29 Mart 2018 Perşembe

MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ: "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan MGK’dan terör yuvaları Menbiç, Sincar ve Kandil’e yönelik net mesajlar çıktı."

MGK’dan 3 hedef: Menbiç-Sincar-Kandil
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan MGK’dan terör yuvaları Menbiç, Sincar ve Kandil’e yönelik net mesajlar çıktı. Teröristlerin Menbiç’ten bir an önce çıkarılması, aksi halde Türkiye’nin inisiyatif kullanacağı vurgulandı

Milli Güvenlik Kurulu (MGK), dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplandı. 4 saat 20 dakika süren toplantının ardınan yayımlanan bildiride menbiç, Kandil ve Sincar’daki terör yuvalarının temizlenmesine yönelik kararlılık vurgulanırken, “PKK/PYD-YPG, DEAŞ, FETÖ/PDY” gibi terör örgütleri için ilk kez “proje terör örgütü” ifadesi kullanıldı. Böylelikle terör örgütlerinin, “temsilcisi olduğunu iddia ettikleri kesimlere zarardan başka bir şey getirmeyen; perde arkasındaki bazı odakların çıkarlarına hizmet etmekten başka bir şey yapmayan, esasen varlık nedenlerini de bu projeye borçlu oldukları” belirtildi. MGK’nın ardından yayımlanan bildiride şu ifadelere yer verildi:
PROJE TERÖR ÖRGÜTLERİ: PKK/PYD-YPG, DEAŞ, FETÖ/PDY gibi proje terör örgütlerinin eylemleri başta olmak üzere, milli güvenliğimizi hedef alan her türlü tehdide karşı hukuk çerçevesinde alınan ve kurulumuzca önerilen tedbirler gözden geçirilmiş; terörün sonlandırılması için yurtiçinde olduğu gibi, yurtdışında da aynı azim ve kararlılıkla sürdürülen mücadele kapsamlı şekilde değerlendirilmiştir. Türkiye’nin yurtdışı operasyonları karşısında, aldığı tüm desteğe rağmen tutunamayan terör örgütünün, yeniden ülke içinde eylemlere yönelme ihtimaline karşı gerekli tüm tedbirlerin titizlikle uygulanması hususundaki kararlılık teyit edilmiştir.
MENBİÇ ARINDIRILSIN: Zeytin Dalı Harekâtı neticesinde, terör örgütlerinin zulmünden kurtarılan Suriyelilerin harekâta gönülden destek vermesinin üzerinde önemle durulmuştur. Türkiye’de misafir edilen yüz binlerce Suriyelinin geri döndüklerinde güven içinde yaşayabilmeleri için gereken tedbirler değerlendirilmiştir. İşgal ettiği diğer yerlerde olduğu gibi Afrin’de de, çocukları silahlandıran, masum sivilleri canlı kalkan olarak kullanan, etnik temizlik dâhil her türlü insanlık suçunu işleyen bölücü terör örgütünün, DEAŞ ile işbirliği içinde olduğunun uluslararası kamuoyuna bir kez daha hatırlatılmasında fayda mülahaza edilmiştir. Menbiç’teki teröristlerin bir an önce bölgeden uzaklaştırılması gerektiği, aksi takdirde Türkiye’nin, diğer bölgelerde olduğu gibi burada da bizzat inisiyatif kullanmaktan çekinmeyeceği belirtilmiştir.
BİZZAT ENGELLERİZ: Fırat’ın doğusunda yuvalanan teröristlerle ilgili de aynı kararlılık vurgulanmıştır. Sincar ve Kandil başta olmak üzere, Irak’ın çeşitli yerlerinde de yerleşen terör örgütünün bölgedeki faaliyetlerinin, öncelikle Irak tarafından önlenmesinin beklendiği, aksi halde Türkiye tarafından engelleneceği ifade edilmiştir.
YUNANİSTAN’A UYARI: Kıbrıs, Doğu Akdeniz ve Ege Denizi’ndeki gelişmeler hakkında genel bir değerlendirme yapılmış; bilhassa Yunanistan’ın iyi komşuluğa aykırı tutum ve davranışlarının hassasiyetle takip edildiği ifade edilmiş, Türkiye’nin hak ve menfaatlerinden asla taviz verilmeyeceği karar altına alınmıştır.

24 Mart 2018 Cumartesi

Son dakika: Gizli tanık 'Parmaksızlar' listesini ortaya çıkardı! Trump'ın papazı...

Son dakika: Gizli tanık 'Parmaksızlar' listesini ortaya çıkardı! Trump'ın papazı...
Amerikalı rahip Andrew Craig Brunson'a yönelik iddianamede Gizli Tanık Dua'nın polise ve savcılığa teslim ettiği dijital materyallerle ilgili detaylar da yer aldı.
Gizli tanığın ifadesinde yer alan "Parmaksızlar' olarak ilgimi çeken ve isimlerini yazdığım şahısların tümünün değişik olmakla birlikte bir parmakları yoktur. Bu şahıslar Mormon Kilisesi mensubudur" sözleri ise iddianamenin en dikkat çeken detaylarından biri...
Gizli Tanık Dua, ifadesinde teslim ettiği dijital verileri detaylarıyla açıkladı. Gizli Tanık; içerisinde 'Hayalet', 'Şahin' gibi kod adlarının yer aldığı listeler arasında 'Parmaksızlar' diye bir grubun özellikle dikkatini çektiğini belirterek, Hindistan'daki bir numara aranarak yapılan görüşmelere ilişkin de bilgi verdi. İddinameyi hazırlayan savcı Berkant Karakaya da iddianamenin son kısmında rahip Brunson için 'Kilise pastörü maskesi altında, daha çok istihbarat ve psikolojik savaş doktrini ile hareket eden gayrinizami harp elemanı gibi hareket ettiği' değerlendirmesini yaptı.
Hindistan üzerinden görüşme
"Size verdiğim bu CD içerisinde bulunan belgelerde birçok 9 resim, irtibat telefonları var. Yine aynı belgeler içerisinde Kiliseye bağlı olan ve Kiliseye bağlı olmayan gruplar var. Bu belgelerin bir kısmında kod isimler (Şahin ve Hayalet gibi) var. Bunların ilgili birimlerce özellikle araştırılmasını istiyorum. Bu isimlerin yanında yazılı olan bir telefon numarası var.O telefonu araştırdığımda belge içeriğindeki bulunan telefondan arandığında Hindistan Ülkesinden bir numara çıkıyor. Çıkan Hindistan'daki şahıs tarafından, kiminle görüşeceğiniz, ne görüşeceğiniz sorulduktan sonra, ilgili kişinin kabul etmesi üzerine Hindistan üzerinden bağlandıktan sonra görüşmenin gerçekleştirilebildiğini, Google'dan yapmış olduğum araştırmalardan öğrendim. Yine Kilise'nin e-mailinde ESP Turkey (Türkiye Espiyonaj/Casusluk) açılımı olan bir belge vardır. CD içeriğinde CIA ajanlarının (Bu CIA ajanlarından 2 tanesinin isimleri ........isimli şahıslardır. CD İçeriğindeki e-mailleri incelendiğinde de, bu anlattığım konu teyit edilebilir.)"
'Parmaksızlar'
"Ana dizinde 'TomSovoldi' isimli word dosyası içinde Kuleli Askeri Lisesinde İngilizceöğretmeni olarak görev yapan kişilerin isimleri vardır. Bu şahıslar Mormon Kilisesi mensubudur. 'Parmaksızlar' olarak ilgimi çeken ve isimlerini yazdığım şahısların tümünün değişik olmakla birlikte bir parmakları yoktur. Ana dizinde bulunan “İstanbul Contacts” isimli excel dosyasında ilgimi ve dikkatimi çeken konu ise askeri okullarda dil eğitimi ile ilgili birkaç subayın listede bulunmasıdır."
Savcı: 'Rahip değil; gayrinizami harp elemanı '
İddianameyi hazırlayan savcı Berkant Karakaya'nın iddianamenin sonundaki değerlendirmesine göre Brunson "Evangelist kilise pastörü maskesi altında, daha çok istihbarat ve psikolojik savaş doktrini ile hareket eden gayri nizamıharp elemanı gibi hareket etti. İzmir Protestan Diriliş Kilisesi Pastörü olarak tanık beyanlarında belirtildiği üzere çoğu özel eğitim almış asker ve istihbarat geçmişi olan kişilerden oluşan, özel teknikler ile faaliyet gösteren bir oluşum içerisinde PKK ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütleri ile koordineli bir şekilde ve bu örgütlerin amaçları doğrultusunda insani yardım, eğitim ve kurs gibi maskeler altında etnik köken, dini inanış ve mezhep farklılıklarını suiistimal ederek Ülkemizin bölünmesi, parçalanması, iç karışıklık çıkartılmak suretiyle halkın birbirine karşı kışkırtılması yönünde faaliyette bulundu. Tamamıyla bir casusluk faaliyeti olan, Akdeniz bölgesindeki tüm benzin istasyonlarının yerlerini ve bu benzin istasyonlarında çalışan insanların etnik kökeni, geceleyin bu istasyonlarda kaç kişinin görevli kaldığı, bu istasyonların en yakın köye yakınlıkları gibi, olası bir savaş, işgal veya bir kaos ortamında işgal veya düşman kuvveti tarafından lojistik merkezler olarak kullanılabilecek, yakıt desteği sağlayabilecek, yakıt deposu olarak kullanılabilecek, stratejik önem arz eden bu petrol istasyonları hakkında bilgileri derleyen ve bu nevi faaliyetler içinde bulunan hakkındaki soruşturma evrakı tefrik edilen şüpheli A.B.A ve kocası ile bu çerçevede çalışmalar yürüttü."

22 Mart 2018 Perşembe

THE ECONOMİST: "Türk medyası Suriye’deki durumu doğru haberleştirmeye cesaret edemiyor!.."

Türk medyası Suriye’deki savaşı doğru olarak haberleştirmeye cesaret edemiyor!..

İngiliz Economist dergisi mart başında yayınladığı “Medyanın ağzını bağlamak: Türkiye’de kimse Suriye’deki savaşı doğru olarak haberleştirmeye cesaret edemiyor” başlıklı makalede, Zeytin Dalı Harekatı’nın Türk medyasında nasıl yer aldığını inceledi. Makalede 100’den fazla gazeteci hapisteyken, haberleştirmemenin daha ihtiyatlı bir davranış olduğu yorumu yapılıyor.
Economist’in yazısı, Afrin’deki harekatın başlangıcında, Başbakan Binali Yıldırım’ın bir sabah ülkenin önde gelen medya temsilcierini toplayarak onlara operasyonu nasıl haberleştirmeleri gerektiğine dair talimatlar verdiği hatırlatılarak başlıyor.
“Bir katılımcının söylediğine göre muhabirlere ‘Türkiye’nin ulusal çıkarlarını akıllarından çıkarmamaları’ öğütlendi. Uluslararası medyada yayınlanacak olan haberlere, büyük olasılıkla ‘terör propagandasına’ platform oluşturacakları düşünülerek, dikkatli yaklaşılması gerektiği söylendi.”
“Okuyuculara, sivillerin zarar görmemesi için ordunun azami dikkat ve özen gösterdiğinin hatırlatılması istendi. Haberlerde Türk askerlerinin IŞİD’e ek olarak Kürt güçlerle savaştığının söylenmesi gerektiği belirtildi – ancak Afrin’de IŞİD savaşçısı yok.”
“Kimse verilen sayıları sorgulamıyor”
Economist, birkaç basın kuruluşu dışında Türk medyasının hükümetin bu tavsiyelerine sadık kaldığını belirtiyor: “Ana kanallar Türk ordusu tarafından alınan köyleri ve öldürülen YPG’lileri (Halk Savunma Birlikleri) ilk önce duyurabilmek için birbirleriyle yarışıyor.” “Haberler, hükümet açıklamaları ve ordunun bilgilendirme notlarının harmanlanmasından öteye geçemiyor.” Makalede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD’ye yönelik “Hiç Osmanlı tokadı yememiş oldukları belli” sözlerinin ertesi gün 16 gazetenin manşetinde olduğu hatırlatılıyor. Economist, Türk medyasının resmi makamlardan yapılan açıklamaları başka kaynaklardan kontrol etmediğine de dikkat çekiliyor: “Türk ordusu Afrin’de tek bir sivile bile zarar vermeden 2 binden fazla YPG’liyi ‘etkisiz hale getirdiğini’ savunuyor. Tek bir ana akım medya kuruluşu bile bu sayıları sorgulamadı.”
“Medya patronları, ekonomik çıkarlarını gözeten büyük iş adamları”
Economist Türkiye’de 100’den fazla gazetecinin cezaevinde olduğunu hatırlatıyor ve “Erdoğan bunu bu şekilde tutmakta kararlı. […] Tutuklamalar son silahları” diyor. Makalede Türk medyasının ekonomik yapılanmasının, hükümetin istediği haberlerin yapılmasında rol oynadığına da dikkat çekiliyor: “Türk hükümetinin istediği yayını alabilmesinin sağlayan şey aslında daha incelikli bir teşvik ve yaptırım sistemi. En büyük haber kuruluşlarının sahipleri aynı zamanda madencilik, inşaat ve gemi taşımacılığı gibi sektörlerde çıkarları olan büyük iş adamları. Kazançlı devlet ihalelerini kaybetmek istemiyorlar.” “Hükümeti eleştiren uzmanlar ana haber kanallarına çıkarılmıyor. Hükümet baskısıyla işten çıkarılan muhabirler iş bulamıyor. Diğerleri ise davadan davaya sürükleniyor. Bir muhabir ‘Artık sansüre gerek yok. Gazeteciler kendilerinden ne istendiğini biliyor’ diyor.”
“Korku iklimi“
Dergi, “Türkiye’deki korku iklimi, sürmekte olan Olağanüstü Hal ve darbe girişimi ardından dizginlerini koparan milliyetçi fanatizm, Afrin’deki savaşı objektif olarak haberleştirmeyi imkansız kılıyor” yorumunu yapıyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün (RSF) Türkiye temsilcisi Erol Önderoğlu dergiye yaptığı açıklamada “Gazetecilerin, vatan hainliği ile suçlanmadan eleştirel haber yapabilmesi mümkün değil” diyor. Economist, sosyal medya üzerinden savaş karşıtı paylaşımlar yapan 800’den fazla kişinin gözaltına alındığını da belirtiyor. “Gazeteler, Suriye rejiminin Guta ya da İdlib’deki saldırılarını haber yaparken kaynak olarak kullandıkları Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR), Afrin konusundaki raporlarını görmezden geliyor. SOHR operasyon başladığından bu yana sınırın Suriye tarafında en az 112 sivilin öldüğünü, Türkiye’de ise atılan roketler nedeniyle 7 sivilin hayatını kaybettiğini söylüyor.” Yazı, gazeteci Kadri Gürsel’in sözleriyle son buluyor: “Sivil ölümleriyle ilgili tüm haberler yalan haber ya da terör propagandası olarak kabul ediliyor.”
KAYNAK: https://www.turkishnews.com/tr/content/2018/03/21/turk-medyasi-suriyedeki-savasi-dogru-olarak-haberlestirmeye-cesaret-edemiyor/

15 Mart 2018 Perşembe

SON DAKİKA "ŞOK HABER" İYİ PARTİ SARSILIYOR. AKŞENER ÇÖKTÜ!..

Akşener çöktü: Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Erdem partisinden istifa etti!
İYİ Parti’de büyük deprem yaşanıyor. Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Erdem görevinden ve partisinden istifa ettiğini açıkladı. (A+A-)
İYİ Parti’de Mustafa Erdem şoku yaşanıyor. Özellikle Koray Aydın’a olan yakınlığıyla bilinen Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Erdem, Ankara İl Kongresinde yaşanan olayları neden göstererek, hem görevinden hem de İYİ Parti’den istifa ettiğini açıkladı.

HUKUK VE SEÇİM İŞLERİNDEN SORUMLUYDU
Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Erdem, Ankara il kongresindeki olaylar nedeniyle istifa etti.
ERDEM’İN ŞOK İSTİFA AÇIKLAMASI
Sosyal meday üzerinden yaptığı açıklamada "‪İYİ Parti Kurucular Kurulu üyeliği, Genel İdare Kurulu üyeliği ile Hukuk ve seçim işlerinden sorumlu genel başkan yardımcılığı görevlerimden 12 Mart 2018 tarihi itibari ile ayrılmış bulunmaktayım. Siyasi hayatım boyunca bana desteklerini esirgemeyen bütün gönüldaşlarıma yürekten şükranlarımı sunuyorum. Herkesten haklarını helal etmelerini istiyorum. Allah’a emanet olunuz..." dedi.


AKŞENER’E BÜYÜK DARBE
Genel Başkan Yardımcısı Erdem’in istifası İYİ Parti içerisinde yaşanan çok büyük kavga ve tartışmaların son noktası olarak nitelendirilirken, Meral Akşener’in yaşanan bu istifayı nasıl karşılayacağı merak konusu. İYİ Parti içerisinde yaşanan büyük çalkalanmaların artık durdurulamaz hale geldiği ve çok yakında parti içerisinde büyük çekişmelerin ve istifaların geleceği de konuşulanlar arasında.
(KAYNAK: Hakan Sönmez siyasetcafe.com)
-YORUM, ELEŞTİRİ VE KATKILAR:
Sayın Sınacı, (Ulusal Haber & Ulusal Ajans) 
Parti ci değilim.Fakat  bir ideal bir inanç niye çöksün?
Sayın Hüsamettin Cindoruk uzaktan takip ettiğim politikacı.Güzel Konusur fakat hep kaçarMeclis Baskanlığınan kaçar,siyasetten kaçar,DYP den kaçar.
Genç Parti ,propaganda çalışmaları yaparken,''Bu partinin harcadığı paralar '' kanunsuzdur dedi.Fakat sonunu getiremedi.TC ye yapılan   büyük kötlüklerin yolunu engellemedi.
Simdi düşünüyorum,biz lider yetiştirme cabasında bulunmıyan toplumuz.
Ben kendime bakıyorum,hayatım hep kendimi kurtarmakla geçmiş.
Gürcüsü,Yahudisi,Ermenisi,Rumu,Arab ı,Kürdü ,Global Güclerin dinci sahtekarları gelip ,basımıza lider oluyor.
Biri çıkyor çiftlik Bank kuruyor,halkı dolandırıyor.Biri çıkıp,sen nasıl banka kurarsın demiyor.Adam para topluyor.Herhalde bazılarını besliyordur.
Lider ,topraktan çıkmaz.Yetişir.
Geçte olsa Klasik Müzik dinliyorum.Yahu ,tabiatı şiirleştiren bu müzüiği dinliyen toplumlar,o güzelim tarım alanlarını çıkar üğruna  beton yığınına çevirmez dedim.
Allah ın yarattığı güzellikleri görenler,Yüce Allah ı daha iyi tanır.
İçlerindeki ,kin ve nefreti öne çıkaran ve Allah ın yarattığı canlıları ,yapıları,güzellikleri yok eden insanların  Müslümanlıkla ne ilgisi olabilir?
Ben rejimi beğenmiyorum diye yıkıcı muhalefet yapan ,Suriyeli isyancılar  ne kazanacak?
Sadece Yabancı sömürgecilere hizmet ediyorlar.
Bende ülkemin soyulmasına,yağmalanmasına karsıyım.Onu yaptıranlara karsı muhalifim.
Fakat,muhalifim diye,Yabancı güçlerle isşbirliği yaparak ,yıkmak,yakmak ,öldürmek benim yolum olamaz.
Güzellikle,mantıkla  TC ayağa kaldırmak zorundayız.
Ticarette gördüm,Kötülük yapanların çoğu silindi.Yalancı,sahtekar siyasetçilerde silinecek.Bu Tabiatın kanunudur.
Bir Erdem gider bin Erdem gelir.
Erkan Mumcu ,bağırdı ,çağırdı,Melih amca seçimden önce kendisini ni ziyaret etti.
Seçimi bıraktı,eşini aldı Avrupa gezisine   gitti.
Melih amca ona bir sekilde kanca atmış olabilir.
Adamın sesini sonsuza kadar kestiler.
Gur-Buz

E-Turkiyeyiz Biz dagitim listesi Turkish Forum - Dunya Turkleri Birliginin yayin organidir ve web sitesi http//www.turkishnews.com ile birlikde calisir.. facebook siteleri ise https://www.facebook.com/TurkishForumPage ve https://www.facebook.com/turkishnewspage olarak secilmisdir