30 Aralık 2022 Cuma

Göyçe-Zengezur uluslararası online üniversitesi kuruldu.

 

GÖYÇE-ZENGEZUR ULUSLAR ARASI ONLİNE ÜNİVERSİTESİ KURULDU 



GÖYÇE- ZENGEZUR ULUSLAR ARASI ONLİNE ÜNİVERSİTESİ KURULDU

Göyçe- Zengezur Azeri Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mehmet Ali Arslan yaptığı açıklama da şunları kaydetti:

Ülkemizin kurucu ilk Cumhurbaşkanı Sayın Rızvan Talibov’un talimatıyla uluslararası online üniversitemizin kurulma aşaması tamamlandı. 

Sayın cumhurbaşkanımız Rızvan Talibov'un  yeni kurulan Türk Cumhuriyeti için yapmış oldukları onlarca projeden ilkinin bilime yönelik olması bilimin insanlık tarihinin gelişimi ve yüzyıllardır muhacerat altında bulunan bir halk için en önemli gıdanın bilim olduğunu bir kez daha bu üniversitenin faaliyete geçirilmesi ile ispatlanmıştır.

Göyçe- Zengezur Azeri Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mehmet Ali Arslan uluslar arası online üniversite hakkında şunları söyledi: 

Uzun zamandır üzerinde çalıştığımız Göyçe- Zengezur online ünİversitemiz inşallah 20 ocak 2023 tarihi itibariyle tamamen kayıt alma işlemine başlayacaktır. 

Dışişleri Bakanlığı olarak yeni kurulan ülkemizin tanıtımın yaparken  siyasi anlamda yaptığımız çalışmaların yanında, sınır soykırımları ile ülkelerinden kovulan ve kimliklerinden uzaklaştırılmaya çalışılan mazlum halkımıza ilmi anlamda da üst seviye de olmaları için bilim merkezlerinden birini faaliyete geçirdiğimiz için mutluyuz. 

Bu  çalışmalarımız  öyle basit bir çalışma olmayıp, TÜRKİYE’de bulunan AÖF gibi kapsamlı bir çalışmadır. 

Üniversitemiz linki açıldığında sizlerin de göreceği gibi lisans bölümleri, lisans tamamlama ve doktora başvurusu gibi geniş kapsamlı bir eğitim sitemimiz mevcuttur.

Yine üniversitemizin rektörlüğünü üstlenen rektörlerimiz ve bilim adamları kadrolarımız kendi alanlarında ehil  olan bilim adamlarından olacaktır.

 Üniversitemizin okutulan ders ve müfredatları hakkında da sosyal medyada yayınlayacağımız linki ve üniversitemizi  kontrol edebilir ve derslerin müfredatı, sınav sitemi vb. konularda da geniş bir malumat sisteme aktarılmıştır. 

Tüm dünya ülkelerinde sürgünde bulunan halkımızın istifadesine sunulan bu üniversitemizin geniş bir kitleye hitap edeceğini umarak tüm halkımıza hayırlı olmasını dileriz.

Kaynak: https://osmanliteskilat.com/goyce-zengezur-uluslar-arasi-online-universitesi-kuruldu/

26 Aralık 2022 Pazartesi

Göyçe-Zengezur Azeri Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığından açıklama.

GÖYÇE-ZENGEZUR AZERİ TÜRK CUMHURİYETİ DIŞİŞLERİ BAKANLIĞINDAN DESTEK AÇIKLAMASI

Haberi derleyen
Rukiye Demir
ulusalhaber-ulusalajans

Göyce-Zengezur Azeri Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığından destek açıklaması:

24 Aralık'ta Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Batı Azerbaycan toplumu ofisinin açılışına katıldı ve ofiste Batı Azerbaycan kökenli bir grup aydınla bir araya geldi. 

Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı görüşmede önemli açıklamalarda bulundu. Bu açıklamalar dolayısıyla Göyçe-Zengezur Azeri Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığından açıklama geldi. 

Göyçe-Zengezur Azeri Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mehmet Ali ARSLAN, Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev'in Batı Azerbaycan aydınları ile tarihi buluşmasına, tarihi vatanlarımıza yeniden sahip çıkmak için çizdiği stratejik yol haritasına ve dile getirdiği önemli mesajlara tam desteğimizi ifade ediyoruz, 

Bizler Göyçe-Zengezur Azerbaycan Türk Cumhuriyeti olarak stratejik hedeflerimize ulaşmak ve tarihi misyonumuzu hayata geçirmek için tüm gücümüzle vatanımızı teslim alana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz, dedi


Kaynak: https://osmanliteskilat.com/goyce-zengezur-azeri-turk-cumhuriyeti-disisleri-bakanligindan-destek-aciklamasi/

. 

17 Aralık 2022 Cumartesi

Almanya'da çocuk hasta sayısında patlama.

 Almanya'da hastaneler çocuk hasta sayısında patlama nedeniyle alarm veriyor.

Almanya'daki hastanelerde 1995 yılında 25 bin olan çocuk yatağı sayısı şu an 18 bine düşmüş durumda  

Almanya'da solunum yolu rahatsızlığı nedeniyle hastaneye yatırılması gereken çocuk sayısında patlama olurken hastanelerde yer sıkıntısı yaşanmaya başlandı.

Koronavirüs salgını sırasında maske takılması gibi önlemler özellikle yenidoğan çocukların solunum yoluyla bulaşan virüslere temasını ciddi oranda azaltmıştı. Koronavirüs önlemlerinin kaldırılmasıyla Avrupa'nın birçok ülkesinde RSV ile ilk defa karşılaşan yeni doğanlarda ve 2 yaşının altındaki bebeklerde bronşiolit vakasında patlama görülüyor.

Berlin Saint Joseph Hastanesi pediatri servisi şefi Beatrix Schmidt personel sıkıntısı yaşadıklarını ve hastaları kabul etmekte zorlandıklarını belirtti. Normalde 80 yatağı bulunan pediatri ve neonatoloji servisinde personel eksikliği nedeniyle 51 yatak kullanılabilirken yoğun bakım servisinde kalan 18 yatağın da tamamı dolu durumda. 

Bu nedenle yeni gelen hastaları başka hastanelere yönlendirmek zorunda kalıyorlar. Hatta birçok hasta çocuk civar eyaletlerdeki hastanelere helikopterle taşınmak zorunda kaldı.

Robert Koch Enstitüsü verilerine göre 84 milyon nüfuslu Almanya genelinde geçtiğimiz hafta her yaş grubundan 9,5 milyon kişi bir şekilde solunum yolu hastalığı geçirdi. Bu 2021'in aynı döneminin bir hayli üzerinde olurken 2017-18 kışındaki grip epidemisi zamanından bile yüksek bir seviye anlamına geliyor.

Schmidt'e göre hastanelerdeki sıkıntı yıllardır uygulanan tasarruf politikalarından kaynaklanıyor.

Almanya'daki hastanelerde 1995 yılında 25 bin olan çocuk yatağı sayısı şu an 18 bine düşmüş durumda. Schmidt, nüfusu diğer Avrupa ülkelerine göre daha hızlı yaşlanan ve doğum sayısı azalan Almanya'da pediatri servislerine yapılan yatırımlarda azaldı. Schmidt, "Çünkü çocuklar oy kullanamıyor ve tedavi için para ödemiyor," ifadelerini kullandı.

Kendisi de emekliliğe hazırlanan Schmidt bir çok meslektaşının gelecek yıllarda işi bırakacağını ve yeni doktorların bu alanı tercih etmediğini vurguladı.

Kaynak:https://tr.euronews.com/2022/12/15/almanyada-hastaneler-cocuk-hasta-sayisinda-patlama-nedeniyle-alarm-veriyor 


16 Aralık 2022 Cuma

Dış güçlerle huzur ve güven sağlanmaz

GÖYÇE ZENGEZUR AZERİ TÜRK CUMHURİYETİ DIŞİŞLERİ BAKANI DIŞ GÜÇLERLE HUZUR VE GÜVENLİK SAĞLANMAZ

Batı Azerbaycan Göyçe-Zengezur AzeriTürk Devleti Dışişleri Bakanı Mehmet Ali Arslan; 

büyük bir mücadelenin timsali haline gelen Karabağ savaşının hezimetini yaşayan Ermenilerin, bir asır boyunca işgal ettikleri toprakların gerçek sahiplerine geçmesini hazmedemiyorlar. 

Rus Barış Gücünün arkasına sığınarak huzur ve barışın tesis edilmesine karşı çıkmaktalar. 

Dünya kamuoyu da bunu bilmelidir ki, bir bölgede güven ve huzurun mimarları toprakların asıl sahipleriyle gerçekleşmektedir. Tarihte işgalci hiçbir zihniyet, ilelebet işgal ettikleri topraklarda barınamamışlardır. 

Göyçe-Zengezur toprakları da aynı minval üzere artık özgürlüğünü almış ve bu toprakların asıl sahipleri tarafına geçmiştir. 

Azerbaycanlı çevrebilimciler ve Sivil Toplum Kuruluşları (STK) üyelerinin Laçin-Hankendi koridorunda protesto mitingleriyle ilgili olarak bizler de toprağın asıl sahipleri olan ve ata yurduna ayak basmak için yüzyıllardır hasret için de bulunanları destekliyoruz. bu topraklarda huzur ve barışın olmasını istemeyen ve uluslar arası barış anlaşmalarının yapılmasına engel olan Rusya, Fransa, İran gibi dış güçler ve kaos mimarlarını Batı Azerbaycan Göyçe-Zengezur AzeriTürk Göç Devleti olarak şiddetle kınıyoruz.

Batı Azerbaycan Göyçe-Zengezur AzeriTürk Göç Devleti Dışişleri Bakanı Mehmet Ali Arslan; Bizler tarih boyunca kardeşlerimizin yanında olduk ve yine yanında olacağız. Azerbaycan ve Kardeş  Türkiye Cumhurbaşkanlarının siyasetlerini kayıtsız şartsız destekliyoruz. Barış ve huzurun tesisi için bu topraklar, menfaat mimarları olan dış güçlere değil, ata topraklarıyla bir asırdın firakın vuslata inkılabını bekleyin ata toprağının gerçek sahiplerine teslim edilmelidir.

 Kaynak::https://osmanliteskilati.net/haber/goyce-zengezur-azeri-turk-cumhuriyeti-disisleri-bakani-dis-guclerle-huzur-ve-guvenlik-saglanmaz




27 Kasım 2022 Pazar

Ermenilerden alınan topraklar için üzülmemek gerek!

 

ARSLAN: MÜSLÜMANLAR OLARAK ERMENİLERDEN ALINAN TOPRAKLAR İÇİN NEDEN ÜZÜLÜYORUZ?

 


ANKARA- Batı Azerbaycan Göyçe-Zengezur Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mehmet Ali Arslan, 44 günlük savaş sonucunda  Ermenilerden geri alınan topraklara Müslümanlar olarak sevinmek gerektiğini belirterek, "Ama maalesef Ermeniler çok iyi çalışıyor. İçimizdeki hainler aracılığıyla gazetelerde, TV'lerde ve sosyal medyada sanki Azerbaycan'ın toprağı bölünüyor gibi bir intiba oluşturuyorlar. Bu topraklar Ermenilerden alınmış ise orada Müslümanlar iskan edilecekse neden üzülüyoruz" dedi.



ARSLAN GÖYÇE'Yİ TANITTI

Batı Azerbaycan Göyçe-Zengezur Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mehmet Ali Arslan, Osmaniye'de katıldığı kitap fuarında yeni kurulan devletlerini tanıttı.

 İNSAN NİÇİN YARATILDI?

 Osmaniye'de 6. Kitap Fuarı başladı. Fuara farklı kitap evleri bulunan mütercim Mehmet Ali Arslan da katıldı. Aynı zamanda kısa süre önce bağımsızlığını ilan eden Batı Azerbaycan Göyçe-Zengezur Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı görevini de yürüten Arslan, burada bir konferansta katılımcılara hitap etti. Konuşmasına insanoğlunun yaradılış amaç ve gayesini anlatarak başlayan Arslan, insanın niçin yaratıldığını ilgili Kur'an-ı Kerim'den bazı ayetleri de izah ederek açıklık getirmeye çalıştı.

https://www.youtube.com/watch?v=tLNBhjQa2MI&t=31s

'104 YILDIR ESARET ALTINDA YAŞIYORUZ'

Allah’ın insanları yalnızca ibadet etsinler diye yaratmadığını, insanlığın yararına işler yapmasını imar etmesini istediğini anlatan Arslan, "Madem öyle idarecilerimizin çok iyi olması gerekiyor. Peki neden dünyayı, insanlığı Ermenistan yönetiyor. Neden yeryüzünün yönetimini batıya batmakta olan batıya veriyoruz. Bunu düşünmenizi istiyorum. Biz 23 milyon metrekarelik alana hakim iken şimdi 780 bin metrekareye preslenmiş durumdayız. Ve 104 senedir esaret altında yaşıyoruz. Oysa esareti kendine bir zillet olarak gören bir anlayışın mirasçılarıyız. Kendimizin toprağımızın esaret altında olmasına asla razı olmamalıyız" dedi. 

'BÖYLE BİR ECDADA LAYIK OLMAK İÇİN MÜCADELE ETMEK LAZIM'

Nene Hatun'u hatırlatan Arslan, "Nene Hatun kundaktaki bebeğini atarken 'Yetim çocuklar  büyür ancak  vatansız çocuklar büyümez. Osmanlı'nın insanlara bakışını hatırlayalım. Ecdadımızın toprakları için nasıl mücadele verdiğini  hatırlayalım. Osmaniye'den de güzel insanlar vardı. Rahime Hatun, Palalı Süleyman, Köse Mehmed'i hatırlayalım. Onlar: 'Bu toprakları ezip geçebilirsiniz ancak bu toprakları asla size teslim etmeyiz' diyorlardı. Böyle bir ecdada layık olmak için mücadele etmemiz lazım" dedi.

'YENİ KURULAN 8. TÜRK DEVLETİNE SAHİP ÇIKMALIYIZ'

Osmanlı'nın yalın cümlelerle anlatılacak bir devlet olmadığını belirten Arslan, "Bilakis kelimelere derin manalar yükleyen 600 yıl 3 kıtaya hükmeden bir ecdadın torunlarıyız. Bizlerde dedelerimizin izinde yürüyerek yeni kurulan 8. Türk devleti Göyçe-Zengezur Türk Cumhuriyeti'ne sahip çıkmalıyız" dedi.

'ECDADIMIZIN AYAK BASTIĞI TOPRAKLARA YENİDEN AYAK BASMAMIZ LAZIM'

Fatih Sultan Mehmet, Selahaddin Eyyubi ve Sultan Alparslan'dan söz eden Arslan, "Yine Çanakkale'yi hatırlayalım. Metrekareye 600 merminin düştüğü bir ruhta bizim canlanmamız lazım. Gençlerimize bunu anlatmamız lazım; 'Dün biz 23 milyon metrekarelik alana sahipken bugün 780 bin metrekareye preslendik' dememiz lazım. Dünyaya liderlik yapmamız lazım. Ecdadımızın dün ayak bastığı topraklara yeniden ayak basmamız lazım. Bunun için önce silkelenmemiz lazım" diye konuştu.

 "Şimdi kurulan 8. Türk devleti Batı Azerbaycan Göyçe-Zengezur Türk Cumhuriyeti de Osmanlı'nın Müslüman toprağıdır" diyen Arslan, yaklaşık 15 bin metrekarelik bir toprağın hiçbir gerekçe gösterilmeden Ermenilere verildiğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kızlarımız Meryem iken Maria oldu. Gölümüz Göyçe iken Sevan oldu. Bizler ne yapmalıyız. Maria'ları Meryem'e, Sevan'ı yeniden Göyçe yapmak için mücadele etmemiz lazım.

'AVRUPA VE ABD TAŞERONU PKK'

 Yüzlerce yıldır uyuyan bir dev vardı artık o dev uyandı. Milletin mücadele ruhunu içinde barındıran ve hiçbir esareti kabul etmeyen bizlerin kimsenin toprağında gözümüz yoktur. Ancak bizim toprağımızda gözü olanlara da hesap sormamız lazım. Avrupa'nın ABD'nin taşeronu olan PKK üzerinden yıllarca bu Ermeniler soykırım iddiasında bulundular. (https://www.youtube.com/watch?v=5k8giJlW4dI&t=127s) Bunlar safsatadan öte değil. Bizde onlara sınır soykırımından söz edeceğiz. 23 milyon metrekare nasıl 780 bin metrekareye indi bunu anlatmamız lazım.

https://www.youtube.com/watch?v=Ilm_Hk3Z5_Q

'İÇİMİZDEKİ HAİNLER İYİ ÇALIŞIYOR'

Biz Ermenilerden bu toprakları geri aldık yani 100 yıllık bir rüya 40 yıllık bir mücadele ve 44 günlük son savaş ile burayı geri aldık. Buna Müslümanlar olarak sevinmemiz lazım ama maalesef Ermeniler çok iyi çalışıyor. İçimizdeki hainler aracılığıyla gazetelerde, TV'lerde ve sosyal medyada sanki Azerbaycan'ın toprağı bölünüyor gibi bir intiba oluşturuyorlar. Bu topraklar Ermenilerden alınmış ise orada Müslümanlar iskan edilecekse neden üzülüyoruz. Bizim bunları çocuklarımıza iyi anlatmamız lazım.

'85 MİLYONLUK MÜSLÜMAN TOPLULUK NEREYE SIĞACAK'

Biz bunu anlatamaz isek yeni neslimiz toprak vermeye devam edecektir. Hadi toprak verelim, şimdi Suriye 5, 10 milyondan müteşekkil bir topluluktu ama dünyaya sığmadı. Peki bir topraksız bırakılırsak, vatanımız elimizden alınırsa 85 milyonluk Müslüman topluluk nereye sığacak.

'ARTIK HEM TÜRKLER HEM KÜRTLER UYANMIŞ DURUMDA'

Küresel güçlerbu oyunları iyi oynuyor. Yıllarca dünyanın çeşitli coğrafyalarda insanları şu veya bu diye böldüler kavga ettirdiler. Güneydoğu'da Kürt-Türk kavgası başlattılar ve kısmen başarılı oldular. Ama artık hem Türkler hem Kürtler uyanmış durumda. Artık bu küresel şer odaklarına birim vermeyecekler" şeklinde konuştu.

https://www.youtube.com/watch?v=tLNBhjQa2MI&t=31s

ulusalhaber-ulusalajans

27.11.2022

23 Ağustos 2022 Salı

Ürgüp-Kapodakya, gezdim,gördüm,yazdım.


GEZDİM, GÖRDÜM YAZDIM


'Rukiye DEMİR

Türk Gücü Tv.ve ulusalhaber-ulusalajans

Kayseri-Temsilcisi)

Ürgüp Kapodakya bölgesinin en önemli merkezlerindendir. 

Nevşehir ilinin 20 km. doğusundadır. 

Cumhuriyet döneminde Ürgüp ismini alana kadar, Osmanlılar zamanında Burgut Kalesi, Selçuklular döneminde Bashisar, Bizans döneminde Osiana(Assiana),Hagios Prokopios, isimleri ile anılmıştır. 

Ürgüp bölgesi Volkanik orijinli jeolojik bir yapıya sahiptir.  Bölgede, yağmur ve rüzgarın binlerce yıllık bir zaman aşımı neticesinde uğrattığı erozyonların meydana getirdiği Peribacaları olarak adlandırılan ilginç doğal yapıları görmek, gerçekten insanı şaşırtmaktadır. 

Vadi yamaçlarından akan yağmur sularının ve daha sonra esen rüzgarların aşındırmaları sonucunda oluşan yarıklar arasında yükselen Peri bacaları bu bölgeye has çok ilginç peysaj görüntülerini oluşturmuştur. Görmeğe değer manzaralar Turistlerin ilgisini çekmekte ve her yaz bu bölgeye bir çok ülkeden turistler gelmektedir. 

GEZİLECEK YERLER

Pembe Vadi : Urgup-Avanos yolunun tam ortasinda yer alan vadide peribacalarının en tipik örnekleri görülebilir. Doğal oluşumların cok yoğun bir biçimde yer aldığı bu bölgede, doğanın kayaları deve, tavşan gibi birçok şekilde oluşturduğu gözlenir.

Kızılçukur : Her zaman önemli bir üzüm ve şarap üretim merkezi olan bu bölgede, peribacalari içine yapılmış, üzüm resimleri ile bezenmiş bir kilise bulunmaktadır. Değişik renklerde pek çok peribacasının yer aldığı bu vadi aynı zamanda günbatımında oldukça ilginç seyir noktası durumundadır.

Mustafapaşa : 1924 K yapılan nüfus değişimine (Mübadele) kadar Ortodoks Hıristiyanların barındığı Mustafapaşa, tipik bir müze - kent görünümündedir. 19. yüzyil kiliselerinin örneklerinden Aziz George, Aziz Vasilios ve Aziz Stefanos Kiliseleri ziyarete açıktır. Ayrıca bu ilginç kasabada Hiristiyan ve Selçuk yapı işçiliğinin özgün örneklerini görmek mümkündür.

Sarıhan : 1217 yilinda Selcuklu Sultanı Alaattin Keykubat tarafindan Aksaray-Ürgüp-Kayseri yolu uzerine yaptırılmıştır. Bu kervansaray önemli bir konaklama ve barınma merkezi olarak tarihte yerini almıştır. Selcuklu-Türk mimarisinin en önemli eserlerinden birisidir. Daha sonra asvalt yolu yapılmış ve iyi bir restorasyona tabi tutulmustur. 

Sarı taşların hakim olduğu yapının adı bu taşların renginden gelmektedir. 

Halacdere : Yumucak tufler icine kazılmış ve 10-12. ve bir kısmı ise 13. asıra tarihlenmektedir. Bir kısmı aınmış ve yıkılmış bulunan büyük bazilike tipi kiliseler mevcut olup bir zamanlar hiristiyanlarca hastane olarak kullanildigi sanilmaktadir.

Ortahisar'daki baska kiliseler Aziz Peter ve Aziz Paul Kiliseleri ile Meskendir Deresindeki kiliselerdir.

Fıratkan : Göreme Açıkhava Müzesi yolu üzerindeki Fıratkan, küçük bir kiliseler gurubudur. Bir yatakhanesi, yemekhanesi, muttagi ve depolari mevcut olup iki katli olarak insa edilmisir. Iki kat birbirine tuneller ile baglanmis olup cok ilginc bir yapı tarzı vardır.

Ortahisar : Kasabanın merkezi Ürgüp-Nevsehir yoluna 1 Km. mesafededir. Merkezde bulunan 50 m. yuksekligindeki tarihi kaya-kale ana yoldan da görülebilmektedir. 

Kaya mağara otel

Eski bir barinma mekanı olan Ortahisar Kalesi uzerine cıkılabilmekte olup, burası ilginc bir seyir ve resim cekme noktasıdır. Ortahisar bolgesi zengin bir manastir yaşamının orneklerini barındırmaktadır. Harim Kilisesi, Sanca Kilise ve Cambazli Kilise bu beldenin başlıca görülmeye değer eserleridir. Ortahisar, cok canli bir kültür ve ticaret merkezidir. Cukurova'nin ürünü olan limon, bu bolgedeki volkanik kayalar icine oyularak yapılmış olan tabii soğuk hava depolarinda muhafaza edilir ve buradan tum Turkiye'ye dagıtılır. Bolgede turizme ilk acilan kasaba olan Ortahisar'm halki konukseverligi ile ünlüdür.

Aziz Theodore (Tağar)Kilisesi:Ürgüp-Kayseri yolundan 8.5 km sonra sağa dönülüp 8 km daha gidildiğinde Ürgüp ilçesinin Yeşilöz köyüne ulaşılır. Buradaki Aziz Theodore adına yapılmış olan Tağar Kilisesi 'T' planlı, merkezi kubbelidir. Üst katta bulunan galeriye bir merdiven sayesinde çıkılmaktadır. Bu nedenle Kapadokya kiliseleri içinde tek örnektir. Genelde resimleri iyi korunmuş olan kiliseyi üç sanatçı kendi stillerine göre farklı zamanlarda süslemiştir.

Taşkınpaşa Cami: Ürgüp'ün 20 km güneyindeki Damsa köyü merkezinde yer alan Taşkınpaşa Camii, Karamanlılar Dönemi'ne aittir. Halen Ankara Etnoğrafya Müzesi'nde sergilenen cevizden kakma tekniğinde yapılmış mihrabı, bugüne kadar kalan tek ahşap örnek olması nedeniyle önemlidir.

Taşkınpaşa Camisinin hemen karşısında Hızır Reis'e ait Taşkınpaşa Türbesi yeralır. Aynı döneme tarihlenen türbeye iki taraflı, basamaktan oluşan merdivenle çıkılmaktadır.

Taşkınpaşa Camisinin yakınında bir de aynı adla anılan medrese bulunmaktadır.

Kadı Kalesi : Gecmis zamanlarda kadınlar ve çocukların tehlike anında sıgındıkları bir kaya kale idi. Gerektiginde kacabilmek icin, tepenin altındaki Damsa Cayi'na acılan bir tüneli vardı. Büyük bölümü 1954 yilinda erozyona ugrayarak yıkıldı. Zamanımızda saglam kalan bölümleri gezip görmeye acıktır.

Temenni (Anıt Mezar ) : 1288 yilinda Vecihi Pasa tarafindan Kılıcarslan (Nukrettin) icin yaptırılmıs olan bir anıt mezardır. Kadi Kalesinin tam tepesinde yer alan Temenni Anıt Mezarı'nın en ilginc ozelligi 700 metre uzunlugundaki tunelidir. Ziyaretciler bu tunelin Seyirlik Noktasi'na cikan uzun bir koridorunu gezebilmektedirler. Temenni Anıt Mezarı sonraları Anadolu'nun en eski kütüphanelerinden birisi olarak kullanilmistir.

Altıkapı : XII. veya XIII. yuzyil Selcuk doneminin komutanlarindan birinin esi ve cocuklari anısına inşa edilmiş bir anıt mezardır.

Damsa Barajı : Ürgüp'e 17 km uzaklıkta, Domsa Cayı uzerindeki sulama amaçlı, Domsa Barajı gölü kıyısı önemli bir mesire yeri durumundadır. Çam ağaçları ile dolu göl kıyısı sıcak yaz günlerinde ve hafta sonlarında piknik yeri olarak her zaman hizmet vermekte olup piknik masa ve oturakları ile hazır ocakları vardır. Ayrıca, Mustafapasa, Cemil, Taskinpasa, Sahinefendi, Soganlı guzergahındaki gezi ve turlarda aranan bir soluklanma noktasıdır.

Haber-Tanıtım

Rukiye Demir

Türk Gücü Tv.ve ulusalhaber-ulusalajans

Kayseri temsilcisi



14 Ağustos 2022 Pazar

İŞVERENLERİN DİKKATİNE

 İŞ VERENLER BUNLARI BİLİYOR MU?

İşverenler devletin kendilerine tanımış olduğu İSTİHDAM TEŞVİKLERİNDEN gerektiği şekilde yararlanabiliyorlar mı?

Bu konuda yaptığımız araştırma neticesinde, bir çok işverenin kendi lehlerine çıkarılmış olan ve her yıl uzatılan 4447 sayılı kanunun geçici 10.Maddesi (6111 kanun no.lu teşvik) ve 447 sayılı Kanunun Geçici 19. Maddesi (7103 sayılı Kanun) başta olmak üzere iş yerinin yararlanabileceği tüm teşvik kanunları esas alınarak 4857 Sayılı İş Kanunu ve 5510 Sayılı Kanun uyarınca iş yeri çalışanlarından teşvik kapsamında değerlendirilerek, Teşvik Primlerinden yararlanmaları konusunu iş verenlerin yeterli bilgiye sahip olmadıklarından bu teşviklerden yararlanamadıkları görülmektedir.

Söz konusu kanun maddelerinden işverenlerin yararlana mamalarının en büyük sebebi ise; kanun maddelerinin karmaşıklığıdır.

Gerek bazı Mali Müşavirler ve gerekse şirketin Muhasebe birimleri de bu konuda yeterli bilgi ve mevzuata hakim olmadıklarından, karmaşık olan kanun maddelerinde belirtilen kriterleri tam tespit edemeyerek işverenin lehine hareket ederek, Sigorta Bildirimlerinde Teşvikten yararlanacak personeli bildirememektedirler. 

İSTİHDAM TEŞVİKLERİ NEDİR?

İstihdam teşvikleri; belirli şartları taşıyan işsizleri istihdam eden işverenlere değişen sürelerle ve tutarlarla prim, vergi veya ücret destekleri sağlanmasıdır. Bu teşviklerin bir bölümü İŞKUR tarafından finanse edilmekle birlikte, işlem uygulayıcısı Sosyal Güvenlik Kurumudur.

ŞİRKETLER NEDEN SGK TEŞVİK HİZMETLERİ ALMALIDIRLAR?

Devlet ülkemizde istihdamın artması ve işsizliğin azalmasını sağlamak amacıyla, bazı koşulların yerine getirilmesi şartıyla birçok iş yerini ve işçiyi desteklemek amacıyla bu kanunları yürürlüğe koymuştur.

Bu hizmetin yürütülmesinde Sosyal Güvenlik Kurumu yetkili kılınmıştır. 

SGK. Bünyesinde SPGM İSTİHDAM TEŞVİKLERİ DAİRE BAŞKANLIĞI vardır, konu ile ilgili bilgiler buradan alınabilir.

İşverenlerin iş yerlerinde çalıştırdıkları mevcut çalışanlar ile işe alacakları potansiyel çalışanlardan optimum fayda sağlayacak teşviklerin maksimum verimlilik sağlanacak şekilde firmaların kullanabilmesi ve tasarruf geliri elde etmesi adına gerekli ve yararlı bir uygulamadır.  Teşviklerden yararlanabilmek için işyeri ve işçiyi ilgilendiren çok sayıda kriter belirlenmiş olup, bunların bir kısmı sistemsel olarak SGK tarafından hesaplanmakta, diğer kısımların ise işveren tarafından hesaplanarak bildirilmesi istenmektedir.

İşverenlerin söz konusu kanunlarda belirtilen kriterlerin iyi hesaplanarak, çalıştırdıkları personele devletçe sağlanan teşviklerden yararlandırabilmeleri için Uzman bir ekibe müracaat ederek, işçilerin ne kadar teşvik primlerinden yararlanıp yararlanamayacağını inceletmelerinde elbette yarar vardır.

Söz konusu Teşvikten işveren yararlandığı zaman ne karı olmaktadır? 

İşverenin söz konusu teşvikten yararlanması halinde bir personelden yıllık  minumum 9.307,44 TL. maksimum 69.806-TL kazanç sağlayacağı söylenmektedir. 

Ülkemizde işsizliğin arttığı bu dönemde, Devletimizin İşverenlere sağladıkları İSTİHDAM TEŞVİKLERİNDEN yararlanarak, bünyelerinde daha çok işçi istihdam etmeleri, ülkemiz adına yararlı olacağı kanaatindeyiz. 

Ulusalhaber-ulusalajans

Zekeriya Tümer

Tel: 05522204518

Ulusalhaber1881@gmail.com