12 Mayıs 2018 Cumartesi

İran'ın Türk yoğunluklu Erdebil eyaletinin milletvekili Südeyif Bedri, Türk dilinin okullarda okutulması gerektiğini savundu. (12 Mayıs 2018 Cumartesi-Gazete 2023, Araz News)

Güney Azerbaycan Türklüğü Türkçe eğitim istiyor 
İran'ın Türk yoğunluklu Erdebil eyaletinin milletvekili Südeyif Bedri, "Türk dilinin (Türkçe'nin) Güney Azerbaycan'daki bütün okullarda okutulması gerektiğini savundu.
(12 Mayıs 2018 Cumartesi-Gazete 2023, Araz News)
Güney Azerbaycan bölgesindeki Erdebil şehrinin İran parlamentosu milletvekili Südeyif Bedri, İran Anayasası’nın 15. maddesine dayanarak Türk dilinin okutulmasını talep etti. Araz News haberine göre Südeyif Bedri bu sözleri 4 Mayıs’ta “Muğam Şahseven İşçi Bayramı” nda dile getirdi. Erdebil milletvekili Bedri, “Seçimlerde çeşitli adaylar bu konuyu defalarca dile getirdi, ancak şu ana kadar bu yönde hiçbir adım atılmadı. Ana dilimizin yok edilmesini önlemek için 15’inci madde uygulanmalıdır” dedi. 
İRAN ANAYASASI'NIN 15. MADDESİ
İran Anayasası'nın 15. maddesinde Fars olmayan halkların kültürünün ve dilinin korunması gerektiği belirtiliyor. 
Südeyif Bedri, ayrıca anadilini öğretme alanında özel çalışmalar yaptığını da belirtti. 
Milletvekili Bedri, “142 milletvekilinin anadil öğretimi hakkındaki imzalarını toplayarak taslak bir öneri hazırladım. Bu projeye göre, devlet Türk dilinin öğretimini ve 15. maddenin uygulanmasını sağlamalıdır. Ayrıca yardımlarınızla mecliste bu konuda kanun çıkmasını sağlayabiliriz.” şeklinde açıklamalarda bulundu. Milletvekilinin bu sözleri, festival katılımcıları tarafından büyük bir sempati ile karşılandı. Güney Azerbaycan milletvekilinin bu sözleri iktidar yanlılarını kışkırttı ve onları bu açıklamalara karşı harekete geçirdi. Güney Azerbaycan’a karşı düşmanca davrandığı bilinen Ruhani yanlısı sözde yenilikçi “Kanun” adlı gazete milletvekilinin açıklamasının ardından, Anayasa’nın 15. maddesine uymadığına dikkati çekerek, İran’da anadilinin öğretilmesinde ülke güvenliğini tehdit edici bir unsuru olduğunu söyledi.
Kaynak //http://www.gazete2023.com/turk-dunyasi/gazerbaycan-turklugu-turkce-egitim-istiyor-h75943.html

11 Mayıs 2018 Cuma

Engelliler Konfederasyonu, seçimlerde engellilerin sandığa erişimlerinin sağlanmadığını ve oylarının güvence altına alınmadığını belirtti. (Engelliler Konfederasyonu Genel Başkanı Turhan İÇLİ ve Genel Sekreter Eyüp DOĞAN)


Fotoğraf: (Evrensel) Engelliler Konfederasyonu Genel Başkanı Turhan İÇLİ ve Genel Sekreter Eyüp DOĞAN ile Yönetim Kurulu Üyelerinden Bir Grup Basın Toplantısında Görülüyor.
‘Sandıkların yüzde 50’sinden fazlası engelli erişimine uygun değil. Engelliler Konfederasyonu, seçimlerde engellilerin sandığa erişimlerinin sağlanmadığını ve oylarının güvence altına alınmadığını belirtti.' 
Engelliler Konfederasyonu Başkanı Turhan İçli, “Erişimi mümkün olmayan oy sandığı kalmayacak” sözü verilmesine rağmen 24 Haziran seçimlerinde 6 milyon engelli seçmenin oy sandıklarına güvenli erişilebilirliğinin sağlanması konusunda herhangi bir ilerleme kaydedilmediğine dikkat çekti. İçli, “6 milyon engelli seçmen kitlesi ya oy kullanamıyor ya da kullandığı oyun kendi iradesine uygun kullanılıp kullanılmadığını maalesef bilmiyor” dedi
ENGELLİLER YA OY KULLANAMIYOR YA DA OYU İRADESİ YÖNÜNDE KULLANILMIYOR
Engelliler Konfederasyonu, 24 Haziran seçimlerinde engellilerin oy kullanımındaki erişilebilirlik, güvenlik ve gizlilik koşullarını değerlendirdiği bir basın toplantısı düzenledi. Engelliler Konfederasyonu Genel Merkezinde yapılan toplantıda konuşan Genel Başkan Avukat Turhan İçli, kendilerine 2019 seçimlerinde “Erişimi mümkün olmayan oy sandığı kalmayacak” sözü verilmesine rağmen bu konuda herhangi bir ilerlemenin kaydedilmediğini belirtti. İçli, tek farkın ağır derecede engelli olanlara oy sandığının götürülmesine ilişkin karar olduğunu ancak bunun da henüz nasıl sağlanacağının belli olmadığını belirtti. Oy kullanılacak mekanların yüzde 50’sinden fazlasının engelli erişimine uygun olmadığını belirten İçli, “En son 16 Nisan referandumunda gördük. Baronun oluşturduğu kriz masasına yüzlerce şikayet geldi. Bedensel engelli arkadaşımız binanın önüne kadar gidiyor ama sandığa erişemediği için oy kullanamıyor. Çoğu insan bu tür durumlarla karşılaşacağını bildiğinden oy kullanmak için evinden dahi çıkmıyor” dedi. Binlerce engellinin sandıklara erişemediği için yurttaşlık hakkını yerine getiremediğini kaydeden İçli, refakatçi eşliğinde oy kullanan engellilerin de kendi iradesi yönünde oy kullanıp kullanmadığı noktasında emin olamadığını kaydetti. İçli, “Engellilerin erişiminin sağlanamaması demokrasiye gölge düşüren bir uygulama. 5-6 milyon engelli seçmen kitlesi ya oy kullanamıyor ya da kullandığı oyun kendi iradesine uygun kullanılıp kullanılmadığını maalesef bilmiyor” dedi. İçli, Engelsiz Erişim Derneğinin bu konuda çalışmalar yaptığını belirterek engellilerin oy sandıklarına güvenli erişimi için oy şablonları, oy makinesi gibi birçok yöntemin bulunduğuna dikkat çekti.
‘MECLİS’TE ENGELLİ TEMSİLİ SAĞLANMALI’
TBMM’de engelli hareketinden gelen, engelli birikimini temsil eden temsilci bulunmadığını kaydeden İçli, siyasi partilere de daha çok engellinin temsilini sağlanması ve tüzüklerine engelli kotası getirmeleri yönünde çağrı yaptı. İçli, “Biz artık partilerin engellileri aldatmasının sona erdirilmesini istiyoruz. Binlerce engelli aday adayı oluyor ancak seçilemeyecek yerlerden aday gösteriliyor. Bunlara karnımız tok. Sadece engelli sorunları ile ilgili değil Türkiye sorunları ile ilgili söz söyleyecek çok sayıda engelli arkadaşımız var. Bunların Meclis’e taşınması gerek” dedi. (Ankara/EVRENSEL)

7 Mayıs 2018 Pazartesi

GÜNÜN HABERİ "MEHMET ARİF DEMİRER" DEVLET BAHÇELİ İLE DENKTAŞ ADINA GÖRÜLECEK BİR HESABIM VARDI!... & Sayın Devlet Bahçeli'ye AÇIK MEKTUP

DEVLET BAHÇELİ İLE RAUF DENKTAŞ ADINA GÖRÜLECEK BİR HESABIM VARDI!..
Denktaş Bey’e söz vermiştim, “Günün birinde bu hesabı görecek ve kapatacağım” diye. Bugün, o sözü yerine getiriyor ve borcumu ödüyorum.
Aşağıdaki 7 maddelik metin Denktaş Bey’in 16 Nisan 2004 sabahı bana ve rahmetli Kamil Raif Bey’e, “KKTC seçmenlerinin, 24 Nisan Referandumunda bir yanlışlık yaparak EVET demelerini önlemek için bir HAYIR kampanyası başlatacağım. Şu metni AKP dışındaki siyasi parti genel başkanlarına imzalatıp en geç Salı gününe kadar gönderin.” 16 Nisan Cuma idi.
Devlet Bahçeli Beyin İMZALAMADIĞI, Denktaş Bey’in HAYIR Kampanyası Metni:
1 – Annan Planı’nın bilinen yönleriyle, KKTC’yi temelden yok edeceği, Kıbrıs Türk Toplumunu ekonomik ve sosyal baskılar altında bırakacağı açıkça görülmektedir.
2 – Plan’ın pek çok yönü olduğu ve 24 Nisan tarihine kadar bütün bunların halka anlatılmasına olanak bulunmadığı da bir gerçektir.
3 – Plan bu hali ile uygulamaya konduğunda, masa başında anlaşamayan ve yıllardır ihtilaf halinde bulunan iki toplum, bir arada yaşamaya zorlanmış olacaktır. Bu ise gerek Ada gerek Bölge barışını büyük ölçüde tehlikeye sokacak bir durumdur.
4 – İçeriğini tam olarak bilmedikleri bir Plan’a ‘EVET’ demek için zorlanan, adeta dönüşü olmayan bir yola sokulan Kıbrıs Türk toplumuna büyük bir haksızlık yapıldığı kanaatindeyiz.
5 – Kıbrıs Türk halkının bu Plan’a ‘HAYIR’ demek hakkına da sahip olduğunu bu vesile ile beyan etmek isteriz.
6 – 24 Nisan Referandumundan ‘HAYIR’ çıkması halinde, bunca baskıya boyun eğmeyen bu değerli topluma bütün Dünya ister istemez saygı duyacaktır.
7 – Keza, Referandumdan ‘HAYIR’ çıkması halinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti kadar, Türk Milleti, KKTC’nin yücelmesi ve güvenliği için, her türlü maddi ve manevi desteği, artan bir şevkle vermeye devam edecektir.
Aşağıdaki paragraflar da Devlet Bey’in, 15 Temmuz 1999 günü Denktaş Bey’in TBMM’deki tarihi konuşmasından sonra söz alarak yaptığı uzunca konuşmadan alınmıştır:
“Türkiye, her şeye rağmen, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin arkasında durmak zorundadır; çünkü, Türkiye’nin vereceği her taviz, Kıbrıs Türklerini 1974 öncesine götürecek yolun açılmasına zemin hazırlayacaktır.
“Diğer taraftan, Kıbrıs’ta atılacak her geri adım, Türkiye’ningüvenliğini tehlikeye düşüreceği gibi, bütün uluslararası ilişkilerinde zemin ve itibar kaybetmesine yol açacak, başta komşuları olmak üzere, Türkiye’den, diğer konularda tavizler beklenmesini beraberinde getirecektir…
“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin bir gerçek olduğunun ve ebediyen var olacağının, bir çözümde esas teşkil etmesi gercekliğinin altını çizmek gerekir. Kıbrıs Rum yönetimi ve Yunanistan’ın değişmeyen politikası ortada dururken, çözüm adına bazı tavizlere yol açabilecek, özellikle de, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin varlığını esas almayan görüşmelere devam etmenin anlamı yoktur."
Hangi Bahçeli'ye inanalım? 15 Temmuz 1999'da hamasi nutuk atana mı, 24 Nisan Referandumundan EVET çıkmasını isteyen AKP Hükümeti'ne, bugün olduğu gibiher konuda kayıtsız şartsız teslim olarak KKTC'yi bile gözden çıkaran 2004 model Bahçeli'ye mi?
Denktaş Bey'in hazırladığı HAYIR kampanyası metnini tereddütsüz imzalayanlar (ıslak imzalı metin bende): Ecevit, Yazıcıoğlu, Kutan ve Perinçek. İmzalamayanlar: Baykal, Ağar, Bahçeli.
Mehmet Arif Demirer
Hedefi ‘Kemalist – demokrat TÜRKİYE’ olan Dergi 
Güncel Yazılar No 2 – 14 Temmuz 2015
Çökertme Caddesi No 67/191 – Yalıkavak – Bodrum
demirer@kemalizm1938.org 0252 385 4423 - faks 0252 385 5443 demirer@dp1946.org

SAYIN (MHP BAŞKANI) DEVLET BAHÇELİ’ye AÇIK MEKTUP
Size;
7/8 Haziran gecesi alelacele neden Ana Muhalefet görevini benimsediniz, diye sormayacağım.
CHP’ni adayını HDP desteklerse bizim oylarımız geçersiz olur, demişken kendi adayınızın HDP’nin desteği olmadan seçilebileceğini, seçilmesini talep ettiğinizi nasıl düşündünüz, diye de sormayacağım.
Sık sık değişen Kırmızı Çizgilerinizin son şeklinde ilk sırada yer alan ‘PKK’nın silah bırakması’ konusunu koalisyon şartı olarak kime yönlendirdiğinizi hiç sormayacağım, çünkü bu şart, olsa olsa, idam cezasını ömür boyuna dönüştürdüğünüz Öcalan’a dayatılabilir.
Sormam gereken şu soruyu da sormayacağım, ilk seçimde kendi seçmeniniz soracak ve gereğini yapacaktır: “Allah aşkına; 7 Haziran öncesi meydanlarda bağıra bağıra ülkeyi AKP’den kurtaracağınızı vaat ettiniz, toplu olarak % 59 oy verdik, neden iktidar olup AKP’nin tahribatını düzeltmeye başlamıyorsunuz?”
Size ne soracağım Sayın Devlet Bahçeli, merak ediyor musunuz?
Önce, 2004 yılına dönelim. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ortadan kalkmasına yönelik 24 Nisan 2004 Referandumunda AKP Hükümeti tarafından dayatılan ‘EVET’ kampanyasına karşı Denktaş’ın ricası doğrultusunda hazırlatılan Bildirideki şu cümleleri dikkatle okuyalım.
“Annan Planı’nın bilinen yönleriyle, KKTC’yi temelden yok edeceği, Kıbrıs Türk toplumunu ekonomik ve sosyal baskılar altında bırakacağı açıkça görülmektedir.
“İçeriğini tam olarak bilmedikleri Annan Planına ‘Evet’ demek için zorlanan, adeta dönüşü olmayan bir yola sokulan Kıbrıs Türk toplumuna büyük bir haksızlık yapıldığı kanaatindeyiz.
“24 Nisan Referandumundan ‘HAYIR’ çıkması halinde bunca baskıya boyun eğmeyen bu değerli topluma bütün Dünya ister istemez saygı duyacaktır.
“Keza Referandumdan ‘HAYIR’ çıkması halinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti kadar, Türk Milleti, KKTC’nin yücelmesi ve güvenliği için, her türlü maddi ve manevi desteği, artan bir şevkle vermeye devam edecektir.”
Şimdi imza durumuna bakalım. Hiç tereddüt etmeden imzalayanlar: M. Yazıcıoğlu, B. Ecevit, R. Kutan ve D. Perinçek. Adının karşısında imza yeri boş duran: Devlet Bahçeli.
Sorumu soruyorum: Bu mudur MHP’nin Türk Milliyetçiliği anlayışı? Eğer bu ise, 23 Kasım 1961 günü 3 gün için gittiğim ancak, tanıyınca 30 gün kaldığım Hindistan’da ve daha sonra İngiltere’de, Almanya’da ve ikimiz de yurda döndükten sonra Türkiye’de sık sık görüştüğüm, mektuplaştığım (O’nun bana mektuplarını yayımladım) TÜRKEŞ ile ortak noktamız olan ‘Tüm Dünya Türkleri Bizimdir’ anlayışı (eskiden Turancılık, derlerdi) ile bu bildiriyi imzalamayan düşünceyle ve tutumla taban tabana zıt değil midir???
Sn. Mehmet Şandır’ın size getirdiği Bildiriyi neden imzalamadığınızı öğrenememiştik. On bir yıl sonra lütfeder açıklarsanız çok memnun olurum. Türkeş’in ve Denktaş’ın ruhları rahatlar

5 Mayıs 2018 Cumartesi

SON DAKİKA: "Esad rejimi ve destekçisi Rusya, gerginliği azaltma bölgelerinden Kuzey Humus ablukasının sonlandırılması için zorunlu tahliyeyi şart koştu."

Rusya ve Suriye şart koştu: Gidin!
Esad rejimi ve destekçisi Rusya, gerginliği azaltma bölgelerinden Kuzey Humus ablukasının sonlandırılması için zorunlu tahliyeyi şart koştu. En son Doğu Guta'da yaşanan senaryonun tekrarlanmasını istemeyen muhalifler, anlaşmayı reddetti.

Suriye'deki Beşşar Esed rejimi ile ablukada tuttuğu ve gerginliği azaltma bölgeleri kapsamındaki Kuzey Humus'taki askeri muhalif gruplar, bölgedeki kuşatmanın sonlanması için anlaşmaya varamadı. Bölgedeki AA muhabirinden alınan bilgilere göre, dün rejim ve muhalifler, Rusya'nın arabuluculuğunda Kuzey Humus ablukasının sonlandırılması için görüşmeler yaptı. Ancak askeri muhalif grupların, rejimin askeri unsurlarının bölgeye girmemesi, çıkmak isteyenlerin çıkıp kalmak isteyenlerin bölgede yaşamaya devam edebilmesi, rejimin bölgeye yeniden su vermesi, ateşkesin Türkiye ve Rusya'nın gözetiminde sürmesi gibi talepleri karşılanmadı.
Rusya, kısa süre önce Doğu Guta'da uygulanan zorunlu tahliye ve askeri muhaliflerin silahlarını teslim etmesi şartlarını dayattı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da dün öğle saatlerinde Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile telefon diplomasisi yaptı. Ancak Rusya'nın tavrının değişmemesi ve muhalif grupların büyük kısmının şartları kabul etmemesi üzerine anlaşma sağlanamadı.
Suriye şart koştu: Gidin!
Bölgede Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) çatısı altındaki grupların ittifakı olan Dördüncü Kolordu, Kuzey Humus'tan çıkmayacaklarını ve çatışmaya hazırlandıklarını duyurdu. Aynı zamanda bölgedeki siviller, Rusya'nın dayatmaya çalıştığı anlaşma şartlarını protesto etti. Rusya, yerel saatle 12.00'ye kadar askeri muhalif gruplara süre tanıdığını bildirdi.
Humus gerginliği azaltma bölgesinde durum
Humus'un kuzeyinde muhaliflerin kontrolündeki 592 kilometrekarelik alan 5 yıldır abluka altında tutuluyor. Bölgede 200-250 bin kişi yaşıyor. Bölge, Türkiye, Rusya ve İran tarafından Mayıs 2017'de Astana anlaşmaları çerçevesinde gerginliği azaltma bölgeleri kapsamına alınmıştı. Rusya, Humus'un kuzeyini kapsayan gerginliği azaltma bölgesinde 4 Ekim 2017'de rejim ve muhalifler arasında ateşkese varıldığını duyurmuştu. Ancak rejim, geçen ay Şam'daki Doğu Guta'yı abluka ve yoğun saldırılar neticesinde ele geçirdikten sonra, 14 Nisan'da Kuzey Humus'a yönelmişti.

30 Nisan 2018 Pazartesi

Av. A. Erdem Akyüz (Ankara Barosu Üyesi) Hukukun Egemenliği Derneği Genel Başkanı

Hukuk'un Egemenliği Derneği Genel Bakanı
Avukat A. Erdem AKYÜZ
ÇANAKKALE DESTANI VE ONUR BELGESİ İLE ÖDÜLLENDİRİLDİ.
Çanakkale Savaşı ve Destanı’nın 103. yılı nedeniyle yapılan toplantıda, tarafıma “Gaziler Sosyal Hizmetler Merkezi” ve Düzenleme Komitesi Başkanı Sn Nail Kabalı ile E.Tuğgeneral Abdullah Kılıçarslan tarafından “Onur Belgesi” verildi.
Toplantı açılışında yaptığım bir sunuş konuşması sonrasında “Ankara Devlet Halk Müziği Gençlik Korosu” dünyada örneği az görülebilecek derecede muhteşem bir müzikal ve teatral gösteri yaptı.
Böyle bir günde, büyük emek vererek anı gecesini hazırlayan ve bana da bir “Onur Belgesi’ni” layık gören, Sn. Nail Kabalı ve tüm emeği geçenleri kutlar ve teşekkür ederim.

17 Nisan 2018 Salı

SON DAKİKA!.. Devlet Bahçeli'den erken seçim çağrısı. Mhp başkanı Devlet Bahçeli tarih bile verdi!...

Bahçeli'den erken seçim çağrısı, tarih verdi.CHP oyunu gördü. AKP "çok temkinli" Kasım diyor!..
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, öteden beri bilinen sürprizlerinden birini daha yaptı. Parti başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında erken seçim çağrısı yaparak, "26 Ağustos 2018 Pazar günü, yani Malazgirt Zaferi ile Büyük Taarruzumuzun yıl dönümlerinde Türk milleti yeni bir zafer ruhuyla sandığa gidip hem cumhurbaşkanın hem de milletvekili genel seçiminde Türk ve Türkiye düşmanlarına gereken dersi vermesi en makul, en akılcı, en demokratik yoldur" dedi.
Habertürk 'C ittifakı' öneren Bahçeli, 'sırrın s'sini' açıkladı!
Bahçeli şunları söyledi:
Artık ülkemizin 16 Nisan halk oylamasıyla onaylanan cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine herhangi bir tavsama gecikme olmaksızın geçmesi milli beka ve tarihi emanetler açısından acil hal almıştır. Önümüzde iki seçenek vardır ya cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimi için 3 kasım beklenecek ya da seçimler erkene çekilecektir. Önümüzde ülkemiz ve milletimiz aleyhine olabilecek bir siyasi gündem ve seçim süreçleri vardır. Bunu telafi etmek, lazım gelen önlemleri sorumluluk ve şuurla almak siyaset kurumunun ana görevi olmalıdır.
Bilinmelidir ki, gerekli uyum yaslarının süratle çıkarılmasının akabinde, MHP takdir ve tercih hakkını seçimlerin erkene alınmasından yana kullanacaktır. Bu işi daha fazla uzatmaya gerek yoktur.
Kaosa oynayanların oyunlarını bozmak şarttır.
Siyasi muhataplarımıza ve aziz milletimize samimi ve tartışılmasını ümit ettiğimiz teklifimiz şudur: "26 Ağustos 2018 Pazar günü, yani Malazgirt Zaferi ile Büyük Taarruzumuzun yıl dönümlerinde Türk milleti yeni bir zafer ruhuyla sandığa gidip hem cumhurbaşkanın hem de milletvekili genel seçiminde Türk ve Türkiye düşmanlarına gereken dersi vermesi en makul, en akılcı, en demokratik yoldur."

6 Nisan 2018 Cuma

YERLİ VE MİLLİ!.. AKKUYU NÜKLEER SANTRALİ "AKKUYU NÜKLEER A.Ş." YÖNETİM KURULU ÜYELERİ & YORUMSUZ

yerli ve Milli proje: "AKKUYU NÜKLEER A.Ş." Yönetim Kurulu!...
Zoteeva Anastasia, 
Yönetim Kurulu Başkanı (Rus)
Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi’nin Uygulamalı Matematik bölümünden mezun oldu. Stockholm’de (İsveç) Doğu Avrupa Ülkeleri Ekonomisi Enstitüsü’nde “Uygulamalı Matematik” adlı tez çalışmasını sürdürdü. “Brunswick Warburg Corporate Finance” anonim şirketi, “ZENIT” bankası ve “Renaissance Capital” yatırım grubunda farklı yönetici pozisyonlarında bulundu. 2000 yılında “NIKoil” şirketinin başına geçti. Yeniden yapılanmadan sonra 2005 yılında “URALSIB” mali kuruluşunun Operasyon müdürü olarak atandı. 2007 yılında “Rusenergoinvest” adlı Rus yatırım şirektinin başına geçti. 2012 yılında “Rusatom Energy International” Anonim şirketine (A.Ş. REIN, öncesinde A.Ş. “Rusatom Overseas”) Başkan Yardımcısı – İş geliştirme ve satış müdürü olarak katıldı. Görevleri arasında potansiyel Pazar analizi üzerine çalışmaların yürütülmesi ve koordinasyonu, Rusya Devlet Kurumu “Rosatom”un etkili entegre ürün ve hizmet tekliflerinin oluşturulması yer aldı. Ayrıca, “Rosatom” devlet kuruluşu tarafından Finlandiya’da kurulan Hanhikivi-1 NGS dahil olmak üzere şirketin yurtdışındaki projelerini yürüttü. 2016 yılında A.Ş. “RIEN” genel müdürü olarak atandı.
Dedusenko Anton, 
Yönetim Kurulu Üyesi (Rus)
Rostov Devlet Üniversitesi Uluslararası Hukuk bölümü ve İsviçre hükümeti desteği üzerine (SECO) Bern Üniversitesi Uluslararası Hukuk ve Ekonomi bölümünden yüksek başarıyla mezun olmuştur. Anton Dedusenko hukuk alanıda doktora ve Executive MBA derecelerine sahiptir. BM sisteminde (Cenevre, İsviçre) ve Rusya imalat ve danışmanlık şirketlerinde çalışmıştır. Rosatom Devlet Kuruluşunda 2009 yılından beri çalışmaktadır. Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Macaristan, Bulgaristan, Polonya, Ürdün, Hindistan ve Türkiye’deki Rosatom projelerinin geliştirilmesi ve yönetiminde aktif bir rol almıştır. Rusatom Energo International Anonim Şirketine (REIN A.Ş., bundan önce Rusatom Overseas A.Ş.) 2012 yılında Atomstroyeksport şirketinin Hukuk Bölümü Birinci Müdür Yardımcısı, Uluslararası Hukuk Birimi Şefi pozisyonundan geçmiştir. 2017 yılında Rusatom Energo International A.Ş.’de Proje Yönetiminden Sorumlu Birinci Genel Müdür Yardımcısı görevine atanmıştır.
Sakharov Gennady, 
Yönetim Kurulu Üyesi (Rus)
“Rosatom” Rusya devlet kuruluşunda sermaye giderleri, devlet inşaat yapı denetimi ve devlet ekspertizi müdürü, iş analisti, iktisat bilim adayı. Uzmanlık alanları arasında sermaye giderlerinin planlanması, “Rosatom” devlet kuruluşu ve bünyesindeki nükleer sektör şirketlerine ilişkin yatırım programının uygulanmasının sağlanması ile Rusya ve diğer ülkelerde Rus projelerine göre kurulan nükleer tesislerin inşaat kalitesi ve süresinin denetlenmesi yer almaktadır.
2001 yılında Kalininskaya NGS’nin inşaat dairesi müdür yardımcısı olarak atandı. 2007 yılında FGUP Konsern “Rosenergoatom”’un yatırım programlarının yönetimi departmanının başına geçti. Sonradan “Atomenergoprom” anonim şirketine geçip sermaye giderlerine ilişkin yatırım programlarının yönetimi departmanı müdürü görevini üstlendi. 2010 yılından itibaren Devlet Nükleer Enerji Kurumu “Rosatom”da sermaye giderleri müdürü olarak çalıştı, 2012 yılından itibaren ise “Rosatom” devlet kuruluşunun “Yapı endüstri merkezinin” faaliyetlerini yürüttü. 2013 yılında Moskova İnşaat Bilimleri Devlet Üniversitesi’nin “Nükleer tesislerin inşaatı” adlı Rosatom kurumsal departmanının başına geçti. 2014 yılı itibariyle Ulusal Danışman İnşaat Birliği başkanı olarak atandı. Mühendislik ve uluslararası uzmanlar ağıyla etkileşimden sorumlu Rusya İnşaatçılar Birliği Yönetim Kurulu üyesi ve genel müdür yardımcısı olarak göreve başladı. Rusya’nın Rostov, Kaluga, Kursk ve Voronej bölgelerindeki yerel inşaatçılar birliklerinin faaliyetlerini denetlemektedir.
Hasan Cüneyd Zapsu, 
Yönetim Kurulu Üyesi (TC Vatandaşı)
Üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi İşletme ve Münih Ludwig Maximillian Üniversitesi’nde İktisat okuyarak tamamladı. İş hayatına 1977 yılında aile şirketi Azizler Holding’in çeşitli firmalarında Yönetici olarak ve Yönetim Kurullarında görev alarak başladı. 2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurucularından biri oldu. 2008 yılına kadar AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyeliğini üstlenen Zapsu, 2008’de Uluslararası Yatırım ve Yönetim Danışmanlığı hizmetini veren Cuneyd Zapsu Danışmanlık A.Ş. şirketini kurdu. Bunun yanında, İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçılar Birliği Başkanlığı, YASED üyeliği, TESEV Yüksek Danışma Kurulu Üyeliği, FTG ve Dünya Fındık Konseyi-New Jersey Kurucu Eş Başkanlığı, Uluslararası Kabuklu Yemiş ve Kuru Meyve Konseyi (INC)’de Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini yapmış, halen INC İcra Kurulu Üyesidir. 1986 yılından bu yana Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) üyesi, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nda (DEİK) Yönetim Kurulu Üyesi, Türk-Alman İş Konseyi’nde Yürütme Kurulu Üyesi ve Türk-Amerikan İş Konseyi Başkan Yardımcısıdır. İstanbul Üniversitesi Mezunlar Derneği Danışma Kurulu, Uluslararası Antalya Üniversitesi Denetleme Kurulu, Alman Lisesi Yönetim Derneği Yönetim Kurulu Üyeliği’nde olduğu gibi Kamusal Politika ve Demokrasi Çalışmaları Derneği (PODEM) Başkan Yardımcısı, Genç Hayat Vakfı (GHV) Kurucu ve Denetim Kurulu Üyesi, Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Kıdemli Danışmanlığı gibi bazı Sivil Toplum Kuruluşlarında da görev almaktadır.
Lyakhova Ekaterina, 
Yönetim Kurulu Üyesi (Rus)
Ural Devlet Hukuk Akademisi (Ekaterinburg) Yargı ve Savcılık Bölümü “Hukuk çalışmaları” uzmanlık dalından mezun oldu, Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi İşletme Yönetimi Yüksek Okulu (MBA programı) ve Antwerp Yönetim Okulunu (EMBA programı) bitirdi. 1995-2000 yılları arasında “UrKon” hukuki danışmanlık şirketinde (Ekaterinburg) çalıştı, uzmandan, mali mevzuat ve özelleştirme mevzuatı departmanı başkanına kadar bir yol katetti. 2000 yılında “RENOVA” grup şirketinin (Moskova) hukuk departmanının başına geçti. 2006 yılında “Renova project limited” şirket temsilciliğinin başkanı oldu. 2008 yılı itibariyle “Koltsovo-Invest” anonim şirketinin (“Koltsovo” havaalanı ana şirketi, Ekaterinburg, Rusya) genel müdürü olarak çalıştı. 2010 yılında “TVEL” anonim şirketine (“Rosatom” devlet kuruluşuna ait şirket) kurumsal yönetim başkan yardımcısı olarak katıldı. 2011 yılı itibariyle “Rosatom” devlet kuruluşunun yatırım yönetimi ve operasyon verimliliği müdürü, “Atomenergoprom” anonim şirketinin Yönetim Kurulu başkanı olarak çalışmalarına devam etmektedir.
Alexey Zhukov, 
Yönetim Kurulu Üyesi (Rus)
Konsern Rosenergoatom A.Ş. Birinci Genel Müdür Yardımcısı, Proje Uygulaması Şube Müdürü. Teknik bilim adayı. 1986-1993 yılları arasında Khmelnitskaya NGS İnşaat Müdürlüğünde çalıştı; makine tamirciliğindenreaktör denetiminden sorumlu baş mühendisliğine kadar uzun bir yol kat etti. 1993 yılında Balakovskaya NGS’de reaktör denetiminden sorumlu baş mühendis olarak çalışmaya başladı, sonrasında reaktör bölümü vardiya müdürü olarak devam etti. 1999 yılında Rostovskaya NGS’de (2010 yılına kadar Volgodonskaya NGS) reaktör bölümü müdür yardımcısı olarak göreve başladı. 2002 yılında Rostovskaya NGS reaktör bölümü müdürü olarak atandı. 2006 yılında baş işletme mühendisi yardımcısı, 2012 yılı itibariyle ise Rostovskaya NGS baş mühendisi pozisyonunda çalışmalarına devam etti. 2015 yılında Konsern Rosenergoatom A.Ş. NGS Üretim ve İşletmesinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. Ağustos 2016 itibariyle Konsern Rosenergoatom A.Ş. Şube Müdürlüğünde Proje Uygulamasından Sorumlu Birinci Genel Müdür Yardımcılığıgörevini yürütmektedir.
Henri Eduardo Proglio (Rus)
Paris İşletme Okulu (HEC Business School) mezunudur. 1972 yılında Su Temini şirketinde çalışmaya başladı, 1990 yılında ise CGEA şirketinin Başkanı ve Genel Müdürü olarak atandı. 1999 yılında “Vivendi Universal” şirketinde Genel Müdür Yardımcısı, “Vivendi Water” şirketinde ise Başkan ve Genel Müdür görevlerini üstlendi. 2000 yılında “Veolia Environment” şirketinin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine getirildi ve 2003-2009 yıllarında söz konusu şirketin Başkanı ve Genel Müdürü pozisyonunda bulundu. 2009-2014 yılları arasında EDF Başkanı ve Genel Müdürü görevini üstlendi, 2014 yılı itibariyle EDF’nın Onursal Başkanı pozisyonunda bulunmaktadır. Şu anda NATIXIS Yönetim Kurulu üyesi, “Fomento de Consctrucciones y Contratas”da (FCC) bağımsız müdür olarak çalışmalarına devam etmektedir. Eylül 2017 itibariyle “Atalian” şirketinde müdür pozisyonunda çalışmaya başlamıştır.
KAYNAK: http://www.akkunpp.com/yonetim-kurulu