11 Nisan 2020 Cumartesi

İSTANBUL’A YURTİÇİNDEN GİRMEK YASAK, KATAR’DAN SERBEST!

DÜNYANIN EN ZENGİN ÜLKELERİNDEN BİRİ OLAN KATAR’A YASAK YOK.
Dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Katar Türk işçiler için de en cazip yurt dışı iş imkânı sağlayan ülke olarak birinci sırada yer alıyor. 
2022 dünya kupasının düzenleneceği Katar’da çok sayıda inşaat faaliyeti de başlamış durumda. Yeni statların yanı sıra oteller, konaklama ve sportif tesisler de bu ülkede inşa edilecek. 
Katar ile ilgili biraz bilgi vermek gerekirse Katar yalnızca Suudi Arabistan ile sınır komşusudur. Arabistan tarafından kendisine bir takım ambargolar da uygulanmaktadır. 
Katar’ın nüfusu 2 milyon civarındadır. Katar dünyanın en zengin ülkesi konumundadır. 
Bunun nedeni ise zengin petrol ve doğalgaz rezervlerinden kaynaklanmaktadır.

Katar’ın Dünya’nın en zengin ülkelerinden biri olması, Katarlılara bazı avantajlar sağlamaktadır.
Ülkemizin bilhassa Karadeniz Bölgesinde arsa ve ev alan, Türkiye’de birçok özel Şirketler kuran, ülkemize Cumhurbaşkanımızın kullanması için uçak hediye eden,  Kurumların işletmelerini alan Katar devletinin Türkiye nezdinde itibarı çok daha fazladır. Bu nedenle:

İSTANBUL’A YURTİÇİNDEN GİRMEK  koronavirüs, YASAK, KATAR’DAN SERBEST!
27 Mart’ta Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tüm dünya ile uçuşların askıya alındığını bildirdi. Ancak hükümetin izaha muhtaç ilişkileri bulunan Katar’la uçak bağlantısı ‘fiilen’ devam ediyor. Qatar Airways aracılığıyla Doha-İstanbul arasındaki seferlerin biletleri yok satıyor.

Türkiye’de ilk koronavirüs vakasının görüldüğü 10 Mart’tan bu yana 23 bin 934 kişi hastalığa yakalandı. Bu süre içinde Türkiye salgın vakalarının görüldüğü ülkelerle birer birer uçuşları askıya aldı. İlk olarak 3 Şubat’ta Çin ile Türkiye arasındaki uçuşlar yasaklandı. Bu yasakları 23 Şubat’ta İran ve İtalya yasakları takip etti. Türkiye’de de ilk vakaların görülmesinin ardından uçuş yasakları genişletildi. 13 Mart itibariyle aralarında Almanya, Fransa ve İspanya’nın da olduğu toplam 12 ülke ile uçuşlar askıya alındı. 17 Mart’ta ise İngiltere seferleri tamamen durduruldu.
27 Mart’a gelindiğinde ise Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü bir duyuruyla tüm dış hat uçuşlarının durdurulduğunu açıkladı. Kararın Bilim Kurulu’nun tavsiyesiyle Cumhurbaşkanlığı tarafından alındığı duyuruldu. 3 Nisan’da ise Türkiye’de 30 büyükşehire ve Zonguldak’a giriş çıkışlar durduruldu.
Ancak bu karara rağmen hükümetin yıllardır izaha muhtaç ilişkileri de bulunan Katar’dan İstanbul Havalimanı’na uçuşlar fiilen devam ediyor. Dahası Türkiye’ye gelmek isteyen çeşitli ülkelerden insanlar, ülkeye Katar üzerinden giriş yapıyor. Bu nedenle bilet fiyatları da fahiş tutarlara ulaşmış durumda.
Katar’ın başkenti Doha’daki Hamad Uluslararası Havalimanı’ndan İstanbul Havalimanı’na her gün 1 direkt sefer bulunuyor. 10 Nisan’a kadar tüm uçuşlar dolmuş durumda. Seferler ise 300 kişilik Boeing 787 tipi uçaklarla Qatar Airways tarafından yapılıyor. Aşırı talepten kaynaklı bilet fiyatları ekonomi sınıfında 8 bin liraya, business sınıfında ise 30 bin liraya kadar çıkıyor. Ayrıca uçuşlar tek yönlü değil, isteyenler İstanbul’dan da Katar’a da uçabiliyor. Yani İstanbul’a yurtiçinden giriş ya da çıkış yapılamıyor ancak Katar’dan giriş çıkış yapılabiliyor.

Katar'ın Başkenti Doha
Doha’dan İstanbul’a direkt seferler olmakla beraber İstanbul’a gelen yolcuların çoğu başka bir ülkeden aktarmayla geliyor. Örneğin Almanya’dan Türkiye’ye direkt uçuş bulunmuyor ancak Almanya’dan Türkiye’ye gelmek isteyen kişiler Katar üzerinden yurda giriş yapabiliyor.
Öte yandan Katar’da da koronavirüs salgını bulunuyor. 2,6 milyonluk bu küçük Körfez ülkesinde 4 Nisan itibariyle 1325 koronavirüs vakası bulunuyordu. Hasta sayısının nüfusa oranına göre Katar’ın durumu Türkiye’den kötü durumda. Örneğin İtalya ile uçuşların askıya alındığı 23 Şubat’ta İtalya’da 150 vaka bulunuyordu, İran’la uçuşlar askıya alındığında ise İran’daki vaka sayısı 43’tü. Buna karşılık tüm dünya ile uçuşların askıya alınmasına ve Katar’da 1325 vaka ve 3 ölüm bulunmasına rağmen uçuşların hala neden devam ettiği belirsizliğini koruyor.
KAYNAK: https://gunlukbakis.com/istanbula-yurticinden-girmek-yasak-katardan-serbest/?fbclid=IwAR3Re2G29lH6izx7fVupgdqCYWhTTIXY46yzefiBfbDyofJ0d9XKigAaxIQ

1 Mart 2020 Pazar

İktidar Hükümetinin yapmadığını Londra'da yaşayan Hukukçu Bir Türk Yaptı

İKTİDAR HÜKÜMETİNİN YAPMADIĞINI LONDRA’DA YAŞAYAN HUKUKÇU BİR TÜRK YAPTI; Yunanistan’ın işgal ettiği Türkiye’ye ait Ege adalarının tahliyesi için BM’e HUKUK YOLLARINI KULLANARAK BAŞVURDU




Ege’de Yunan oyununu bozan Türk! Yunanistan'a adaların tahliyesi için “Nota” verdi! İngiltere’de yaşayan Türk hukukçu Kemal Gürpınar, Ege Denizi ve adalarda “Yunan oyunu”nu bozmak amacıyla Yunanistan'a adaları tahliye etmesi için nota verdi!
İngiltere’de yaşayan Kemal Gürpınar, Yunanistan'a adaları terk etmesi için nota verdi. Yunanistan'ın Türkiye’ye ait işgal ettiği Ege adalarındaki gayri meşru varlığını sözde “Olumsuz Sahiplenme” (adverse possession) kuralını işleterek sahiplenme oyununu; Londra’da yaşayan Kemal Gürpınar bozdu. Londra’da kurulu bulunan “Kemal Howard Gurpınar & Co” adlı uluslararası ara buluculuk kurumu ile hukuki alanda faaliyet gösteren Gürpınar, Yunanistan tarafından haksız ve hukuksuz olarak işgal edilen adaların derhal Türkiye Cumhuriyeti Devletine terk edilmesi gerektiğini belirtti.
BU NOTA İLE YUNANLILARIN “OLUMSUZ SAHİPLENME” OYUNU DA BOZULDU
Gürpınar, Yunanistan'a “Nota” vermesinin nedeni ise şöyle açıklıyor; “’Birleşmiş Milletler Antlaşması’ BM Teşkilatına uluslararası anlaşmazlıklara hakemlik ve hukuki antlaşmalar (Madde 33) çerçevesinde barışçıl çözümler bulma ve uluslararası hukukun gelişimini ve tedvinini destekleme (Madde 13) görevi vermiştir. Yıllar boyunca, Birleşmiş Milletler 500’den fazla çok taraflı anlaşmanın ortaya çıkmasını sağlamıştır.
Söz konusu anlaşmalar ülkeler arasında geniş ortak yaklaşıma işaret etmekte ve anlaşmaları ihlal eden ülkelere yasal kısıtlamalar getirebilmektedir. Yunanistan'ın Türkiye Cumhuriyeti devleti ve Türk milletine ait adaları oldu bittiyle işgal ederek bir tür “adverse possession”la “olumsuz sahiplenme” teşebbüsü, Birleşmiş Milletler’in görev alanına girmektedir. Benim verdiğim nota, Yunanlıların ‘olumsuz sahiplenme’ de 12 yıl süresini de hukuki olarak bozmuştur.” “Olumsuz Sahiplenme”deki herhangi bir mülkiyetin, 12 yıl dolduktan sonra herhangi bir şekilde karşı çıkılmadığı takdirde sahiplenenin lehine sonuçlandığı biliniyor.
“NOTA” SADECE YUNANİSTAN SAVUNMA BAKANLIĞINA DEĞİL,
BM VE AVRUPA PARLAMENTOSU’NA DA İLETİLDİ…
Neden böyle yaptığını ise Gürpınar şöyle açıkladı: “Ben Notayı sadece Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine vermedim. Avrupa Birliği Parlamentosu Başkanlığın ve Yunanistan Savunma Bakanlığına da verdim. Amacım ‘3. Dünya Savaşı’nın önüne geçmektir. Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği ile Avrupa Birliği Parlamentosu Başkanlığı’ndan 3. Dünya savaşının önlenmesini istedim. Ancak Yunanistan Savunma Bakanlığı’na Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milletine ait işgal ettiği adaları bir an önce boşaltmasını, bu adalardaki asker ve sivilleri tahliye istemesini istedim.”
EGE DENİZİNDE YUNANİSTAN’IN İŞGAL ETTİĞİ 18 ADA…
Türkiye ve Yunanistan arasındaki deniz sınırının henüz bir anlaşmayla belirlenmemiş olmasına rağmen Yunanistan'ın Ege Denizi’nde bulunan 18 adayı uluslararası anlaşmalara aykırı olarak işgal ettiğine ve askeri tahkimatta bulunduğuna işaret eden Gürpınar, Yunanistan'ın işgal ettiği 17 adayı ise şöyle sıraladı:
“Koyun, Hurşit, Formoz, Eşek, Nergizcik, Bulamaç, Kalolimnoz, Keçi, Sakarcılar, Koçbaba, Ardacık, Gavdos, Dhia, Dionisades, Gaidhouronisi, Koufonisi, Venedik kayalıkları”.
Ege Denizi’nde Yunanistan tarafından işgal edilen 18’inci ada, Marathi Adası’nın, 1933’te Türk Hükümetince Milletler Cemiyeti’ne başvuruda bulunularak “Türk Adası” olarak ve ismen tescil ettirildiğinin de ortaya çıkmış olduğunu belirten Gürpınar, bu konuda şunları kaydetti:
“Oysa şu anda, hem Türkiye hem de Yunanistan karasularının Ege Denizi’ndeki genişliği 6 deniz milidir. Türkiye’nin ve Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki sahillerinin coğrafi konumu birbiri ile yan yana ve aynı zamanda karşı karşıyadır, bu da bir sınırlandırmayı gerekli kılmaktadır. Deniz alanlarının kesiştiği ya da bir noktada birleştiği yerlerdeki yakın ya da karşıt konumlar arasında bulunan deniz alanları sınırlarının anlaşmayla belirlenmesi gerekliliği uluslararası hukukun temel bir kuralıdır.”
YUNANİSTAN ULUSLARARASI ANLAŞMALARI YOK SAYDI…
“Yunanistan'ın sebep olduğu Ege sorunlarının başında 1923 Lozan Antlaşması, 1947 Paris Antlaşması ve konuya ilişkin diğer uluslararası belgeler çerçevesinde Doğu Ege Adaları’nın silahsızlandırılmış statüsü gelmektedir” diyen Gürpınar, “Yunanistan bu anlaşmaları hiçe sayarak işgal ettiği adaları silahlandırmaktadır” dedi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu‘nun Türkiye ile Yunanistan arasında Ege’de birbirleriyle bağlantılı bir dizi sorun bulunduğunu vurgulamış olduğuna da dikkat çeken Gürpınar, Bakan Çavuşoğlu’nun söylediklerini de “Ege’de bazı adacık ve kayalıkların aidiyeti ve bununla bağlantılı olarak Türkiye ile Yunanistan arasında geçerli bir uluslararası anlaşmayla tespit edilmiş deniz sınırlarının bulunmaması da bu sorunlar arasında yer almaktadır” diye hatırlattı.
YUNANİSTAN KARASULARININ 12 MİL’E ÇIKARILMASI MESELESİ…
EGE’DE KITA SAHANLIĞI SINIRLARI HENÜZ BELİRLENMEDİ…
Yıllardır Türkiye’nin çeşitli karşı çıkışlarına rağmen sürdürülen Yunanistan Karasularının 12 deniz miline çıkarılması tartışmasına da değinen Gürpınar, bunun sonucunda Ege Denizi’ndeki çıkar dengelerinin de Türkiye aleyhine orantısız bir şekilde değişeceğini vurguladı. Gürpınar bu konuda şunları ifade etti: “Şu anda, sahip olduğu birçok ada sebebiyle, Yunanistan’ın karasuları Ege Denizi’nin yüzde 40’ını oluşturmaktadır.
Karasularının 12 deniz miline çıkarılması durumunda bu oran yüzde 70’e yükselmektedir. Bu durumda açık deniz büyüklüğü yüzde 51’den yüzde 19’a düşerken, Türkiye’nin karasuları da Ege Denizi’nin yüzde 10’undan daha az kalmaktadır. Ege’de Türkiye ve Yunanistan’a ait kıta sahanlığının sınırları henüz belirlenmemiştir. Şu anda ne Türkiye ne de Yunanistan Ege’de 6 deniz mili mesafesindeki karasularının ötesinde, sınırlandırılmış bir deniz yetki alanına sahip değildir.
Dışişleri Kaynaklarının belirtiğine göre Ege’ye ilişkin bir başka temel sorun, bazı coğrafi formasyonların yasal statüsüne ilişkindir. Ege sorunlarının dördüncüsü, Yunanistan’ın uluslararası hukuka aykırı olarak ulusal hava sahasının 10 deniz mili genişliğinde olduğunu iddia etmesi ve Uçuş Bilgi Bölgesi (FIR) sorumluluğunu istismar etmesidir. Ege sorunlarının beşinci kategorisi Arama Kurtarma (SAR) Faaliyetleriyle ilgilidir. Türkiye tüm sorunların bir bütün olarak ele alınması gerektiğine inanmaktadır ve Ege sorunlarının Uluslararası Hukuka uygun olarak barışçıl yöntemlerle çözülmesi için çalışmaktadır.”
BİR SONRAKİ AŞAMA ULUSLARARASI TAHKİM MAHKEMESİ…
Bir sonraki aşamada konuyu Londra Uluslararası Tahkim Mahkemesi’ne (LCIA) taşıyacağını belirten Gürpınar; bu mahkemenin herhangi bir yaptırımının olup olmayacağı şeklindeki soruyu ise Yunanistan ve Türkiye’nin de bağlı olduğu anlaşma ile bu mahkemenin kararlarının uygulandığını belirterek, LCIA’nın, milletlerarası bir tahkim kurumu olduğunun altını çizdi. Kendisinin kamuoyunda Turancı Lider olarak tanındığını belirten Kemal Gürpınar, amaçlarının Türk Hükümeti ve devlet politikaları dahilinde kan dökülmeden adaların Yunanistan işgalinden kurtarmak olduğunu söylüyor.
KEMAL GÜRPINAR KİMDİR
1944 Kıbrıs doğumlu Avustralya vatandaşı. Kamuoyunda “Turancı lider” olarak biliniyor. Uzun yıllar Avustralya’da hakimlik yapan Gürpınar’ın halen Londra’da hukuk bürosu var. Birçok ülke adına uluslararası arabuluculuk statüsüne sahip ve bu konumunun uluslararası kurumlarca tanınırlığı var. Gürpınar Avustralya’da yaşadığı dönemde Avustralya Türk toplumunun ve diğer Türk soylu toplumların başkanlığını yapmış. Uluslararası hukuk uzmanı. İşte bu Kemal Gürpınar Yunanistan’a adaları tahliye etmesi için nota verdi.

Kaynak: Turkish Forum - E Turkiyeyiz Biz] İKTİDAR HÜKÜMETİNİN YAPMADIĞINI LONDRA’DA YAŞAYAN HUKUKÇU BİR TÜRK YAPTI; Yunanistan’ın işgal ettiği Türkiye’ye ait Ege adalarının tahliyesi için BM’e HUKUK YOLLARINI KULLANARAK BAŞVURDU

1 Şubat 2020 Cumartesi

Türk Silahlı Kuvvetlerinde bere ön plana çıkmaya başladı



TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNDE ŞAPKA YERİNE BERE KULLANILMAYA BAŞLADI

Eski alışkanlıklara son verilme kararları adım adım hayata geçiriliyor.
Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan çalışmalar tamamlanmış ve sonucunda da Türk Silahlı Kuvvetler’de yeni bir uygulama hayata geçirilmiştir.

Yeni uygulama Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler'in NATO Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanını karşıladığı törende de dikkati çekmişti.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Güler, NATO Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanı Orgeneral Tod Wolters ile perşembe günü bir araya gelmişti ve  konuk komutanı Genelkurmay Karargahı'nda kafasında yeni beresi ile  karşılamıştı.

Törende, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Güler'in üniformasındaki bu  detay dikkati çekmişti.
 Daha önceki törenlerde şapka takan Orgeneral Güler'in, bu törende bere kullandığı görülmüştü.


AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Türk Silahlı Kuvvetlerinde resmi üniformada bere kullanımı, yeni başlayan uygulamanın sonucu hayata geçen bir değişiklik.


Milli Savunma Bakanlığınca uzun süredir devam eden çalışmanın ardından artık "karacılar", bazı törenler dışında, "harici kıyafet" olarak adlandırılan resmi üniformada şapka yerine "bere", Hava Kuvvetleri Komutanlığı personeli ise "kayık kep" kullanacak.
Böylece T.S.K de eski uygulamalar yavaş yavaş rafa kaldırılarak, yeni bir imaj ortaya çıkmakta.
Bundan sonra bakalım hangi değişiklikler söz konusu olacak

Kaynak: 
https://www.cnnturk.com/turkiye/tskda-yeni-donem-basladi?page=1

4 Aralık 2019 Çarşamba

OLMAZ OLMAZ DEMEYİN, ÖĞRETMENLERİ MÜFTÜLER BELİRLEYECEKMİŞ

OLMAZ OLMAZ DEMEYİN, ÖĞRETMENLERİ MÜFTÜLER BELİRLEYECEKMİŞ
Hangi çağdayız? Ülke nereye götürülmek isteniyor? 
Milli Eğitim Bakanlığı'nın Milliliğine ne oluyor?
TÜM MODERN DEVLETLERDE EĞİTİM SON DERECE ÖNEMLİ BİR İŞTİR. EĞİTİMİNE ÖNEM VERMEYEN ÜLKELER GERİ KALMIŞLIKTAN KURTULAMAZ. SANAYİDE, TARIMDA, TİCARETTE KISACASI ÜLKENİN REFAH DURUMUNU DİREKT ETKİLEYEN HER UNSURDA EĞİTİLMİŞ İNSAN FAKTÖRÜ ÖN PLANDADIR. MODERN ÜLKELER DİN MEFHUMUNU LAİKLİK İLKESİ GEREĞİ DEVLET İŞLERİNE BULAŞTIRMAZLAR. 
ÇÜNKÜ GEÇMİŞLERİNDE ENGİZİSYON MAHKEMELERİ GİBİ İŞKENCELERİN TAVAN YAPTIĞI GARABET BİR DÖNEM VAR VE BUNUN TEKERRÜR ETMEMESİ İÇİN DE DİNİ KONULARI RUHBAN SINIFI İÇİNDE KALMAK KOŞULU İLE AYRI OLARAK YAŞARLAR. 
ÇÜNKÜ DİN ÖYLE TEHLİKELİ BİR ARGÜMANDIR Kİ BİR KERE DEVLET İŞİNE BULAŞIRSA YILLAR GEÇSE DE TEMİZLEYEMEZSİNİZ. 
HELE İSLAM ÜLKELERİNDE MÜMKÜN DEĞİLDİR. 
BU YÜZDEN AK PARTİNİN BU KARARI DOĞRU İSE TÜRKİYE YAKIN ZAMANDA KARANLIK BİR DÖNEME GİRECEK. ÖZELLİKLE EĞİTİM ÖĞRETİM ALANINDA ÇOK GERİ GİDECEĞİ BİR DÖNEMİN KAPISI ARALANMIŞ OLDU. 
BİR AN ÖNCE LİYAKAT SİSTEMİNE DÖNÜLEREK EĞİTİM İŞİNİ PROFESYONEL AKADEMİSYENLERE YANİ EHLİNE TERK EDEREK DİNİN BULAŞTIĞI TÜM DEVLET ALANLARININ DİNSEL KONULARDAN ARINDIRILMASI İŞİNE BAŞLANMALIDIR. ÇOK GEÇ OLMADAN TABİ.
Öğretmenleri müftüler belirleyecek !!!!
Milli Eğitim Bakanlığı'nın imzaladığı protokoller nedeniyle vakıflar ve dernekler, eğitim sistemi içerisinde hakimiyet kazanıyor. Bu protokoller, bazen müftülükler ve Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden hayata geçiriliyor.
Milli Eğitimde sistemine iktidara yakın vakıf ve derneklerin protokoller üzerinden hakim olma süreci devam ediyor. Çeşitli vakıflar ve derneklerle imzalanan protokoller, müftülükler ve Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden de yaşama geçiriliyor.
Geçtiğimiz günlerde bazı illerdeki okul öncesi kurumlara ve ilkokullara “valilik oluru” ile gönderilen yazıda, “İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile İl Müftülüğü arasındaki işbirliği ile okul öncesi ve ilkokullarda kayıtlı öğrencilere değerler eğitimi verilerek milli, manevi, kültür ve ahlaki gelişmelerinin sağlanması amaçlanıyor” denilmişti.
Cumhuriyet'ten Figen Atalay'ın haberine göre, yazıda, “bu protokol kapsamında görevlendirilecek olan eğitimciler ilkokul için en az önlisans mezunu veya pedagojik formasyona sahip, okul öncesi kurumlarında ise en az önlisans mezunu veya 4-6 yaş öğreticilik sertifikasına sahip kişiler arasından İl Müftülüğü tarafından görevlendirilecektir” ifadesi de bulunuyor.
Bu durum, Müftülüklerin Milli Eğitim Bakanlığı'nın üzerinde bir yerde tanımladığı ve eğitimin MEB kararı ile müftülüklere bırakılması olarak yorumlandı.



Digi Security (Isnet)


Genç Kartalsporlular Şampiyonluk Kupasını, aldı

Genç Kartalsporlular Şampiyonluk Kupasını, Kartal Belediyesi Yöneticilerinden Aldı


İstanbul U-16A liginde namağlup grup şampiyonu olan Kartalspor oyuncuları, şampiyonluk kupalarını Kartal Belediyesi yöneticilerinden aldı.

Mimar Kubilay Köse Stadı’nda gerçekleşen törene, Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’i temsilen Kartal Belediyesi Başkan Yardımcısı Adem Uçar ve Kartalspor Başkanı Binali Aydın katıldı.

Törende, oyunculara madalya takdimi yapan Kartal Belediyesi Başkan Yardımcısı Adem Uçar, genç futbolcuları başarılarından dolayı tebrik ederek; “Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’i temsilen, hepinizi takdir ediyorum. Kartal’ın ismini gururla temsil ettiniz, şampiyon oldunuz. Spor hayatınızda hepinize başarılar diliyoruz.” ifadelerini kullandı.




24 Kasım 2019 Pazar

İstanbul'un Kartal Belediyesinde eğitim gören grişimciler sertifikalarını aldı.



İstanbul’un  Kartal ilçesinin genç Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, eğitimsel konulara önem vermekte olduğunu bir kere daha ispatladı.
31 Mart 2019 Yerel Seçimlerinde Kartal halkının takdiriyle yeni dönem Kartal Belediye Başkanı seçilen Gökhan Yüksel, aynı amanda İstanbul’un da en genç belediye başkanı olarak Kartal’a hizmet vermeye devam ediyor.
Ekonomik krizin en üst seviyelerde olduğu ülkemizde, toplumun bilinçlenmesi ve ekonomik sıkıntılarının ortadan kalkması için Girişimciliklerini desteklemek isteyen Belediye, kapısını Girişimcilik projelerine açmakta. 
Bu yönde yapılan çalışmalar semeresini verdi ve Kartallı Girişimciler Sertifikalarını aldı.  


Kartal Belediyesi ve KOSGEB ( Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı) işbirliğinde düzenlenen eğitimler kapsamında girişimcilik eğitimini tamamlayan Kartallılar, girişimcilik sertifikalarını aldı.

Kartal Belediyesi Hizmet Binası’nda Ekim Ayı’ndan beri devam eden girişimcilik eğitimleri kapsamında bugüne kadar 63 Kartallı girişimci sertifika almaya hak kazandı. Ücretsiz olarak verilen eğitimlerde, Kartallı girişimciler; girişimcilik ile ilgili mevzuatlar ve iş planı oluşturulması gibi konuları öğreniyor.
Girişimcilik eğitimini başarı ile tamamlayarak sertifikalarını alan girişimciler, kendi işletmelerini kurdukları takdirde, faaliyet göstermeye başladıkları sektöre göre geri ödemesiz olarak devlet desteği almaya hak kazanıyor.
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&


24 Kasım 2019 Öğretmenler gününde öğretmenlerin gününü kutladı Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel. Öğretmenlere hitaben şu mesajı yayınladı:

"Kıymetli komşularım,

Ailelerimizin emaneti olan saf sevgiyi emekle işleyerek üretken kılan, paylaşmayı öğreterek onu çoğaltan, eğitimin yanında insanı besleyen iki şeyi;öğrenmeyi ve öğretmeyi kendine ülkü edinmiş tüm öğretmenlerimize ithaf edilen bu günün sevincini hep birlikte yaşıyoruz.

İlk ve en büyük öğreticimiz Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün nezdinde, bugünlere gelmemizde üzerimizde sonsuz emeği olan öğretmenlerimizi saygıyla selamlıyorum.

Emekle saf sevgiden yetiştirdiğiniz çocuklarımız, sizlerin ve ülkemizin umutla bakılacak geleceği olacak.

Bu kutsal görevde tüm öğretmenlerimize, ulusumuzun ebedi Başöğretmeni, GaziMustafa Kemal Atatürk’ün rehberliğinde başarı dileklerimi iletiyor ve Öğretmenler Günü’nüzü kutluyorum." dedi.
24 Kasım Öğretmenler Günü Kartal’da Bayram Havasında Kutlandı


Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün rehberliğinde geleceğimiz olan çocukları yetiştiren öğretmenler, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla Kartal Belediyesi’nin düzenlediği kutlama etkinliklerinde bir araya geldi.

Kartal Belediyesi, Öğretmenler Günü’ne özel olarak Kartallı öğretmenlerin sevincine ortak olmak adına 22-24 Kasım tarihleri arasında çeşitli etkinlikler düzenledi.

İlk Kutlama Kartal Belediyesi Kreşleri’nde Görevli Öğretmenlere
İlk olarak Kartal Belediyesi kreşlerinde minik Kartallıları yetiştiren, kreş öğretmenleri için kutlama programı düzenlendi. Kartal’da bulunan Vesta Restron’da gerçekleştirilen kutlamaya; Kartal Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Oktay Aksu, Kartal Belediyesi Başkan Yardımcıları, Kartal Belediyesi Meclis Üyeleri ve Kartal Belediyesi Birim Müdürleri ile birlikte kreş öğretmenleri katıldı. Samimi bir havada geçen kutlama etkinliğinde, kendilerini müziğin ritmine kaptıran kreş öğretmenleri doyasıya eğlendi.

Emekli Öğretmenler Unutulmadı

Kartal Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Oktay Aksu ve Kartal Belediyesi Başkan Yardımcısı İmam Aydın, DİSK Emekli-Sen Kartal Şubesi tarafından organize edilen ve Kartal Belediyesi Ekolojik Eğitim Çadırı’nda gerçekleştirilen kahvaltı programında emekli öğretmenler ile bir araya gelerek Öğretmenler Günü’nü kutladı.


Öğretmenler Ada Kartal Otel’de Ağırlandı

Kartal Belediyesi, 24 Kasım Öğretmenler Günü kapsamında Kartal’da bulunan okullarda görev yapan öğretmenleri, Ada Kartal Otel’de ağırladı.
Etkinliğe; Kartal Belediye Başkan Vekili Mustafa Oktay Aksu ve Kartal Belediyesi Başkan Yardımcısı Adem Uçar’ın yanı sıra Kartal İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Yıldırım Demirci ve çok sayıda öğretmen katıldı.



Kartal Belediye Başkan Vekili Mustafa Oktay Aksu ve Kartal Belediyesi Başkan Yardımcısı Adem Uçar, Kartal İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Yıldırım Demirci’ye ve sahne alan sanatçılara konser sonunda çiçek ve Kartal heykelciği takdim etti.

24 Kasım Öğretmenler Günü Kapsamında Atatürk Anıtı’na Çelenk Sunuldu

24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla Kartal Meydanı’nda tören düzenlendi ve törende Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu.
Törene; Kartal Belediye Başkan Vekili Mustafa Oktay Aksu, Kartal Belediyesi Başkan Yardımcıları ve Kartal İlçe Milli Eğitim Müdürü Harun Tüysüz’ün yanı sıra Kartal’da bulunan okulların müdürleri ve öğretmenleri ile birlikte çok sayıda öğrenci katıldı.

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerimiz için saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törenin devamında, Kartal İlçe Milli Eğitim Müdürü Harun Tüysüz Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.

Öğretmenler Gününe Özel Muhteşem Konser

Öğretmenler Günü’ne özel son etkinlikte ise ülkemizin önde gelen caz piyanistlerinden Kerem Görsev, Kartallı öğretmenler için sahne aldı. Kartal Belediyesi Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde düzenlenen konsere; Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, Kartal Belediyesi Başkan Yardımcıları, Kartal Belediyesi Meclis Üyeleri ve çok sayıda Kartallı sanatsever katıldı. Yaklaşık 2 saat süren konserde müzikseverleri coşturan sanatçı Kerem Görsev uzun süre ayakta alkışlandı.

Konser sonunda Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, sanatçı Kerem Görsev’e muhteşem konseri için teşekkür ederek Kartal heykelciği takdim etti ve yaptığı konuşmada başta Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm öğretmenlerin, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutladı.


5 Kasım 2019 Salı

AHMET AKAY YURTDIŞINDAN GETİRECEĞİ 2 MİLYAR DOLARLIK ANLAŞMAYI YAPTI


ÖNEMLİ OLAN YURTDIŞINA PARA KAÇIRMAK DEĞİL, YURTDIŞINDAN PARA GETİRMEKTİR.
 AHMET AKAY YURTDIŞINDAN GETİRECEĞİ 2 MİLYAR DOLARLIK ANLAŞMAYI YAPTI.

A Haber Basın Yayın Reklam A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan Ahmet Akay, yurtdışında bulunan FON kaynaklı kredi anlaşmasını yaparak, ülke ekonomisine katkıda bulunacağını söyledi.
 Ülkenin içerisinde bulunduğu ekonomik koşullar, bir çok işletmelerin zor şartlar içerisinde üretim yaptıklarını, bazı firmaların ise Bankalara olan borçları ile devlete olan Sigorta ve Vergi borçlarından dolayı batma riski altında olduklarını söyleyen Ahmet Akay, bu kabil şirketleri ve işletmeleri anlaşma yaptığı FON’dan alacağı krediler ile satın alarak, işletmelerin kapanmayacaklarını,  işletmelerde çalışan işçilerin işsiz kalmayacaklarını beyan ederek, ülke ekonomisine katkıda bulunacağını ifade etti.
Ülkeden bazı işletmelerin iş yerlerini kapatarak ve satarak aldıkları paraları yurt dışına götürerek, ülke ekonomisine zarar verdiklerini, bizim ise yurt dışından para getirerek ülke ekonomisine destek amaçlı batan ve işletmelerini satmak isteyenlerin işletmelerine talip olarak,  işletmelerin çalışmalarını sağlamak amacında olduklarını söyledi.
Şimdilik, ilk etapta Uluslar arası  Yatırım Fonu ile yaptıkları 2 milyar dolarlık yatırım anlaşması yaptıklarını, bu yatırım anlaşması çerçevesinde önemli olan işletmelere yatırım yapacağız dedi.
2020 YILI DAHA İYİ OLACAK
A Haber Basın Yayın Reklam A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akay 2020 yılında Türkiye Ekonomisinin daha iyiye gitmesi için elimizden gelen çabayı göstereceğiz dedi.
Bu ülke bizlerin, bizim başka ülkelere yatırım yaparak, sermayemizi dışarıya götürmek değil, yurt dışındaki sermayeleri ülkemize getirmek her Türk vatandaşının görevi olmalıdır diyen Ahmet Akay, bana güvenen ve inanan, yurt dışı FON’lardan bir kaçı ile de anlaşmalar yapmak üzere olduğunu, böylece ülke ekonomisine daha fazla katkıda bulunarak vatandaşlık görevini yerine getireceğini söyledi.
Ahmet Akay en önemlisi de, ülkenin içerisinde bulunduğu krizden dolayı işletmelerini satan iş yerlerini FON’dan alacağı destek ile satın alarak, batmakta olan işletmeleri yeniden ayağa kaldırarak, ülke ekonomisine katkıda bulunmak ve çalışan işçileri mağdur etmemek, işsizliğe çare olmak en büyük arzumuzdur, dedi.
 Bütün arzumuz, merdivenlerin basamaklarını adım adım yukarı doğru çıkmaktır. Biz ülkemiz ekonomisinin de aşağı doğru inmesini istemiyoruz. Her geçen gün daha iyiye giderek, çağdaş  medeni ülkeler gibi, Sanayide, Tarımda, daha ileriye giderek kalkınmış müreffeh bir ülke olmasını arzu etmekteyiz. 
Tüketen bir toplum değil, üreten bir toplum olmak zorundayız. 
Bizim ülkemiz yer üstü ve yer altı zenginlikleri ile dünyada sayılı ülkelerdendir. Yatırımlarımızı çok dikkatli bir şekilde üretime yönelik yerlere yapmak mecburiyetindeyiz. 
Genç nüfusun çok olduğu ülkemizde, gençlerimizin iş bulmak için yurtdışlarına gitmesini önleyecek tedbirleri almak zorundayız. 
Her şeyin devletten beklenmemesi gerek. İş adamlarımızın ülkemiz içerisinde yatırım yaparak daha verimli üretken bir hale gelmesi gerekmektedir.
Bizler de elimizdeki imkanları bu şekilde değerlendirerek, 2020 yılında daha iyi bir ekonomiye katkıda bulunmak istiyoruz.