12 Haziran 2018 Salı

CHP'nin Adayı Muharrem İnce'nin Diyarbakır mitingi: 'Barış için bize uzanan elleri boş bırakmayız'

Muharrem İnce'nin Diyarbakır mitingi: 
"Barış için bize uzanan elleri boş bırakmayız!.."  
Muharrem İnce Diyarbakır mitinginin sonunda "Bayrağı olmayanlar ellerini kaldırsın" diyerek bu selfie'yi çekti. CHP Cumurbaşkanı adayı Muharrem İnce 84. mitingini Diyarbakır'da gerçekleştirdi. Bu aynı zamanda CHP'nin Diyarbakır'daki yaptığı ilk kalabalık mitingdi.
Sıcak havaya karşın her yaştan insanın toplandığı miting alanında en fazla atılan slogan ise "Selo'ya özgürlük" oldu. İstasyon Meydanı'nda İnce'yi izlemeye gelenlerin çoğu HDP tabanındandı.
Miting meydanında, Selahattin Demirtaş'ı cezaevinde ziyaret eden tek aday olduğu için Muharrem İnce'ye minnet duyduklarını ifade eden birçok izleyici ile konuştuk. İlk turda HDP ve Demirtaş'a oy vereceğini söyleyen çok sayıda kişi, ikinci tura kalması halinde oylarını İnce'ye vereceklerini söylüyorlar. Ferhat Bağ, barışı dillendirdiği ve Kürt sorununu çözmek için samimi olduğuna inandığı için Muharrem İnce'yi desteklemeye geldiğini söylüyor: "Barış umudunu hayata geçirmek amacıyla bize uzanan elleri boş bırakmayız. Mevcut partiler içinde barış umutlarını diri tutan tek parti CHP. Benim oyum HDP ve Demirtaş'a ama ikinci turda HDP ve CHP anlaşırsa oyumuzu Muharrem İnce'ye vereceğiz"
'Eğer İnce seçilirse belki HDP üzerindeki baskı azalır'- Renas adındaki genç de Cumhurbaşkanı Erdoğan dışında yeni siyasetçiler görmek istediğini söylüyor ve devam ediyor: "16 yıl oldu, artık gömlek değişiminin zamandır. Benim gönlümde yatan aday Demirtaş, oyum ona olacak ama ikinci turda Muharrem İnce'yi desteklememiz gerekiyor."
Perihan isimli bir başka katılımcı da İnce'nin umut olabiliceği görüşünde: "Bizim de umudumuz, Türkiye'nin geleceğinin daha güzel olması. Çok zor bir zamandan geçiyoruz. Bir sürü haksızlık oldu, insanlar işinden, aşından oldu. Hepimizin demokrasiye ihtiyacı çok fazla. CHP'nin adayı bu konuda umut veriyor. Benim gönlüm hala HDP'den yana ama eğer İnce seçilirse, belki Kürtler ve HDP üzerindeki baskı azalır."
Muharrem İnce eşi Ülkü İnce ile birlikte sahneye çıkıyor. O sahnede görünür görünmez de kalabalıktan "Selo'ya özgürlük" sloganları yükseliyor ve mitingin sonuna kadar da bu sık sık tekrarlanıyor. Mitingde ismi sıkça tekrarlanan bir diğer isim ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'dı.
İnce, "Hakkari'de dört adayın size selamı var dedim. Sadece Demirtaş kısmını alıp Batı'da seyrettiriyor." deyince kalabalıktan "yuh" sesleri yükseliyor.
Muharrem İnce, kalabalığın yuhalamasına karşı çıkıyor ve "Biz siyasetteki gerginliği gidermek ve barışmak için geldik, kimseyi yuhatlmayacağız." sözleri alkış alıyor. Kalabalık bir ağızdan "Muharrem başkan" sloganı atıyor. Muharrem İnce Diyarbakır'da da üç dil vaadini tekrarladı
İhraç edilen öğretmenler, güvenlik soruşturmasından geçemeyen memurlar da İnce'yi dinlemeye ve durumlarını anlattıkları dosyalarını iletmeye gelmişler. Süphan Oğurtay ve arkadaşı Halime Çelik, KPSS'den yüksek puan alıp atandıklarını ama ama güvenlik soruşturmasından dolayı işe başlayamadıklarını söylüyorlar. Batman'dan gelen Süphan, "Öğretmen oldum ama sevincimizi kursağımızda bırkatılar. Sesimizi duyurmak ve bu adaletsizliğe son vermek adına burdayım. Elimdeki zarfta durmumuzu anlatan bir yazı var. Benim durumda olan yaklaşık 500 kişi var. Ataması iptal olan binlerce sağlıkçı var. Umarım sesimizi sayın İnce'ye ulaştırabiliriz" diyor.
Cumhurbaşkanı adayı İnce'nin Kürt sorunu ile ilgili ne söyleceği de Diyarbakır mitingi öncesi merak konusuydu. İnce'nin bu başlıkta şu sözleri alkış alıyor, "Kürt sorununu nasıl çözeceğiz, biliyor musunuz? Barışacağız." Muharrem İnce, Diyarbakır'da da üç dil vaadini de tekrarladı ve "çocuklarınıza resmi dil, anadil ve bir yabancı dil öğreteceğiz" dedi.
"Erdoğan Beyaz Türk, ben bu ülkenin zencisiyim" diyen CHP'nin cumhurbaşkanı adayı İnce, "Gündüz bedava kek isteyen Erdoğan'a oy versin; İş isteyen aş isteyen bana oy versin' diyerek sözlerini sürdürüyor. 'Halkların kardeşliği ile alakalı birçok şey söyledi.'
Beyaz güvercinlerin uçurulması ile sonlanan mitingi nasıl bulduğunu sorduğum, İpek adındaki bir katılımcı, İnce'nin konuşmasını çok beğendiğini söylüyor: "Herkesin bam teline bastı. Her konuşması bizi memnun etti. İnşallah bu coşku sandığa da yansır. Bugün bu mitinge geldim ve oyumu da CHP'ye vereceğim."
Heybet ise Muharrem İnce'nin konuşmasının beklentilerini karşıladığını anlatıyor: "Demokrasiden söz etti, barışı getirceğini söyledi, iş ve aştan söz etti. Bence konuşması herkesi memnun bırakmıştır. Ben cumhurbaşkanlığında oyumu İnce'ye vereceğim" Ulaş adındaki genç de daha önce bir başka parti ve adaya yakınlık duymadığını söylüyor. "16 yıldır içinde bulunduğumuz karamsar günler geride kalacakmış gibi umutlu hissettim. Konuşmasında kıraathane keklerden değil, bilimle alakalı, ülkenin geleceğiyle, burda yaşayan halkların kardeşliği ile alakalı birçok şey söyledi ve seçimde ona oy vericem"
''Türk bayrağı' değil Türkiye Cumhuriyeti'nin bayrağı' - Eren Kahraman adındaki öğrenci de referandumda "Hayır" oyu kullandığını söylüyor ve cep telefonunu çıkarıp İnce'nin 2014'te kendi ailesiyle çektiği bir fotoğrafı gösteriyor. "İhtişamdan uzak, halkın arasında, halk çocuğu olarak foto çekmiş. Sizce bu insan mı yoksa saraylarda yaşayan, halktan uzak, halkın dilinden anmayan biri mi tercih edilir?" İnce burada barış güvercinleri uçurdu, başkaları da uçuruyordu ama o şunu söyledi: 'Edirne, Diyarbakır, Trabzon'da aynı konuşmayı yapacam' dedi. Ben ona güveniyorum. Erdoğan'ın damadı seçmenlerin 'Ay yol yapsak inanacak seçmenlerimiz var' dedi. Bu halkın zekasıyla dalga geçmek demektir. Ben halkın zekasıyla dalga geçen biriyle değil, halkla özdeşlelen birine oy vereceğim, Onu dinlemeden önce Demirtaş'a oy verecektim ama Muharrem Bey'e oyum."Süphan Oğurtay ve arkadaşı Halime Çelik güvenlik soruşturmasından geçemedikleri için atanamamışlar- Eren, Muharrem İnce'nin bayrağa, "Türk bayrağı" demesine içerlendiğinin de altını çiziyor: "Bu bayrak Türkiye Cumhuriyetinin bayrağı. Türk bayrağı dediğinizde Kürdü, Lazı, Çerkezi gücendirmiş olursunuz. Bu hepimizin bayrağı."
Mitinge gelen birçok HDP'li, Muharrem İnce'nin Demirtaş'a dair bir şeyler söylemesini bekliyordu ama bu gerçekleşmedi. Görüştüğüm bazı kişiler, Erdoğan'ın terörist olarak miting meydanlarında yuhalattığı Demirtaş'ın burada çok sık anılmasının İnce'nin kampanyasına zarar verebileceğini inanıyor. Adının Serdar olduğunu söyleyen üniversite öğrencisi ise İnce'nin mitingin sonunda uçurduğu güvercinler ile "Demirtaş" mesajı verdiği görüşünde. "Bu meydanda Demirtaş defalarca güvercin uçurdu. Bence İnce bununla hem barış mesajı veriyor hem de Demirtaş'a selam gönderiyor" (KAYNAK: https://www.bbc.com/turkce/44442176) - (11 Haziran 2018)

8 Haziran 2018 Cuma

MUHALİF HABER (CAN ATAKLI) ERDOĞAN ÜÇÜNCÜ BİLE OLABİLİR!..


Çok Kritik ve Şok iddia: Erdoğan üçüncü bile olabilir!
MUHALİF HABERLER
Gündem7-Haziran 2018
Kritik iddia: Recep Tayyip Erdoğan üçüncü bile olabilir!...İşte o iddianın rakamları TELE1 sunucularından Can Ataklı 24 Haziran'da yapılacak erken seçimi bugün Korkusuz gazetesindeki köşesinde değerlendirdi. Ataklı, erken seçime yönelik ''Saraya en yakın şirketler bile göğüslerini gererek 'Erdoğan birinci turda kazanıyor' diyemiyor'' ifadelerini kullanırken, ''Seçimlerde CHP yüzde 32 alırken İYİ Parti 25'i geçebilir. Saadet yüzde 5-6'yı'bulabilir. HDP ise eski oyu yüzde 11- 12'yi alabilir. Bu durumda AKP'nin oyunun 30'un altına inmesi ve hatta üçüncü parti durumuna gelmesi çok şaşırtıcı olmaz'' dedi.
Ataklı'nın yazısından ilgili bölüm şöyle: 
"Anketlerde en çok dikkatimi çeken nokta şu; bir ankette eğer CHP'nin oyu her zaman aldığı kadar ya da biraz üzerindeyse İYİ Parti'nin oyu mutlaka çok düşük. Hatta bazılarında İYİ Parti barajı bile geçemiyor. CHP'nin oyunu düşük gösteren anketlerde ise İYİ Parti biraz daha elle tutulur orana oluşmuş gibi görünüyor. Bunda psikolojik bir etki var gibi geliyor bana. Çünkü herkes biliyor ki önemli olan AKP'nin oy kaybetmesi. Bu nedenle seçmen diyor ki “Tamam da kime vereceğiz?”
İşte bu soru kafaları karıştırıyor ve çaresizlik üretiyor.
Pek çok kişi “CHP'ye oy gitmez” diyor. İYİ Parti'ye gidecek oyların ise azolacağını, Saadet'in ise çok az oy kapabileceğini ileri sürüyor.
Yani sadece ileri sürüyor herkes. Anketlere de bu yansıyor. Çünkü anketçilericevaplama cesareti gösterenler bu konuda renk vermiyor.
Oysa tıpkı 1989'daki gibi beklenmedik bir gelişme yaşanması hiç de yabana atılacak bir görüş değil.
O zaman ANAP'ın oyları başta CHP olmak üzere bütün partilere gitmişti. ANAPbütün bölgelerde gerilerken diğer partilerin hepsi oy almıştı. Şimdi anketlerde CHP'nin yüzde 30'u geçtiği bile görülüyor. Buna karşı İYİ Parti yüzde 8 ile 12 arasında gösteriliyor.
Saadet Partisi ise yüzde 0.7 ile 2.5 arasında gidip geliyor. İddialı gibi görünecek bir şey yazayım.
Seçimlerde CHP yüzde 32 alırken İYİ Parti 25'i geçebilir. Saadet yüzde 5-6'yı'bulabilir. HDP ise eski oyu yüzde 11- 12'yi alabilir. Bu durumda AKP'nin oyunun 30'un altına inmesi ve hatta üçüncü parti durumuna gelmesi çok şaşırtıcı olmaz. Sokakta insanlarla sohbet ederken elbette partilerin alabileceği oylarıgöremiyorum, ama yüz ifadelerinden, coşkularından ve heyecanlarındanşunu çıkarıyorum; AKP bu seçimde beklemediği bir sonuç alabilir. Ağır bir yenilgi yaşayabilir. Zaten bu yenilgiyi yaşarsa bir daha ayağa kalkması da mümkün olmaz. Türkiye normalleşir; yeniden demokrasi dönemi geri gelir hukukun üstünlüğü insan hak ve özgürlükleri en önemli değerler haline gelir.
KAYNAK: http://www.muhalifhaberler.com/kritik-iddia--erdogan-ucuncu-bile-olabilir--5332.html
Ali Koç'tan Erdoğan'ı kızdıracak sözler!..
(Gündem:18 Aralık 2017) Ali Koç: Ülke karpuz gibi ortadan ikiye bölünmüş durumda
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanvekili ve Fenerbahçe Spor Kulübü Başkan adayı Ali Koç, 50 yaşındaki olduğunu belirterek "Ülkemde hiç bu kadar ayrışmayı görmedim. Ülke karpuz gibi ortadan ikiye bölünmüş durumda" dedi.
Ali Koç, YGA Zirvesi'nde yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
"Sizin içinizde o kadar değişik tarzdan, eğitimden, disiplinden gelen insan var. Ama yek vücut olarak da aynı kültür aynı değerler ve aynı hedefler üzerinde birleşmişsiniz. Atatürk ne diyor? 'Bütün ümidim gençliktedir.' Bu da doğru. Bugün de öyle olacak, yüzyıllar sonra da öyle olacak. Çünkü bir kurumu, bir partiyi, bir futbol takımını, bir aileyi farklılaştıran içindeki insan sermayesi, kalitesi, yapısı. Dolayısıyla bizim insan kalitemiz, sermayemiz ne kadar iyi olursa ülkemiz de o kadar ileri gidecek.
'SİZ ÜLKENİN ÇİMENTOSUSUNUZ'
Karpuz gibi ortadan ayrışmış vaziyetteyiz. Ben 50 yaşındayım, hayatım boyunca bu kadar ayrışmayı görmedim. Dolayısıyla siz ülkenin çimentosusunuz."
'BİZİ AYRIŞTIRMAK ÇOK KOLAY'
Türkiye'nin 'milli değerlerinin çok olmadığını' savunan Koç, şöyle devam etti: "Yani hangi kesimden gelirseniz gelin altına imza atabileceğimiz değerlerimiz ne yazık ki az. Ne gibi değerlerden bahsediyorum= Türkiye’nin yazılım konusunda ilk 10 ülkeden biri olması veya dünyada sahilleri denizleri en güzel ülke olması, kişi başına düşen ağaç sayısı, 2023 hedefleri gibi dünyanın en önemli ekonomisinden biri olmak gibi hedeflerimiz çok az. Dolayısıyla bizi ayrıştırmak çok kolay."

6 Haziran 2018 Çarşamba

Cumhuriyetçi Demokratlar Hareketi Sosyal Medya Ortamında Paylaşma Rekorları Kırıyor: "TÜRKİYE CUMHURİYETİ’nin Gerçek Sahibi; ONURLU ve SORUMLU TÜRK Seçmenlerine DUYURU ve ÇAĞRI"

TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN GERÇEK SAHİBİ;
ONURLU VE SORUMLU TÜRK SEÇMENLERİNE
DUYURU VE ÇAĞRI
Cumhuriyetçi Demokratlar Hareketi Adına, Mehmet Arif DEMİRER
Öncelikle, 24 Haziran 2018 Pazar günü yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Parlamento Seçimlerinin, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı-uğurlu olmasını dileriz.
ANCAK, BÜYÜK TÜRK MİLLETİ ADINA KAYGILIYIZ
Zira, bu seçimle birlikte tamamlanması öngörülen sözde başkanlık sistemi süreci, başladığı günden itibaren halkın tepkisine maruz kalmış, kamuoyunu derinden rahatsız etmiş; Dayatılan süreç ile yapılan uygulamalardan kamu vicdanı ikna olmamış, dönem içinde vaki teşebbüsler “halkı, bu endişe, kaygı ve korkularında” haklı çıkartmıştır.
An itibarıyla vatandaşlarımız geleceklerinden güvensiz, endişeli ve kaygılıdırlar.
ŞÖYLE Kİ;  
Hatırlanacağı üzere; Kadim ve saygın TBMM Başkanlarımızdan Hüsamettin Cindoruk, 16 Nisan 2017 Referandumunu şöyle tanımlamıştı: “Bu Referandum bir YIKIM HAREKETİDİR.” Yıkılması söz konusu edilen ATATÜRK’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti; Onun yerine geçecek olansa bir başka devlet idi!..
NİTEKİM:
4 Ağustos 2017 gecesi Ayhan Oğan CNN TÜRK’te yeni devleti çok açık bir şekilde tanımlamıştı:
“Şimdi biz yeni birdevlet kuruyoruz, beğenin beğenmeyin bu yeni devletin kurucu lideri Tayyip Erdoğan’dır.”, “Yeni bir Türk Silahlı Kuvvetleri’nin inşasıdır. Biz vesayet düzenini yıktık beyefendi.”, “Sosyal medyadan vatan kurtaran aciz yaratıklar bize saldırıyor, kimse bizim vatanseverliğimizi test etmeye kalkışmasın.”, “16 Nisan itibarıyla artık yeni bir süreç başlamıştır. Bu, devletin yeniden teşkilatlanma, organize olma sürecidir, yeniden inşa sürecidir.”, “Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk, kurucu partisi CHP’dir.”, “İkinci kuruluş, Türkiye’nin tam bağımsız, halkın devleti olarak dizayn edildiği, kurumsal yapıya kavuştuğu zeminin lideri de Tayyip Erdoğan ve onun yanında saf tutan siyasi liderlerdir. Ve o kuruluşun partisi de AK Parti’dir.”
Hüsamettin Cindoruk, tarihi basiret ve tespitinde: “Bu Referandum bir yıkım hareketidir. TBMM’ne bağlı parlamenter demokrasiyi yıkma hareketidir. Hangi yaşta olursak olalım, geçmiş Türkiye’de, güzelim Türkiye’de yaşayan herkes, siyasi parti ayırımı gözetmeden, Cumhuriyet’i savunmak ve Cumhuriyet’i korumak zorundayız” dedi. (8.4.2017-Anayurt)
Sonuçta: “CUMHURİYETÇİ DEMOKRATLARIN OYU VE KARARI HAYIR” oldu.
16 Nisan 2017’de HAYIR oyu % 49’da kaldı. Anayasa değişti. Erdoğan’ın yeni devletine yönelik ilk adım atılmış oldu. Hükümetin üstüne muazzam bir şaibe sindi.
YSK’ya halkın güveni kalmadı.
24 HAZİRAN’A, HALKIN İTİMAD ETMEDİĞİ BİR YSK İLE GİDİLİYOR!..
24 Haziran 2018 günü Türk Milleti sandığa gidecek. Cumhurbaşkanı ve yeni TBMM üyelerini, Adalet, hakkaniyet ve hukuka aykırı biçimde dayatılan listelerden tercihlerini yapacak. TBMM’nin yapısı nasıl oluşursa oluşsun, eğer Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilirse YIKIM HAREKETİ tamamlanmış, ATATÜRK’ün Cumhuriyet’i yıkılmış, olacaktır.
Eğer, Erdoğan birinci turda % 51 ile seçilemez ve seçim sonucu ikinci tura kalırsa, YIKIM HAREKETİ tamamlanamayacak ve iki hafta sonra bir daha sandığa gidilecektir.
25 Haziran’da böyle bir tablo ile karşılaşılır ise, ikinci tura kadar iki hafta boyunca neler olabilir?
Erdoğan İngiltere’de yaptığı açıklamalarda B ve C planlarından bahsetti.
Yeni bir ‘7 Haziran – 1 Kasım’ sürecini mi kastetti?
Bilemiyorum.
Bildiklerime gelince…
Bayar’ın Kızı Nilüfer Gürsoy:                                                              HAYIR Diyorum
Hüsamettin Cindoruk:                                      Bu Referandum bir Yıkım Hareketidir
İnönü’nün Torunu, Gülsün Bilgehan:                 HAYIRlı bir iş için Hepimiz Birleştik
T. Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu: EVET diyen de Bizim, HAYIR diyen de Bizim
AKP (e) Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır: HAYIRlar Tükenmez
Mehmet Arif Demirer: ATATÜRK’e Saygılı Cumhuriyetçi Demokratlar HAYIR diyor
***
Görüldüğü gibi, Fethullah Gülen’in, Devletin (Yargının ve Güvenlik Güçlerinin) içine iyice yerleşmesinin yolunu açan 2010 Referandumundan önce, DP Genel Başkanı, tüm kadın DP’liler, hepimiz, çok güçlü bir şekilde HAYIR demiştik. Ben, HAYIR’ın nedenlerinin DP ile AKP arasındaki farklılıklara dayalı olduğunu savunmuş ve farkların başında iki partinin ATATÜRK anlayışı olduğunu belirtmiştim.
DP, köklü bir Cumhuriyetçi Demokrat parti idi. AKP ise ATATÜRK ve O’nun kurduğu Cumhuriyet ile sorunları bulunan bir parti!... Buna şaşmamak gerek çünkü AKP idarecilerinin önderi Necip Fazıl yazılarında devamlı ATATÜRK ve Cumhuriyet karşıtlığı üzerinde durmuştu.
Nitekim 2010 Referandumundan 7 yıl sonra gelen 16 Nisan Referandumu, Cindoruk’un çok açık bir şekilde vurguladığı gibi,ATATÜRK’ün Cumhuriyetinin YIKIM HAREKETİ idi.
Ancak iki referandum arasında olumlu bir gelişme de kaydedilmiştir:
HAYIR’lar7 yılda % 42’den % 49’a yükselmiş olup; Bu artış 24 Haziran’da da devam ederse, Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilemez. İlk turda % 40 – 42 arasında kalır.
İkinci turda alacağı sonuç hakkında tahminler ancak karşısında kimin olacağı belli olduktan sonra yapılabilir.İkinci turda Erdoğan’ın rakibinin kim olacağı hakkında bakınız aşağıdaki iki anket sonucu:
ANKET SORUSU No: 1) 80 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına: “T. C.’nin Yüzüncü Yıl’a girerken Cumhurbaşkanı kadın mı olsun, erkek mi?”
Cevap: 40 milyon kadın vatandaşın cevabı, % 90 oranında: Kadın (36 milyon)
40 milyon erkekvatandaşın cevabı, % 80 oranında: Erkek (32 milyon)
SONUÇ: Yüzüncü Yıl’a girerken Cumhurbaşkanı kadın olsun.
ANKET SORUSU No. 2) ATATÜRK, İnönü ve Bayar’a: “Türkiye Cumhuriyeti Yüzüncü Yılına girerken Cumhurbaşkanı kadın mı olsun, erkek mi?” CEVAP: KADIN
SONUÇ No: 2) Yüzüncü Yıl’a girerken Cumhurbaşkanı kadın olsun.
Bu tabloya bakarak ikinci turda Erdoğan’ın karşısında Meral Akşener olursa, Erdoğan kaybeder. Muharrem İnce olursa, Erdoğan’ın B ve C planlarını görmeden bir şey söylemek zor. Keşke 24 Haziran akşamı bir formül bulunabilse ve ikinci turda Erdoğan’ın karşısında kadın adayın (Akşener) olması sağlanabilse…
UNUTMAYIN!..
Necip Fazıl’a (31 Ekim 1949 tarihli BÜYÜKDOĞU Dergisi) göre,                   
ATATÜRK; Allah ve İslam Dini düşmanı, Cumhuriyet ise Türk Devletinin çöküşü idi.

CUMHURİYETÇİ DEMOKRATLAR HAREKETİ ADINA
Mehmet Arif DEMİRER

5 Haziran 2018 Salı

ÖZEL HABER: "Türk Amerikan İş Adamları Amerikan Ticaret Odası Türkiye (TABA-AmCham) tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen “TABA AmCham İftar Yemeği ve Plaket Töreni” Swissotel The Bosphorus’ta gerçekleştirildi." (Ulusal Haber & Ulusal Ajans)

GELENEKSEL TABA- AMCHAM İFTARI
İŞ DÜNYASINI BİR ARAYA GETİRDİ
Türk Amerikan İş Adamları Amerikan Ticaret Odası Türkiye (TABA-AmCham) üyeleri, her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen “İftar Yemeği”nde bir araya geldi. Türk Amerikan İş Adamları Amerikan Ticaret Odası Türkiye (TABA-AmCham) tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen “TABA AmCham İftar Yemeği ve Plaket Töreni” Swissotel The Bosphorus’ta gerçekleştirildi.
Ünlü haber spikeri Sevinç Satıroğlu’nun sunumuyla gerçekleşen geceye ülke konsolosları ve temsilcilerinin yanı sıra dini liderler, iş dünyasının önde gelenleri, TABA AmCham’in değerli üyeleri ve basın mensuplarının katıldı.
ABD’DE 
TÜRK OSB’LERİ
GELİYOR
TABA AmCham Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ali Osman Akat, programda yaptığı konuşmasında şunları söyledi: “Dönemsel siyasi konjonktürler ne yönde gelişirse gelişsin çok uzun soluklu olan ticari bağların olumlu gücü ve zemininde her türlü sorununun üstesinden gelinebileceğini barış ve huzurun tarafsız ticaretin bereketiyle mümkün olduğuna inanıyoruz. 9 ay önce amaçları ve niyetleri güzel bu kuruluşu temsil etme görevi teveccüh edildiğinde geçmişin tecrübelerinden aldığımız dersler ile tamamen ticaret odaklı çalışmalarımıza başlamak üzere beyaz bir sayfa açtık ve o beyaz sayfanın ilk maddesi olarak konuşan değil projeleri ile konuşulan bir kuruluş olma sloganımızı yazdık ve çalışmalara başladık….

29 Mayıs 2018 Salı

AKŞENER ANKET SONUÇLARINI AÇIKLADI!..

İyi Parti Genel Başkanı Meral AKŞENER, Anket Sonuçlarını Açıkladı ve "Ateşin düşmesi için OHAL'in kaldırılması gerek." dedi. 
İYİ Parti Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener bir televizyon programında soruları yanıtladı. Akşener, ekonomi ile ilgili olarak, "Ateşin düşmesi için OHAL'in kaldırılması gerek." dedi. Akşener, "YÖK'ü kapatacağım, TOKİ sadece dar gelirli ailelere konut yapacak" diye konuştu. Akşener, anket ile ilgili soruya, "Millet İttifakı, Cumhur İttifakı'nı geçiyor. Meclis'te çoğunluk bizde. Tayyip Bey ikinci tura kalıyor. İnşallah ben de ikinci tura kalacağım" ifadelerini kullandı. Akşener, bağış hesabı açtığını belirterek, "Utanıyorum, para istemek zor iş. Aziz milletim, bu konuda da yardımcı olursa sevinirim. Muharrem İnce'ye teşekkür ederim. 500 TL yatırdı. Ben yatıramıyorum, cep delik cepken delik" diye konuştu.
İYİ PARTİ (İYİLİK HAREKETİ) Genel Başkanı Meral Akşener anket sonuçlarını açıkladı!

Cumhurbaşkanı adayı ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, KRT TV'de Sorguluyorum adlı programa konuk oldu. Akşener, anket yaptırdıklarını belirterek, "Millet İttifakı, Cumhur İttifakı'nı geçerek Meclis'te çoğunluğu sağlıyor" dedi. Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ikinci tura kaldığını söyledi, "İnşallah ben de ikinci tura kalacağım" diye konuştu.
Akşener'in açıklamalarından satır başları şöyle:
Akşener'in açıklamalarından satır başları şöyle: (Türkiye neden erken seçime gidiyor?) - "Türkiye ekonomik olarak çok sıkıntıda. İYİ Parti kuruldu ve Tayyip Bey, ilk defa kendi rakibini seçemedi. Onun dışında bir siyasi parti ve adayı ortaya çıktı. Ekonomi zor durumda taşımayacaklarını gördüler diye düşünüyorum. Bahçeli dile getirdi, ancak ben söyletildiğini düşünüyorum. Nasıl bir beka ise her seçimde aynı şeyler konuşuluyor? Arkadaşlar başa geçince Türkiye uçuyor, kaçıyor. İYİ Parti seçime girmesin, bu tartışma gündeme gelsin gibi bir sistemle ortaya çıkıldı. Biz 7 aylık bir partiyiz, 81 ilde teşkilatımız var. 7 aydır Genel Başkan olarak 72 il gezmişim. Referandumda da 37 il bireysel olarak gezmiştim. 2,5 yıllık bir demokrasi mücadelesi bizimkisi. Ben Türkiye'yi 2 kere dolaştım. En hazırlıksız zannedilen parti, en hazırlıklı çıktı. Bir market kurun 7 ay sonra o market kar edebilir hale gelebilir mi? Bir işletmenin kar edebilmesi için 7 ay yeterli mi?
İYİ Parti'yi kuranlar bir mucizeyi gerçekleştirdi.
(15 milletvekilinin İYİ Parti'ye geçmesi) - "Ben Kılıçdaroğlu'na gittim. YSK'ya bizim seçime sokulmamamız için bir talimat alındığını söyledim. Ricada bulundum. O da bizi kırmadı, 15 vekil arkadaşımızı gönderdi. Biz grup kurduk. Grup kurunca ikili bir karar çıktı. Hem grupları var girebilirler, hem şekil olarak girebilirler. Arkadaşlar 100 bin imza ile uğraşma, enerjini seçime sakla dedi. Ben 100 bin imza sözü verdim dedim. 100 bin imzayı 4 saatte topladık, milletim beni mahçup etmedi. 100 bin imza toplayamasaydım aday falan olmayacaktım."
Seçilmesi durumunda ekonomi ile ilgili acil eylem planı?
(Seçilmesi durumunda ekonomi ile ilgili acil eylem planı?) - "Devletin parasının itibarı, devleti yönetenlerin itibarı ile eş değerdir. Devletin ekonomisini yöneten güvendir. Onu yönetirseniz, ekonomi ateşi düşer. Bu iktidar ekonominin temeline inşaatı aldı. İnşaatı reddetmek mümkün değil ama bunlar dengeli olmalı. Ekonominin ateşini düşürmek için OHAL'i kaldırmak gerek. OHAL bulunan bir ülkede, KHK ile yürütülen bir ülkede yerli ve yabancı yatırımcı yatırım yapmaz. Hukukun üstünlüğü yoksa, demokrasi arızalı ise, kararlar bir kişinin dudağının arasındaysa yabancı yatırımcı gelmez, yerli yatırımcı yatırım yapmaz. Endüstri 4.0'ın konuşulduğu sırada, sanayi sıfırlandı. Genç nüfusunuz var, 10 milyon insan işsiz. Esnaf diliyle söyleyeyim, nasıl paçal yapacaksınız? Gençlerin girişimcilik fikirlerini hayata geçireceksiniz. Girişimcilik konusunda ilk başta paraya boğuluyorlar, ancak sonrasında para ve bilgi yardımı yok. Bir nalbur bile açsanız, 3-5 kişi işe alıyorsunuz, istihdam bu. Para vermiyorlar diyemem, haklarını yiyemem. Sürdürülebilirlik yok. Fikre parayı verdiniz, ama bunu kim satın alacak? Bu ürünün üretime dayalı haline gelebilmesi için pazarın keşfedilmesi, buraya yönelinmesi, bu kapasieyi kim sağlayacak, teşvik sistemi."
"Türkiye elbet borçlanacak, borçlanmadan yürümek mümkün değil. Biz tefecilik üzerinden borçlandık. Çünkü inşaat üzerinden borçlandık. İki köprüyü bunlardan önce yapıldı, 4 TL'ye geçiyorduk. Şimdi 8 TL'ye geçiyoruz. Bunlar devletin, bizim köprümüz. Araç geçme garantisi verilmedi. Şimdikilerde araç geçme garantisi veriiyor. Sahibinin yandaş müteahhit olduğu bir borçlanma var. Alacaklılarla masaya oturacağız. Türk ekonomisi üzerinde bir yıkımdır şehir hastaneleri. Bunların sahipleri de biz değiliz. Bunlara da hasta garantisi verildi. Devlet faiş fiyata burada kiracı. İsrafı önleyeceksiniz. Çok iyi bir ekonomik kadromuz var. Durmuş Bey, Ayfer Hanım gibi tanıdıklarınız var. Bir de şu an bilmedikleriniz, ama söylesem tanıyacaklarınız var. Onları da kazandıktan osnra söyleyeceğim.
YÖK'ü kapatacağız, yetkileri üniversitelere dağıtacağız.
Medya kuruluşları - "YÖK'ü kapatacağız, yetkileri üniversitelere dağıtacağız. TOKİ dar gelirli ailelere ev yapmak dışında hiçbir şey yapamayacak. Kupon arqazi işleri yok. Türkiye'nin devletinin maaliyetinin ucuzlaması lazım. Uzun yıllardır medya ile başı dertte bir politikacıyım. O zaman dijital yoktu, yerel medya ile aşmıştım. Medya ile sermaye içiçe olamaz, özgürleşmiyor. Medya kurallarına uygun bir bakış açısı olması lazım. Gazeteci denilen insan başka bir şey, ayrı bir şey. Aldığınız eğitim, ayata bakışınız, benim bakışımla sizin bakışınız arasında dünya kadar fark vardır. Kimse beni övmek zorunda değil. Namusuma laf edene kadar hiçbir gazeteciyi mahkemeye vermedim. Siyasetçiyi medya eleştirecek. Mağdur olan millet. Haber alma, bilgi alma, mukayese etme hakkını ortadan kaldırıyorsunuz. Benim bildiğim millet, bir yerden sonra ey der. Ama sandıkta ey der."
Anket verileri
(Anket verileri)- "Elbette var. Bize devlet yardımı yok, aday adaylarının müracaatlarından aldığımız para ve bağışlar var. Cumhurbaşkanı adayı olarak ben de bir hesap açtım ama duyuramadım. Utanıyorum, para istemek zor iş. Aziz milletim, bu konuda da yardımcı olursa sevinirim. Muharrem İnce'ye teşekkür ederim. 500 TL yatırdı. Ben yatıramıyorum, cep delik cepken delik. Millet İttifakı, Cumhur İttifakı'nı geçiyor, Meclis çoğunluğu bizim olacak. Tayyip Bey ikinci tura kalıyor. İkinci tura ben kalacağım inşallah. Rakamları söylemeyeyim. Ben adaylığımı çekseydim, HDP'de dahil Gül'ün çatı adayı olması yönünde bir mütabakat olduğu söylendi. Nasıl bir seçime giderdik? Çatı aday ben bile olsam yanlıştır, Tayyip Bey'in işine yarardı. Şimdi neşeli bir seçime gidiliyor, eski günlerdeki gibi. OHAL'e rağmen. Ondan dolayı ikinci tura ben kalıyorum."

24 Mayıs 2018 Perşembe

SON DAKİKA: "HARVARD EKONOMİ PROFESÖRÜ RODRİK: LİRA İÇİN 3 ÖNLEMDEN BİRİ ALINMAZSA.."

HARVARD EKONOMİ PROFESÖRÜ RODRİK: LİRA İÇİN 3 ÖNLEMDEN BİRİ ALINMAZSA...
1981 yılından bu yana Harvard Üniversitesi'nde ekonomi dalında eğitim veren Prof. Dani Rodrik, dolar/TL kurundaki yükselişle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Rodrik, 3 önlem üzerinde dururken bunlar için "Zehirlerden zehir beğen" dedi. (23 Mayıs 2018 Çarşamba 15:08)
1981 yılından bu yana Harvard Üniversitesi'nde ekonomi dalında eğitim veren Prof. Dani Rodrik, dolar/TL kurundaki yükselişle ilgili bir değerlendirme yaptı. TL'deki serbest düşüşü önlemek için otoritelerin önünde yalnızca üç seçenek olduğunu belirten Rodrik, bunları "Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) rezervlerini tüketmek pahasına dolar satacak", "Faizlerde ciddi bir artış yapılacak", "Sermaye kontrolleri" şeklinde sıraladı. Rodrik, aynı zamanda "Balyoz Davası" kumpasında ismi geçen emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın da damadı.
SADECE 3 YOL VAR!..
Söz konusu seçenekler için "Zehirlerden zehir beğen" ifadesini kullanan Rodrik, devamında şunları kaydetti: "Doların yükselişine seyirci kalmak çözüm değil. Zira dolar bazında borçlanmış özel sektörü iflasa götüreceği gibi, enflasyonu kontrolsüz hâle getirecek. Er ya da geç bu önlemlerden biri gerekecek. Bekledikçe maliyet artıyor. Bir not daha; bahsettiğim önlemler dahi krizi ancak geçici olarak durdurabilir. Kamu maliyesi, tasarruf politikaları ve özel sektör finansmanı konsunda ciddi atılımlarla desteklenmeleri gerekecek."

22 Mayıs 2018 Salı

NEDEN NİÇİN? Fetö için "KIRMIZI BÜLTEN" ÇIKARTILMADI: Tartışmayı CHP cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce başlattı. Dedi ki: "FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, ABD'den usulüne uygun istenmedi"

FETÖ Elebaşısı Tartışması Alevlendi. 
ŞİMDİ SORUYORLAR: Neden Kırmızı Bülten çıkarmadılar?
"NEDEN? Fetullah Gülen Kırmızı Bültenle aranmıyor. Peki, Gülen terörist olarak aranmıyor mu? Elbette, terörist, katil, darbeci ve katliamcı olarak aranıyor!..."
HABER MAKALE: 
Ahmet Gürsoy
ahmetgursoy.028@gmail.com
Tartışmayı CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce başlattı. Dedi ki: "FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, ABD'den usulüne uygun istenmedi.."
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, cevap verdi, "İade talebi ve ekleri ile tüm evrakın tercümesi, Adalet Bakanlığı'ndadır. Sayın İnce, devlet yalan söylemez. Devlette her şeyin kaydı, belgesi ve arşivi vardır. Sayın İnce, sizi, hukukçu vekilleriniz ve güvendiğiniz hukukçularla birlikte Adalet Bakanlığı'na bizzat belgeleri görmeye ve incelemeye davet ediyorum" dedi.
Bunun üzerine Muharrem İnce, önceki gün Tekirdağ'daki mitingde "Madem ki usulüne uygun olarak iadesini istediniz, ben bu ülkenin milletvekiliyim, bana bunun belgesini göster. Bugün Amerikalılar tekrar beni aradılar dediler ki; '120 koli gönderdiler bize, çoğunluğu gazete kupürüydü' Hatta diyorlar 'İngilizce tercümesi bile yapılmamış, baştan savma'. Yani iade edilmesini istemiyorlar. Niye istemiyorlar? Ortaklık var. Yani ey aziz milletim istiyormuş gibi yapıyorlar. Madem istedin ben şimdi bunun belgesini istiyorum."
Bu tartışma biter mi?
Bitmez.
Lakin ortada kesin bir doğru var ve o da bal gibi hakikat.
Nedir O?
Fetullah Gülen Kırmızı Bültenle aranmıyor. Peki, Gülen terörist olarak aranmıyor mu?
Aranıyor.
Öyle ise neden Kırmızı Bülten kapsamı dışında? Asıl sorgulanması gereken ve "FETÖ ile mücadele ediyoruz" diyenlerden cevabı istenen soru budur.
Bırakın, Fetullah Gülen'in kendisini meğer darbe girişiminin üst düzey kadroları için de Kırmızı Bülten çıkarılmamış.
Konuyla ilgili olarak Saygı Öztürk şu bilgileri aktarıyor: "Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) çatı davasının 73 sanığı var. Bunlardan 65'i firari ve yurt dışında. Kalan 8 sanıktan Cemal Uşak vefat etti, diğerlerinin davası devam ediyor. İlginç olan, bu sanıklarla ilgili uluslararası yakalama ve tevkif müzekkeresi niteliğinde olan "Kırmızı Bülten" çıkarılmamasıdır."
Şimdi bir kere daha sormamız lazım: Bu nasıl FETÖ mücadelesi?
Dokunmadık öğretmen, öğrenci, veli, banka müşterisi, asker ve sivil bırakmıyorsunuz ama ana kadroya her nasılsa Kırmızı Bülten çıkarmıyorsunuz?
Dahası var..
Siyasi kadrolar hepten takip dışı. Onlara da kimsenin dokunduğu yok.
Bu sebeple CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin sözlerini yabana atılacak boş sözler olarak görmüyoruz. Eğer bütün prosedürler olması gerektiği gibi yürütülseydi ve mesela şu 64 kişilik as kadroya Kırmızı Bülten çıkarılsaydı, FETÖ'nün elebaşı Gülen, liste başına konulmuş olsaydı, Bekir Bozdağ'ın açıklamalarını çok daha inandırıcı bulabilirdik.
FÖTÖ mücadelesinin en temel çelişkisi şu: Ortada siyasi sorumlu yok, bürokratik sorumlu haddinden fazla. Demek ki her alanda etkili ve güçlü olan Fetullahçı örgüt, her nasılsa bir tek siyasetin içine girememiş.
Çok ilginç!
Siz terörün elebaşıyla as kadrosunu Kırmızı Bülten'le arama ama bütün siyasi rakiplerini FETÖ'cü olmakla suçla..
Bu ülkede neyi doğru yapıyoruz acaba? (21 Mayıs 2018)