15 Haziran 2016 Çarşamba

Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Sekreteri Yusuf Kenan KARATAŞ: "Rotasyon Değil, SÜRGÜN!.."

ROTASYON DEĞİL SÜRGÜN!!!
Milli Eğitim Bakanlığı’nın daha önce il içi rotasyonla başlayan ve son günlerde iller ve bölgeler arasında da ‘rotasyon’ yapılması hususunda yönetmeliğin masaya yatırıldığı yönünde çıkan haberleri değerlendiren Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Sekreteri Yusuf Kenan KARATAŞ, “Bu haliyle çıkacak bir yönetmelik öğretmen atama ve yer değiştirme yönetmeliği değil olsa olsa öğretmenlerin sürgün yönetmeliği olur. Öğretmenleri emekliliğe ve istifaya zorlamaktan başka bir işe de yaramaz” diye konuştu. 
AİLE BÜTÜNLÜĞÜ BOZULUR!
Milli Eğitim Bakanı İsmet YILMAZ’a “Öğretmenleri istekleri dışında rotasyona tabi tutmak büyük haksızlıklara, eğitim camiasında ciddi sosyal, ekonomik ve psikolojik sorunlara yol açar” sözleriyle seslenen DES Genel Sekreteri Yusuf Kenan KARATAŞ, “Milli Eğitim Bakanı İsmet YILMAZ’ın zorunlu rotasyonu içeren bir yönetmeliğe izin vereceğine inanmıyoruz. Zorunlu rotasyon uygulaması hem öğretmenlerin hem de devletin bütçesine önemli bir yük getirecektir. Kredi borcu yaparak ev sahibi olan on binlerce öğretmen ailesi perişan olacaktır. Farklı sektörlerde çalışan öğretmen eşleri ve üniversite - liselerde eğitim gören öğretmen çocukları mağdur olacaktır. Öğretmenlerin aile bütünlüğü ve hayat düzeni bozulacaktır. Öğretmenleri zorunlu rotasyona tabi tutarak mesleğine küstürmeye, yaşamlarını çekilmez hale getirmeye gerek de yoktur kimsenin hakkı da yoktur” dedi.  
Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenlerin mesleki, mali, özlük ve demokratik sorunlarını çözmeye odaklanması gerektiğini söyleyen Karataş, konuşmasında şunları söyledi;
Ortaya ‘zorunlu rotasyon’ diye bir projeyi çıkarmak ne kadar mantıklıdır. Daha il içinde bile rotasyonu gerçekleştiremeyen bakanlığımızdan sağlıklı bir iller arası rotasyon gerçekleştirmesini beklemiyoruz.
ZORUNLU ROTASYON YERİNE TEŞVİK!
Kamu hizmetlerini, halka sunan memur ve öğretmenlerin zorunlu rotasyon nedeniyle mutsuz olması, performans ve iş verimlerinin düşük olması en başta hükümetin zararınadır. Bunun yerine teşvik ve özendirici politikalar uygulanmalıdır. Rotasyon uygulaması cebir ve korkuyla değil memurların rıza ve gönüllüğü sağlanırsa hükümetin iyi niyetle ve haklı gerekçelerle hareket ettiği kanaati oluşacaktır.  

GÜNÜN HABERİ: Cumhurbaşkanı Recep Tayip ve Diyanet camiası "Ne için, 'DÜNYA AĞIR SİKLET BOKS ŞAMPİYONU' bu MÜSLÜMAN TÜRK'ün vefatını önemsemedi?"


3 Haziran 2016 Cuma

IŞİD, Irak'ın Kuzeyinde yerleşik Türkmenlere "Türkiye ve Kuzey Irak Hükümetlerine rağmen" kimyasal soykırım uyguluyor..., HABER: Ali Kerküklü

IŞİD'İN IRAK TÜRKMENLERİNE UYGULADIĞI VAHŞET, İNSANLIK DIŞI ALÇAKLIK, KALLEŞLİK VE "KİMYASAL SOYKIRIM"
Ali Kerküklü
Irak’taki Türkmenlerin Sessiz Çığlığı Kitabının Yazarı
Bölgeyi kan gölüne döndüren terör örgütü IŞİD, Irak’ın Kerkük kentine bağlı ve Türkmenlerin yaşadığı Tuzehurmatu kasabasına sivillere yönelik kimyasal silah ile saldırdı. Kimyasal silahlarla yapılan saldırı, yaklaşık iki yıldır IŞİD terör örgütünün işgal ettiği Türkmen Köyü Beşir üzerinden gerçekleşti. Terör örgütünün hedefinde ise Türkmen kasabası Tuzehurmatu ve Türkmenler vardı.
Kerkük'ün Tuzehurmatu kasabasının 5 kilometre güneyinde bulunan (Kerkük'e 20 kilometre mesafede) Türkmenlerin yaşadığı Beşir köyüne 2014'te terör örgütü IŞİD militanlarının havan topları ile saldırmış ve Beşir köyünü ele geçirmişti. IŞİD militanları Beşir köyünde yüzlerce masum Türkmen’i hunharca katletmişti.
Terör örgütü IŞİD, Tazehurmatu kasabasına kimyasal madde içeren yerel yapım füzelerle saldırıyor. Sadece son iki ay içerisinde yüzlerce füze Türkmen kasabası Tazehurmatu’yu hedef aldı. Özellikle havanın kararmasıyla birlikte Türkmen kasabasına çok ağır füze saldırıları gerçekleşiyor ve onlarca füze kasabaya düşüyor. Füze saldırılarının ardından füzelerin düştüğü yerlere insanlarda nefes darlığı ve pek çok kişinin vücudunda ağır yanık izleri göründü. Terör örgütü IŞİD’ın attığı füzelerin bazıları kimyasal silah taşıyor.
Kerkük Valisi Necmeddin Kerim, yaptığı açıklamada IŞİD’in Tuzehurmatu kasabasına fırlattığı bazı havan mermilerinin içerisinde bir tür kimyasal maddenin tespit edildiğini açıklamıştı. Söz konusu saldırı sonucu çok sayıda Türkmen nefes darlığı ve cilt yanığı şikayetiyle hastaneye kaldırıldı.
YETKİLİLER ÖN İNCELEMELERİNDE KLOR VE HARDAL GAZI KULLANILDIĞI SONUCUNA ULAŞTI. 
Reuters haber ajansına konuşan Irak Başbakanlığına bağlı İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Masrur Asvad:  " Tazehurmatu’ya yapılan saldırıda şu anakadar  2'si çocuk, 3 kişi hayatını kaybetti. IŞİD tarafından kullanılan hardal gazının neden olduğu solunum yolu komplikasyonları ve akut böbrek yetmezliği nedeniyle hayatlarını kaybettiler. Yaralıların sayısı ise 2 bin civarında. Bunlar azımsanacak rakamlar değil. Tazehurmatu'da insanlığa karşı bir soykırım işlendi" dedi. 
Bu hain saldırıda üçü çocuk, biri kadın olmak üzere, 4 Türkmen hayatını kaybetti, iki hamile Türkmen kadın bebeklerini düşürdü, 2114 yaralı var. Yaralananların yüzlerinde, ellerinde ve vücutlarında çok ciddi yanıklar meydana geldi. Kimyasal silah saldırısından etkilenerek durumu kritik olan yaralıların Türkiye’nin Başkenti Ankara Polatlı Devlet Hatanesinde tedavileri sürüyor. IŞİD terör örgütünden en büyük zararı Irak ve Suriye’deki Türkmenler gördü. 
IRAKTAKİ TÜRKMENLERİN VARLIĞI TEHDİT ALTINDA.
Iraktaki Türkmenlerin varlığı tehdit altında. Türkmen kasabası Tazehurmatu, sessiz sedasız, hiçbir yerden yardım almadan  IŞİD’in tehdidine karşı kahramanca direniyor ve bir destan yazıyor. Dünya Irak Türklerine karşı yapılan kimyasal silah saldırısı karşısında sessiz. Tek bir insan hakları örgütünün bu menfur saldırıyı kınadığını duymadık. Hani Avrupa Konseyi, hani Birleşmiş Milletler, hani Uluslar arası Af Örgütü, hani İnsan Hakları İzleme Örgütü? Kobani (Ayn el-Arap) için BM dahil kıyameti koparanlar, Türkmen kasabası Tazehurmatu için üç maymunu oynuyorlar. Türkmenler mağdur olunca hiç kimse umursamadı. 
Neden mi?
SAHİPSİZ TÜRKMENLER İNSAN SAYILMIYOR! 
Şimdi bu kimyasal saldırıyı tüm uluslararası platformlarda dile getirmek lazım. Türkmen kasabası Tazehurmatu’da o masumlar değil, aslında insanlık yandı.
NEDEN Mİ?...

ÇÜNKÜ !...
Iraktaki Türkmenlerin varlığı tehdit altında. Türkmen kasabası Tazehurmatu, sessiz sedasız, hiçbir yerden yardım almadan  IŞİD’in tehdidine karşı kahramanca direniyor ve bir destan yazıyor. Dünya Irak Türklerine karşı yapılan kimyasal silah saldırısı karşısında sessiz. Tek bir insan hakları örgütünün bu menfur saldırıyı kınadığını duymadık. Hani Avrupa Konseyi, hani Birleşmiş Milletler, hani Uluslar arası Af Örgütü, hani İnsan Hakları İzleme Örgütü? Kobani (Ayn el-Arap) için BM dahil kıyameti koparanlar, Türkmen kasabası Tazehurmatu için üç maymunu oynuyorlar. Türkmenler mağdur olunca hiç kimse umursamadı.