitelikleri, tüm vergiler dahil toplam fiyatı, indirim  yapılan tarifenin taahhüt verilmeden önceki fiyatı, aylık yapılan indirim  miktarı, taahhüdün süresinden önce sonlandırılması durumunda tüketicinin elde  ettiği faydalara ilişkin geri ödeyeceği bedelin hesaplanma yöntemi gibi bilgiler  taahhütnamelerde zorunlu olarak yer alacak. İmzalanan taahhütnamenin bir  örneğinin tüketiciye verilmesi de zorunlu  olacak. Bu şekilde tüketici  taahhütnameye ilişkin her ayrıntıyı bilecek. 
Süresinden önce aboneliğin feshedilmesi 
Yeni düzenleme ile taahhütlü aboneliğini süresinden önce fesheden  tüketicilerden talep edilecek bedel, tüketicinin taahhüdüne son verdiği tarihe  kadar tüketiciye sağlanan indirim, cihaz veya diğer faydaların bedellerinin  tahsil edilmemiş kısmının toplamı ile sınırlı olacak. Tüketicinin yerleşim  yerinin değişmesi ve taahhüt konusu hizmetin tüketiciye yeni yerleşim yerinde  aynı nitelikte sunulmasının fiilen imkansız olması durumunda, tüketici, herhangi  bir bedel ödemeksizin taahhütlü aboneliğini feshedebilecek. 
Hizmet sağlayıcı, taahhüt kapsamında verilen malın ayıbından sorumlu  tutulacak. 
Bir yıl içinde ödeme tutarına itiraz edilebilecek 
Düzenleme ile tüketiciler abonelik süresince ödeme bildiriminin  ayrıntılarına ücret ödemeksizin erişebilecek. Ödeme bildiriminin tüketiciye son  ödeme tarihinden en az 7 gün önce gönderilecek, ödeme bildiriminin gönderilmesine  ilişkin masraflar ise tüketiciden talep edilemeyecek. 
Tüketiciler ödeme bildiriminde yer alan tutarın hatalı olduğu  gerekçesiyle bildirimin düzenlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde ödeme  bildirimine itiraz edebilecek. 
Tüketici istediği zaman sözleşmeyi feshedebilecek 
Öte yandan, tüketiciler istediği zaman abonelik sözleşmesini feshetme  hakkına sahip olacak. Aboneliğe son verme isteği süresi içinde yerine  getirilmezse, abonelikten faydalanılmış olsa dahi tüketiciden herhangi bir bedel  talep edilemeyecek ve sözleşmenin feshi, sözleşmenin kurulmasından daha ağır  şartlara bağlanamayacak. 
Abonelik sözleşmesini fesheden tüketicilere yapılacak bedel iadesi,  fesih bildiriminin hüküm ifade etmesinden itibaren 15 gün içinde  gerçekleştirilecek. Hizmet bedelini sonradan ödeyen tüketicilere fesih  bildiriminin hüküm ifade etmesinden itibaren 10 gün içinde son bir fatura gönderilerek borçları konusunda bilgilenmeleri sağlanacak.  (AA |  24 Nisan 2015 Cuma - 19:46)

20 Nisan 2015 Pazartesi

O, gerçek bir Türk ve ATA-Türkçü bilim adamı idi; Oktay Sinanoğlu, HAK'a yürüdü

ESERLERİYLE ÖZ DEYİŞLERİYLE, BİLİME KATKILARIYLA HER ZAMAN KALPLERDE YAŞAYACAKTIR, 
PROF. DR. OKTAY SİNANOĞLU... 
YATTIĞI YER NURLARLA DOLSUN. TÜM TÜRK DÜNYASININ VE TÜRK BİLİM DÜNYASININ BAŞI SAĞOLSUN.
TÜRKİYE VE TÜRKLÜK İÇİN ÇALIŞAN GERÇEK BİR BİLİM ADAMIYDI..
Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu (1935 – 2015 )
1935’te doğan Sinanoğlu, 1953’te Atatürk tarafından 1928 yılında kurulmuş TED Yenişehir Lisesini burslu olarak okudu ve birincilikle bitirdi. Okulun bursuyla kimya mühendisliği okumak üzere ABD’ye gitti. 1956’da ABD Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley Kimya Mühendisliği’ni birincilikle bitirdi.
1957’de Massachusetts Institute of Technology’yi (MIT) 8 ayda birincilikle bitirerek Yüksek kimya Mühendisi oldu.
1960’ta Yale Üniversitesinde “asistant professor” (yardımcı doçent ) olarak çalışmaya başladı. 26 yaşında iken atom ve moleküllerin çok elektronlu kuramı ile “associate professor” (doçent) ve 50 yıldır çözülemeyen bir matematik kuramını bilim dünyasına kazandırdı ve “full professor” (profesör) ünvanını aldı.
FULL PROFESSOR
Bu ünvan ile modern üniversite tarihinin ve Yale Üniversitesi tarihinin en genç profesörü oldu. 1964’te ODTÜ’ye danışman profesör oldu. Yale Üniversitesinde ikinci bir kürsüye daha profesör olarak atandı.
Dünyada yeni kurulmaya başlayan Moleküler Biyoloji dalının ilk birkaç profesöründen biri oldu. (Watson ve Crick sarmal modelindeki dna sarmalının çözelti içinde o halde nasıl durduğunu keşfeden adam – solvofobik kuvvet ) Amerikan Ulusal bilimler akademisine Üye olarak seçildi. Buraya seçilen ilk ve tek Türk oldu.
İki defa Nobel’ e aday gösterildi. Defalarca Nobel Akademisinin isteği üzerine Nobel’e adaylar gösterdi.
Dünyanın sayısız yerinde sayısız buluşları ve teoremleri ile ilgili sayısız konferans verdi. 26 yaşından beri devam ettiği Yale Üniversitesinde Moleküler biyoloji ve kimya olmak üzere iki kürsüde profesör ve son 7 senedir görev yaptığı Yıldız Teknik Üniversitesinde ise Kimya dalında olmak üzere bir kürsüde Profesör olarak görevini sürdürüyordu... (Ankara, Ulusal Haber & Ulusal Ajans)
Işıklar içinde uyu büyük Kahraman.
ÇOCUKLARA 
VE GENÇLERE SON MESAJI 
Sevgili arkadaşlar! 

Daima hedefleriniz olsun! 
Ülkeniz, Milletiniz, Türk dünyası, tüm insanlık için amaçlarınız, hedefleriniz olsun! 
Bu hedeflere ulaşabilmek için azim ve kararlılıkla, büyük bir gayretle çok çalışın!
Çalışmak ve başarılı olmak, mutluluğun anahtarıdır. 
İnsanlığa faydalı olmanın formülü 

“BİLİM” + “ GÖNÜL” ür. 
Bu iki kanadın biri dahi eksik olmamalıdır; 
Bu iki kuvvet sayesinde insanlığa tam manâsıyla faydalı bir insan olabilirsiniz.

17 Nisan 2015 Cuma

TÜRK DÜNYASI ARAŞTIRMALARI VAKFI: “Türk-Ermeni İlişkileri ve Ermeni Yalanları”

Türk-Ermeni İlişkileri ve Ermeni Yalanları
Saygıdeğer Dostumuz,
Vakıf olarak, geleneksel Turan Kültür Merkezi Süleymaniye Kürsüsü Konuşmalarımız vasıtasıyla, Türk Dünyası’nın meselelerini, kültürel değerlerimizi, Türklük bilimini gündeme taşımaya, sizlerle paylaşmaya ve tartışmaya, devam ediyoruz.
Bu çerçevede 18 Nisan 2015 Cumartesi günü 14.00’te Yrd. Doç. Dr. Gökmen Kılıçoğlu, Dr. Aygün Hasanova ve gazeteci Mayis Alizade’nin konuşmacı oldukları “Türk-Ermeni İlişkileri ve Ermeni Yalanları” başlıklı konferansımızda sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyarız.
Saygılarımızla.
TÜRK DÜNYASI ARAŞTIRMALARI VAKFI
Yer: İstanbul Üniversitesi Avrasya Enstitüsü Konferans Salonu
(İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Beyazıt Cephesi Yanı)
Kimyager Derviş Paşa Sok. Nu.16, Vezneciler - Fatih – İSTANBUL
Tarih: 18 Nisan 2015 Cumartesi
Saat: 14.00
TDAV E-Bülten üyeliğinden ayrılmak istiyorsanız buraya tıklayınız.

16 Nisan 2015 Perşembe

TÜRKİYE'NİN SEÇİM KURULU AÇIKLADI!.. 103 partiden 31'i seçime katılma yeterliğine sahipti; Bunlardan sadece 20'si aday gösterebildi!..

YÜKSEK SEÇİM KURULU BAŞKANLIĞI
Karar No: 630 
Karar Tarihi: 14/04/2015
Kurulumuz Başkanlığına 7 Nisan 2015 tarihinde 20 siyasi parti tarafından verilen aday listeleri incelenerek;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1. Adalet ve Kalkınma Partisinin 85 seçim çevresinde,
2. Anadolu Partisinin 85 seçim çevresinde,
3. Bağımsız Türkiye Partisinin 85 seçim çevresinde,
4. Cumhuriyet Halk Partisinin 85 seçim çevresinde,
5. Demokrat Partinin 85 seçim çevresinde,
6. Demokratik Sol Partinin 85 seçim çevresinde,
7. Halkın Kurtuluş Partisinin 85 seçim çevresinde,
8. Halkların Demokratik Partisinin 85 seçim çevresinde,
9. Komünist Partinin 85 seçim çevresinde,
10. Milliyetçi Hareket Partisinin 85 seçim çevresinde,
11. Millet Partisinin 85 seçim çevresinde,
12. Saadet Partisinin 85 seçim çevresinde,
13. Vatan Partisinin 85 seçim çevresinde,
14. Hak ve Özgürlükler Partisinin 75 seçim çevresinde,
15. Merkez Partinin 73 seçim çevresinde,
16. Doğru Yol Partisinin 56 seçim çevresinde,
17. Liberal Demokrat Partinin 58 seçim çevresinde,
18. Yurt Partisinin 56 seçim çevresinde,
19. Toplumsal Uzlaşma Reform ve Kalkınma Partisinin 55 seçim çevresinde,
20. Hak ve Adalet Partisinin 43 seçim çevresinde, seçime katılacaklarına,
Yukarıdaki 20 siyasi partinin, kararımız ekinde yer alan listedeki adaylarla seçime katılacaklarına,
Türkiye genelinde 166 bağımsız milletvekili adayı olduğuna,
Adı geçen 20 siyasi parti ile 166 bağımsız adayın gösterildiği, ekli listenin bu Karar metnine dâhil olduğuna, karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: 
Açıklanan nedenlerle;
1- Yukarıda yer alan 20 siyasi partinin 7 Haziran 2015 tarihinde yapılacak olan Milletvekili Genel Seçimine, partilerinin isimlerinin yanında belirtilen seçim çevrelerinde katılacaklarına., 2- Türkiye genelinde 166 bağımsız milletvekili adayı olduğuna, kur’a çekimi daha sonra yapılacağından listedeki sıralamanın başvuru sırasına göre yapılmasına, - Adı geçen 20 siyasi parti ile 166 bağımsız adayın gösterildiği, ekli listenin bu Karar metnine dâhil olduğuna.,
3- Karar örneğinin; a) Resmî Gazete'de yayımlanmasına, b) Geçici aday listelerinin radyo ve televizyonda yayınlanmak üzere TRT Genel Müdürlüğüne gönderilmesine, c) Tüm il seçim kurulu başkanlıklarına Kurum içi elektronik posta olarak iletilmesine, Kurulumuzun www.ysk.gov.tr internet adresinde yayınlanması için Seçmen Kütüğü Genel Müdürlüğüne gönderilmesine,
14/04/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Sadi GÜVEN, Üyeler: Turan KARAKAYA, Mehmet KÜRTÜL, Nilgün İPEK, Ünal DEMİRCİ, Zeki YİĞİT, Ahmet TUNCAY, Haluk KIRCA,

15 Nisan 2015 Çarşamba

İSMET ÖZBAKKAL: “7 Haziran seçimleri Türkiye için yeni bir başlangıç olacak”

Demokrat Parti (DP) Kayseri İl Başkanı İsmet ÖZBAKKAL: 
“7 Haziran seçimleri Türkiye için yeni bir başlangıç olacak”
Bölgesinin en sevilen siyasetçisi, halkın hürmet ve itimadına mazhar; Demokrat Parti (DP) Kayseri İl Başkanı İsmet Özbakkal, çok iddialı bir açıklamada bulundu.
"7 Haziran seçimleri Türkiye’de yeni bir başlangıç olacak”
Yaptığı yazılı açıklama ile 7 Haziran genel seçimlerini değerlendiren, Demokrat Parti Kayseri İl Başkanı İsmet Özbakkal, “Halkın yıllardı özlediği ve özlemle ümit bağladığı Demokrat Parti farkını, bu seçimlerde hayata geçirecek ve ortaya koyacağız” diyerek şu görüşlerini dile getirdi:
BÜTÜN NEHİRLER DEMOKRAT PARTİ'YE AKAR
“Bütün nehirler denizlere akarlar. Sistemde bölünmüş partilerin sonu gelmiştir. Siyasetin ve siyasetçinin yerine oturmadığı ülkemizde 7 Haziran Genel Seçimleri, Türkiye’de yeni bir başlangıç olacak. Siyaset yapabilmek için ancak bir sanatkar seviyesine erişmek, yani yaptığı işi en üst düzeyde bilmek, içselleştirmek, özgür bilim ve hür iradeye sahip olmak, hiçbir menfaat beklemeden; vatanı, milleti, özgürlüğü, bağımsızlığı sevmek, can pahasına korumak ve tam bir inançla en doğru dürüst biçimde vatan hizmetini gerçekleştirmek zorunluluğu vardır. İşte Demokrat Parti budur. Hakiki ve samimi siyasetin merkezinde Demokrat Parti vardır. Siyasette ve hakikatte bütün siyasetin, siyasi partilerin, demokrasi, adalet ve hukukun Kâbesi Demokrat Parti'dir. 
DEMOKRAT PARTİ FARKI ORTAYA KONULACAK 
Demokrat Parti farkını ortaya koyarak ve namuslu, dürüst, saydam, ilkeli, onurlu, sorumlu ilmi ve milli demokrasinin halka hizmet yolunda sağladığı siyaseti güncel Demokrat Parti olarak biz uygulayacağız. Ülkemizde, neredeyse yarısı geçim derdiyle uğraşan, yarınının ne olacağı belli olmayan, günlük maişetinden kaygılı ve geleceğinden ümitsiz bir toplum var.
İNSANLAR MUTSUZ, TOPLUM GERİLİM İÇİNDE VE HUZURSUZ
Artık okumuş aydınlar, master ve doktora yapmış genç insanlar iş bulamaz durumda. Sürekli artan hayat pahalılığı, gizli enflâsyon, ücretlerdeki dengesizlik ve çarşı-pazar yangını karşısında, çoğu insanlar temel gıdalarını bile almaktan mahrum. Büyük şehirlerde sinirli, daima stres içinde ve gergin bir toplumsal yapı içinde huzursuz, mutsuz ve birbiriyle davalı olan 20 milyon insanımız var.” (Kayseri, Ulusal Ajans-15 Nisan 2015, Çarşamba)