Cumhurbaşkanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cumhurbaşkanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ağustos 2026 Pazar

AĞRI'DA ALTIN MADENİ AÇILDI

Sınır şehrine dev yatırım: Ağrı Molla kara Altın Madeni açıldı, tonlarca altın üretilecek

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın katıldığı törenle Diyadin'de faaliyete geçen tesisin bölge ekonomisine can suyu olması bekleniyor.

AĞRI - Türk Altın İşletmeleri tarafından Ağrı'nın Diyadin ilçesinde kurulan "Ağrı Molla kara Altın Madeni" görkemli bir törenle açıldı.


Açılış programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ardından tesisin tanıtım videosu izletildi.

Törene katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ağrı'nın potansiyeline dikkat çekerek yatırımın önemini vurguladı. Yılmaz, "Bu kıymetli yatırım bölgeye üretim ve istihdam anlamında yeni imkanlar sağlayacak. Ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olsun" dedi.

Dünyadaki ekonomik ve jeopolitik rekabete değinen Yılmaz, "Enerji kaynaklarından kritik minerallere kadar her stratejik imkan ülkelerin geleceğini belirliyor. Kendi kaynaklarımızı yüksek katma değerle ekonomimize kazandırmak zorundayız. Son 25 yılda inşa ettiğimiz dönüşümün temelinde de bu irade var" ifadelerini kullandı.

Molla kâra Altın Maden'inin faaliyete geçmesiyle sınır şehri Ağrı'da istihdamın artması ve bölge ekonomisinin canlanması hedefleniyor.

31 Aralık 2016 Cumartesi

TBMM (eski) Başkanı, Hüsamettin Cindoruk: "Partili Cumhurbaşkanı Seçilir, Partisi 2. Olursa Cumhurbaşkanı “ANA MUHALEFETİN BAŞI” Durumuna Düşer

PARTİLİ CUMHURBAŞKANI SEÇİLİR, PARTİSİ SANDIKTAN 2.ÇIKARSA CUMHURBAŞKANI “ANA MUHALEFET LİDERİ” SIFATINI TAŞIYACAK.

(PHA-Hüseyin Hakkı KAHVECİ-Özel)
Yeni anayasa paketine göre; partili aday cumhurbaşkanı seçilir, partisi ise sandıktan ikinci çıkarsa cumhurbaşkanı “ana muhalefet lideri” sıfatını taşıyacak. Cindoruk"'Böyle garabet olmaz' dedi.
PARLAMENTO HABER, (H. Hüseyin KAHVECİ) Anayasa paketinde yer alan ve cumhurbaşkanının partili olabilmesine olanak tanıyan düzenleme, önceki gece Meclis Anayasa Komisyonu'ndan geçti. Ancak bu maddeyle büyük bir çelişki de ortaya çıktı. Cumhurbaşkanının aynı zamanda “muhalefet lideri” olma ihtimali doğdu.
İLK KONGREDE ADAY OLACAK: Değişikliğe göre; cumhurbaşkanı, mevcut sistemde olduğu gibi tarafsız konumda bulunmayacak ve partisiyle ilişkisi kesilmeyecek. Partisinin genel başkanlık görevini de üstlenebilecek. 2019 seçimlerinden önce yürürlüğe girmesi öngörülen bu düzenlemeyle Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın da AKP'ye yeniden üye olması ve ilk kongrede genel başkan seçilmesi bekleniyor. 2019 yılında hem Cumhurbaşkanlığı hem de genel seçim aynı gün yapılacak.
Partili aday cumhurbaşkanı seçilir, partisi ise Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde çoğunluğu elde edemezse, ilginç bir durum ortaya çıkacak. Partisi seçimlerden ikinci parti olarak çıkarsa cumhurbaşkanı bu kez “Ana muhalefet lideri” sıfatını taşıyacak.
“PAKETİN TÜMÜ PROBLEMLİ”: Bu çelişkiye dikkat çeken TBMM eski Başkanı Hüsamettin Cindoruk yaptığı açıklamada, “Böyle garabet olmaz, partili cumhurbaşkanı ya da başkan sistemi, beraberinde ihtilafı da getirir” dedi. Cindoruk şunları söyledi:
BU sistemin tutar tarafı yok. Paketin tümü problemli… Bu madde ise beraberinde birçok sakıncayı getiriyor. İki seçim bir arada yapıldı, Cumhurbaşkanı seçildi ama genel başkanı olduğu parti TBMM'de çoğunluğu sağlayamadı. Bu durumda başkan ya da cumhurbaşkanı, aynı zamanda ana muhalefet partisinin de lideri olacak.
SABAH BAŞKA, ÖĞLE BAŞKA: Sabah cumhurbaşkanlığı, öğleden sonra muhalefet liderliği mi yapacak? Bakanları kendisi atayacak ve kabineyi kuracak ama parlamentoda en çok sandalyeye sahip partinin genel başkanı başkası olacak. Böyle bir durumda en mantıklısı cumhurbaşkanının genel başkanlık görevinden ayrılması olur.
‘BAŞKANIN HANGİ SIFATIYLA HAREKET ETTİĞİNİ NEREDEN BİLECEĞİZ?': CHP eski Milletvekili ve AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) eski Yargıcı Rıza Türmen, anayasa değişikliği teklifinin toplumu büsbütün kutuplaştıracağını belirtti. Türmen, Cumhuriyet gazetesinde dün “Başkanınız neyi temsil edecek?” başlıklı bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı: “Seçilecek başkan Türkiye'deki istikrarsızlığı ortadan kaldırmak için şimdi alamadığı hangi önlemi alacak?
Bugünkü istikrarsızlığın en büyük nedeni hükümet politikaları sonucu yaratılan kutuplaşma. Başkanlık sistemi ise kutuplaşmayı artırıcı bir etken... (…) AKP önerisinde, bütün güç tek bir kişinin elinde toplanacak. Oysa başkanlık sistemi sert bir güçler ayrılığına dayanır. (…) Siyasi Partiler Yasası'na göre, partiyi temsil yetkisi genel başkana ait. Oysa anayasa, cumhurbaşkanının Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil ettiğini belirtiyor. Bir kişi hem partiyi, hem devleti nasıl temsil eder?
Başkanın hangi sıfatıyla hareket ettiğini nereden bileceğiz? Özetle, başkanın partisiyle ilişkisinin kesilmemesi, başkanlık ve milletvekilliği seçimlerinin aynı zamanda yapılması, başkana tabi bir Meclis'in meydana gelmesi sonucunu doğuracak. (…) Başkanlık sisteminin bu sakıncasını önlemenin yolu, bütün iktidarı tek bir elde toplayarak diktatoryal bir rejim mi kurmaktır?”